bu icra tehdidi halinde şirketine gerekli zaman ve ihtimamı gösteremeyecek hem de şahıs borçlarını kısa vadede ödeyemeyeceğinden konkordatoya müracaat zorunluluğu doğduğunu, özellikle son dönemlerde kendini hissettiren küresel kriz ve kurdaki dalgalanmalardan dolayı hammadde maliyetlerinin yükselmesi ve genel tahsilat sıkıntısı nedeni ile ödeme yükümlülüklerinin ifasında bazı aksamalar meydana geldiğini, müvekkillerinin nakit akışının girdiği bu olumsuz döngüden çıkması, borçların dilekçelerinde belirtilen oran ve vadelerde alacaklılar arasında adil bir denge çerçevesinde tasfiyesinin sağlanması ve müvekkillerinin faaliyetlerine devamının mümkün hale gelmesi için yönetim tarafından makul ve gerçekleştirilebilir bir planlama yapıldığını, buna paralel olarak işletme sermayesi ihtiyacının karşılanması amacıyla hem ortaklık görüşmelerinin devam ettiğini, faaliyet giderlerinde tasarrufa gidilmesi ve bu tür giderlerin kısıtlanması kararı alındığını, müvekkillerin tasfiyesi halinde alacaklıların...
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ;Anonim Şirketlerde hisse devrinin alacağın temliki hükümlerine göre yapılması gerektiğin alacağın temlikinin de geçerliliği için Borçlar Kanunun'da yazılı şekil şartının arandığını taraflar arasında bu şekilde yapılmış hisse devri sözleşmesinin bulunmadığını bir ara hisse devri düşünülmüş ise de Tarım Orman Bakanlığına müracaat sonrasında bundan vazgeçildiğini bu sebeple yazılı bir sözleşme yapılmamış olduğunu hisse devrinin yapıldığının kabul edilmesinin mümkün olmadığını eldeki davada Terditli talebin söz konusu olmadığını zira alacak davası ile ortaklık tescil davasının davacıları ayrı ayrı ilgilendirdiğini eldeki davada terditli talebin söz konusu olamayacağını şirketin 01/02/2021 Tarihinde İlmühaber çıkardığının devrin buna göre yapılmasının gerektiğini davalı şirketin davacı ...'...
Bankanın fiilen ......2003 yılında başlayan fiziki tasfiyesi, hâlihazırda dava süreci devam eden ya da hukuki problemi nedeniyle tasfiyesi zaman alacak olan hesaplar haricinde tamamlanmıştır." şeklinde özetlenmiştir. Alacağını davacıya temlik eden Tasfiye Halinde Ticaret Factoring A.Ş'nin %60 hissesinin, Tasfiye Halinde Türk Ticaret ...'na ait olması, bu sonucu değiştirmez. Mahkemece varılan sonuç, anılan Yasa'nın amacına ve özüne uygun düşmektedir. Bu açıklamalara ve dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, kararın tebliğinden itibaren ... içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, ....09.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. - KARŞI OY YAZISI- Uyuşmazlık, %60 hissesi Türk Ticaret A.Ş.'...
talebinin reddine, 6-Davacı şirketin "..." kapsamında işlemek üzere satın aldığı ileri sürülen çelik borulara ilişkin stokların farklı bir işte ikame edilmemesi sebebi ile doğan zarara ilişkin alacak talebinin reddine, 7-Davalı İdarenin hak ediş ödemelerinde temerrüde düştüğü ileri sürülerek davacının kullanmış olduğu kredilerin ödemelerinin geciktiğinden bahisle söz konusu ödemelere ilişkin faizlerin toplam tutarına yönelik alacak talebinin reddine, 8-Halen ödenmediği ve emanette bekletildiği ileri sürülen hak ediş bedellerine ilişkin alacak talebinin reddine 9-Sözleşme kapsamında yapılacak iş nedeni ile ...'...
yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, Adi ortaklık sıfatının adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi davasında ön şart olduğu hususu da dikkate alınarak; adi ortaklık ilişkisinin tespiti ve şirketin fesih ve tasfiyesi talebi yönünden A.A.Ü.T.ne göre belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Alacak talebi yönünden A.A.Ü.T.ne göre belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/784 Esas KARAR NO : 2021/451 DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 02/10/2018 KARAR TARİHİ : 14/04/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2021 İstinaf Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 14/10/2020 tarihli ... Esas, ......
