nin adi ortaklığı tasfiye sürecine sokmadığını, bu nedenle adi ortaklığın tasfiye payının belirlenemediğini, haciz edilen kar payı- nın da belirlenip icra dosyasına ödenmediğini, adi ortaklık ilişkisinde bir ortak tarafından alacak talepli ikame edilen davanın ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsayacağını, böylece taraflar arasında kurulan adi ortaklık ilişkisinin TBK 639 gereğince sona erdiğini beyanla; Davalılar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, ortaklığın menkul mallarının muhafaza altına alınmasına yönelik teminat aranmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilmesine, tasfiye görevlisi tayin edilerek tasfiye ve kar payının tespitine, tasfiye ve kar payından davalı borçluya düşen tasfiye ve kar payının davacı alacaklıya veya takibin yapıldığı icra dosyasına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... San....
Davacı ve davalının, ... ünvanlı işyerini %50 hisse ile ortak olarak işletecekleri konusunda ... 15. Noterliği’nin 03.08.2006 tarihli ortaklık sözleşmesini düzenledikleri ve taraflar arasında bir adi ortaklık oluşturulduğu hususu ihtilafsız olup, tarafların ve mahkemenin kabulündedir. Davacı, dava dilekçesinde sözleşmenin aynen ifasını, bu mümkün olmazsa ortaklığa koymuş olduğu sermayeyi istediğine göre, bu talebin adi ortaklığın tasfiyesi isteğini de kapsadığında duraksama bulunmamalıdır. Keza, davalı da ... 3. Noterliği’nin 08.12.2006 tarihli ihtarnamesi ile ortaklık sözleşmesini tek taraflı olarak feshetmiştir. Taraflar arasında ortaklığın tasfiyesine ilişkin bir 2010/4656-14956 anlaşma bulunmadığına göre tasfiyenin mahkemece yapılması zorunludur. Mahkemece, bu tasfiye yapılırken de BK'nun 538. ve devamı maddelerin hükümleri göz önünde bulundurmalıdır. Ne var ki, somut olayda tasfiye işlemi BK 538 ve onu izleyen madde hükümlerine uygun olarak yapılmamıştır....
tasfiyesiz olarak feshi için gereken şartların oluştuğunu, bu nedenlerle taraflar arasında yapılan 12/09/2013 tarihli adi ortaklık sözleşmesinin haklı nedenlere dayalı olarak feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında davanın reddini istemiştir.Mahkemece; adi ortaklığa ait defterler olmadığı için safi kar hesabının yapılamadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir....
Davalı tarafından banka kanalıyla senedin tahsilinin ihbarname yoluyla istenildiğine, davacının dava dilekçesinde, ortaklık adına çaba göstermeyi bıraktığını beyan etmesine ve davalının da ortaklığı sonlandırdığını bildirmesine göre taraflar arasındaki adi ortaklığı sona erdirdiklerinin kabulü gerekir....
Ancak dava dilekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının taraflar arasında adi ortaklık kurulduğunu, davalının adi ortaklıktan doğan borcu ödemediği için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL maddi ve 5.000.00 TL manevi tazminat istediği anlaşılmaktadır. Davacının iddiası icra takibi ile sınırlı değildir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğu da anlaşılmaktadır. Bu durumda adi ortaklığa ilişkin tarafların tüm delilleri toplanıp yöntemine uygun olarak tasfiye hesabi çıkarılıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Öte yandan davacının yaptığı icra takibinde davalı alacağın 1.500,00 TL’lik kısma itiraz etmiş olup davacının itiraza konu bu bölüm için her zaman alacak davası açılabileceğinin gözetilmemesi doğru görülmemiştir....
Açıklanan bu hukuki olgular karşısında öncelikle ortaklığın sona erdiği tarih itibariyle ortaklığın aktif ve pasif malvarlığı belirlenmeli ve ortaklığı yöneten ve idareci ortak olan davalıdan ortaklık hesabını gösterir hesap istenilmeli, verilen hesapta uyuşmazlık çıktığı takdirde taraflardan delilleri sorularak toplanmalı, bu şekilde belirlenen mal varlığının ne şekilde tasfiye edileceği taraflardan sorulmalı, tasfiyede anlaştıkları takdirde ona göre karar verilmelidir....
Mahkememizce taraflar anlaşarak tasfiye memuru belirleme konusunda davet edilmiş ve taraflar anlaşamadıklarından resen tasfiye işlemini gerçekleştirilmesi ve tasfiye işlemlerinin birer aylık dönemlerde gerçekleştirilmesi için ...'ın tasfiye memuru olarak resen atanmasına karar verilmiştir....
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile özellikle tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 1993 yılında adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu, tarafların adi ortaklığı 08.09.2000 tarihindeki sözleşme ile yazılı hale getirdikleri, süresinin 10 yıl olduğu ve sözleşme içeriğinde ortaklığın başlangıç tarihinin 01.08.1993 olduğu anlaşılmakla birlikte, taraflar arasındaki adi ortaklığın, davalı tarafından ortaklığa konu taşınmazın dava dışı üçüncü kişiye satışı tarihine kadar devam ettiği ve taşınmazın üçüncü kişiye satışı ile ortaklığın son bulduğu anlaşılmaktadır....
Mühendislik ve Müteahhitlik-... ile ...Harfiyat İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. adi ortaklığı ve ortaklığı oluşturan tarafların ismi yazılarak açılmış olmakla beraber vekâletnamenin ... adına verildiği, dosyada ortaklığı oluşturan ...Harfiyat İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından gerekçeli kararı tebellüğ eden davacı vekiline verilmiş bir vekâlet bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle öncelikle adi ortaklığı oluşturan davacı şahıs firması ve şirket adına gerekli işlemleri yapmış, gerekçeli karar ve temyiz dilekçesini tebellüğ etmiş avukata adi ortaklığın tarafı olan şirketce verilmiş vekâletname temin edilerek dosyaya eklenmesi; aksi takdirde gerekçeli karar ve davalı vekilinin temyiz dilekçesi ile işbu geri çevirme kararının davacı iş ortalığını oluşturan ...Harfiyat İnş. Taah. San. Tic. Ltd....
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; ihtiyati haciz kararında ihtiyati hacze itiraz eden adi ortaklıkla birlikte adi ortaklığı oluşturan üç şirketin de yer aldığı ve böylece taraf teşkilinin sağlandığı, adi ortaklığı oluşturan üç şirket aleyhine ihtiyati haciz verildiği takdirde üç şirketin oluşturduğu borçlu adi ortaklığın mallarına haciz konulabileceği gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden (borçlular) vekili temyiz etmiştir. Talep, çeke dayalı olarak verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir. Alacaklı ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından adi ortaklığın lehtarı ve cirantası olduğu çeke dayalı olarak hem adi ortaklık aleyhine hem de adi ortaklığı oluşturan üç şirket aleyhine ihtiyati haciz talep edilmiş ve mahkemece, hem adi ortaklık hem de adi ortaklığı oluşturan üç şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmiştir....


