Şti. arasında 02/11/2011 tarihinde Lübnan’da ... ... isimli şirketin kurulduğunu, ortak geliştirilen projelerin Lübnan pazarına sunulmasının amaçlandığını; davalı şirket ile iradeleri sakatlanarak imzaladıkları yatırım sözleşmesinin ortaklık sözleşmesi olarak nitelendirilemeyeceğini, dava konusu taşınmaz satış sözleşmesinin ise tarafı olmadıklarını, sorumluluklarına gidilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemişlerdir. Davalı ... Ltd. Şti.; davaya cevap vermemiştir....
ortaklık ilişkisi olduğu,------ dayalı Alacak konulu dosyasından davacı ---- adi ortaklıktaki payının %10 olduğunun tespit edildiği,-------- borçlarından (adi ortaklığın işçi borçları da dahil) müteselsil sorumlu olduğu, alacaklının ortaklardan herhangi birinden alacağın tamamını tahsil etme hakkına sahip olduğu, ödemeyi yapan ortak, diğer ortaklara, ortaklık sözleşmesindeki hükümlere göre rücu edebileceği,yani ödediği tutarın ortaklıktaki diğer ortağın payına karşılık gelen kısmını ortaktan talep edebileceği, ortaklık sözleşmesinde hüküm yoksa genel kaidelere gere------ rücu imkanı bulunduğu, Taraflar arasında akdedilen ortaklık sözleşmesinin dosyada bulunmadığı,------ dayalı Alacak konulu dosyasından davacı---------- adi ortaklıktaki payının %10 olduğunun tespit edildiği ancak diğer davalıların adi ortaklıktaki pay oranlarının tespit edilemediği, Borçlar Kanunu 623....
ın adi ortaklar olarak birlikte hak sahibi olabileceklerinden Borçlar Kanunun'nun 522. maddesi uyarınca arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri gereğince adi ortaklığa verilmesi gereken bağımsız bölümlerin kayden intikâli istenebilir. Davacı ortağın, dava konusu bağımsız bölümler üzerindeki haklarının davalı ... tarafından kendisine yazılı şekilde temliki halinde, kendi adına arsa sahiplerine karşı dava açabilir. Somut olayda ise davacı şirket dava konusu bağımsız bölümler üzerinde kendisinin hak sahibi olduğunu ileri sürerek dava açmış ise de; yukarıda açıklanan hukusal nedenle taşınmazlar üzerinde mutlak hak sahibi olmadığından, davası dinlenemez. Adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi istenmediği için de davalı ... hakkındaki alacak davası da kabul edilemez. Mahkemece, davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken; hukuksal olmayan yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamıştır....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2018/1160 KARAR NO: 2022/385 DAVA: Alacak (Sözleşmeye aykırılık kapsamında fazla ödemelerin tespiti ve tahsili) DAVA TARİHİ: 28.09.2018 KARŞI DAVA : Alacak, maddi ve manevi tazminat (Adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanan haksız eylem ve haksız rekabet nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat....
, harcama ve satışların muhasebe ilkelerine uygun şekilde davacının bilgisine sunulmadığını, davacının yurtdışında olması nedeniyle adi ortaklık sözleşmesinin gerekleri ile objektif iyiniyet kurallarına uygun hareket edilmediğini, adi ortaklık adına 2 traktör, 1 minibüs, ... köyü ... parselde kain 23.217 m2 bahçe ve üzerinde bulunan soğuk hava deposu, davalıların müşterek maliki oldukları rüzgar araçları, Tarsus 1....
Davacı ile davalılar arasında bir adi ortaklık sözleşmesinin kurulduğu dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi bu husus tarafların ve mahkemenin de kabulündedir. Adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin 13.8.2003 tarihli tasfiye protokolunun davacı şirket temsilcisi ile davalılardan Firma .. Ltd. Şti. temsilcisi arasında yapılmıştır. ... Ltd. Şti. bu protokolu imzalamadığı gibi bu protokolu benimsediğine dair kabulüde yoktur. Adi ortaklığın fesih v e tasfiyesi mahkemece yapılmadığı takdirde tüm ortakların birlikte tasfiyeye karar verip tasfiyeyi de birlikte yapması gerekir. Ortaklardan birisinin katılmadığı tasfiyeye ilişkin anlaşma ve işlemler katılmayan bu ortağı ilzam etmez. Davacı taraflar arasındaki adi ortaklığın 13.8.2003 tarihli protokolle tasfiye edildiğini belirterek bu tasfiye protokoluna dayalı olarak bakiye alacağının tahsili talebiyle bu davayı açmıştır....
hallerin gerçekleşmesi ile sona erebileceğinin hükme bağlandığını, somut olayda ise henüz adi ortaklığın amacına ulaşılmadığını davacının da dava dilekçesinde bildirdiği şekilde kabulüne olduğunu, tüm bu açıklamalar kapsamında, huzurdaki davanın henüz adi ortaklık konusu inşaatlar tamamlanmadığından, adi ortaklığın amacına ulaşılmadığı bu aşamada alacak iddiasında bulunamayacağını bildirmiştir....
nin adi ortaklığı tasfiye sürecine sokmadığını, bu nedenle adi ortaklığın tasfiye payının belirlenemediğini, haciz edilen kar payı- nın da belirlenip icra dosyasına ödenmediğini, adi ortaklık ilişkisinde bir ortak tarafından alacak talepli ikame edilen davanın ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsayacağını, böylece taraflar arasında kurulan adi ortaklık ilişkisinin TBK 639 gereğince sona erdiğini beyanla; Davalılar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, ortaklığın menkul mallarının muhafaza altına alınmasına yönelik teminat aranmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilmesine, tasfiye görevlisi tayin edilerek tasfiye ve kar payının tespitine, tasfiye ve kar payından davalı borçluya düşen tasfiye ve kar payının davacı alacaklıya veya takibin yapıldığı icra dosyasına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... San....
Temyize konu uyuşmazlık; taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin mevcut olup olmadığı ve davaya konu alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır....
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, 6098 Sayılı TBK'nın 639/7 vd. maddeleri uyarınca adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, tasfiye memurundan rapor alınmıştır....