Davacı davalı ile yaptıkları adi ortaklık gereği alınan işin malzeme ve işçiliğinin adi ortaklık tarafından kendi firmasından satın alındığından bedelinin tahsilini talep etmiştir.Davalı,davacının adi ortaklıktan alacak talebinin adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi davasında ileri sürülmesi gerektiğini savunmuştur.Tarafların belediyeden aldıkları ... için adi ortaklık yaptıkları dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Davacı adi ortaklıktan olan alacağını pilot ortak davalıdan talep etmiştir.Taraflar arasında davacı 2008/15435-2009/6275 tarafından açılan adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkin dava derdest olduğu anlaşıldığına göre davacının adi ortaklıktan olan alacağının tahsili için açtığı eldeki dava ile adi ortaklığın fesih ve tasfiye davası birbirleri ile bağlantılı davalar olup biri hakkında verilecek karar diğer davayı da etkiler nitelikte olduğundan her iki davanın birleştirilerek görülmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir....
Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi ile alacak istemine ilişkindir. Mahkemece adi ortaklığın feshi ile ilgili davanın takip edilmediğinden açılmamış sayılmasına, alacak isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı ... temyiz etmiştir. Davacı dava dilekçesinde davalılarla birlikte "..."...
başka deyişle, bu maddenin davalının var olduğunu iddia ettiği hangi alacağın varlığını ispat ettiği belirsiz olduğunu, Davalı, ortaklık payını devretmek suretiyle, şirket tüzel kişiliğine ait olan tüm taşınırlar, taşınmazlar, alacak hakları, fikri haklar ve borçların ortaklık payına isabet eden kısmını devrettiğini, Bu devir, dosyada mübrez noter sözleşmesi ile sabit olup, ticaret sicil gazetesinde de ilan edildiğini, Bu aşamadan sonra şirket malvarlığı ile ilgili hiçbir hak veya talep ileri sürmesi mümkün olmadığını, Payını devreden bir kişinin, şirketin malvarlığı değerleri üzerindeki haklarının hangi gerekçeyle devam edeceği, davalının bu noktada hangi hukuki dayanağa dayandığı taraflarınca anlaşılamadığı, cevap dilekçesinde de bu hususa ilişkin bir izahat yer almadığını, Bu davanın konusu olmamakla birlikte ayrıca ifade etmek gerekir ki, davalı, protokol gereği birtakım alacak haklarına sahip olmuş olup, bu borçların vadesi gelenleri borçların ifasıyla yükümlü olan kişilerce ifa edildiğini...
Dava, taraflar arasında adi ortaklık olup olmadığı, varsa ne şekilde oluştuğu, tarafların karşılıklı edimlerini yerine getirip getirmedikleri, adi ortaklığın fesih ve tasfiye şartları davalıların pasif husumetleri olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Davacı taraf, davalılardan ... ile sözlü olarak kurulan bir adi ortaklık olduğunu iddia ederek bu adi ortaklığın tasfiyesi için davalının tek ortağı olduğu diğer davalı şirketin mal varlığının tespiti ve adi ortaklık hükümlerine göre tasfiyesinin yapılmasını talep etmektedir. Dosya kapsamına göre; davacı ....----davalı ... arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi davasında her iki tarafın tacir olmadığı ve bu nedenle nispi ticari dava sayılamayacağı gibi adi ortaklığın tasfiyesi Borçlar Kanunu hükümlerine göre yapılacağından mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir....


