Uyuşmazlık; adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkindir. Somut olayda; taraflar arasında "..." isimli lokantanın işletilmesi amacıyla adi ortaklık kurulduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, davalı tarafından işletmeye alınmadığını belirterek adi ortaklığın feshi ile sermaye ve kar payını istemiş; davalı ise davacının adi ortaklıktan isteği ile ayrıldığını, davacının alacağı olmadığını savunmuş, açtığı karşı davasında ise ortaklığın borçları nedeni ile davacı- karşı davalıdan 22.451,14 TL'nin tahsilini talep etmiştir....
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan keşif sonucu tanzim edilen bilirkişi heyetinin asıl ve ek raporu doğrultusunda davacı yüklenicinin davalılardan alacağı kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 24.05.2016 günlü, 2015/5109 Esas, 2016/3148 Karar sayılı ilamında; “...Eldeki davada davacı yüklenicinin gerek adi ortaklık sözleşmesine gerekse de devir sözleşmesine dayanarak terditli olarak nihai talebinde yaptığını ileri sürdüğü 653.011,00 TL masrafın davalılardan tahsilini istediği, mahkemece öncelikle davacı ... arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine taraf olan yüklenici tarafından davalı ... İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd....
Davacı, adi ortaklığa yaptığı ödemeyi talep etmektedir. Bir ortak tarafından adi ortaklık için yapılan ödemeyi talep istenmesi, aynı zamanda ortaklığın feshi ve tasfiyeyi de kapsar. Uyuşmazlık için maddi ve hukuki vaka bu şekilde değerlendirildiğinde inceleme bu yönde yapılmalıdır. Mahkemece, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmalı ve 642. vd. maddelerindeki tasfiye hükümlerinin somut olaya uygulanması gerekmektedir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.) Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nun 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer.Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar.Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir....
Davacı vekili dilekçesinde; tarafların 11.12.2003 tarihinde müvekkilinin dükkanında internet cafe işletmek üzere adi ortaklık sözleşmesi yaptıklarını, ortaklık sermayesinin tamamının ayni ve nakdi olarak müvekkili tarafından karşılandığını, davalının tamamı müvekkilce karşılanan ve davalı payına düşen (katkı payı) kısımda müvekkilince ödenen sermaye karşılığı olarak müvekkiline ödemeyi tahahhüt ettiği 15.000 TL'yi ödemediğini, davalının ortaklığın kurulduğu tarihten itibaren müvekkiline hiçbir şekilde kar payı ödemediğini, denetim hakkını engellediğini belirterek, müvekkilinin koyduğu nakdi sermayenin, internet cafede mevcut tüm menkul eşyalardan oluşan ayni sermayenin bedellerinin alındığı gün rayici üzerinden hesap edilerek faizi ile birlikte, müvekkiline ait dükkanın kira bedeli alınmaksızın kullanılması nedeniyle 11.12.2003 tarihinden itibaren işleyen kira bedelleri ve faizleri ile birlikte hesap edilerek tamamı müvekkilince konulan toplam sermayenin, ortaklık nedeniyle ödenmeyen kar...
Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri bir sözleşme olup, adi ortaklık ilişkisi mutlaka sözleşme temeline dayanır. Adi ortaklık sözleşmesi yazılı yapılabileceği gibi sözlü de yapılabilir. Her ne kadar adi ortaklık ilişkisi her hangi bir şekle bağlı değilse de, bu kural geçerlilik şekli bakımından söz konusu olup, ihtilaf çıktığında adi ortaklık sözleşmesinin varlığını ispat yükü, adi ortaklık ilişkisinin varlığını iddia edene düşer. Adi ortaklıkta yazılı sözleşme, geçerlilik koşulu değil, bir ispat aracıdır. HMK'nın 200.(HUMK m.288 ve 289.) maddesi gereğince; bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri 2.500,00 TL'yi geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir....
Temyiz Sebepleri Davalı vekili; adi ortaklık nedeniyle tarafların kâr payı alacağı olmadığı yönünde verilen kararın isabetsiz olduğunu, adi ortaklığın muhasebe hesapları tam ve düzgün bir biçimde yapılmadığından ortaklık yapısı içindeki bilgilere sağlıklı bir biçimde ulaşılamadığının bilirkişilerce tespit edildiğini, şirketin zarar ettiği iddiasının ispatlanamadığını, Mahkemece keşif suretiyle yerinde inceleme ve yeterli araştırma yapılmadan, eksik inceleme ile karar verildiğini, adi ortaklığın esasında zarar etmediğini, davacıların arsa sahiplerinden alınan gayrimenkuller ve yapılan aracılık işlemleri için komisyon aldığını, davacılardan...'...
Davacı taraf , davalı ile aralarında adi ortaklık sözleşmesi bulunduğunu ileri sürmüş,davalı tarafça adi ortaklık bulunmadığı,taslak metnin hayata geçirilmediği savunulmuştur. Ancak, incelenen yazılı belge içeriğine göre, davacının 3.200.000,-TL sermaye ve davalının da marka ismini adi ortaklığa sermaye olarak koyduğu, taraflar arasında adi ortaklık sözleşmesi bulunduğu , dosyadaki deliller,alınan bilirkişi kurulu raporlarına göre tarafların bu sözleşme dahilinde çalışmaya başla- dıkları, davacının yaptığı sermaye payı ödemesi, davalının bu ödemeyle ilgili kısmi iadesi ve davacıya davalı şirketin 2013 yılı Haziran-Temmuz-Ağustos-Eylül- Ekim- Kasım-Aralık aylarına ait kar payı ödemesi adı altında ödemelerini yaptığı, Aralık 2013 tarihinden itibaren ödeme yapmadığı, yükümlülüğünü ihlal ettiği, böylece adi ortaklığın haklı sebeple fesih koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesi-kar payı alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı ile 25 yıldır adi ortaklık şeklinde müteahhitlik yaptıklarını, 22.09.2005 tarihinde İnfotex Turizm Seyahat Gıda ve İçecek ...İmalat San.Tic.Ltd....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen adi ortaklığın tasfiyesi-kar payı alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı ile 25 yıldır adi ortaklık şeklinde müteahhitlik yaptıklarını, 22.09.2005 tarihinde ... Turizm Seyahat Gıda ve İçecek ...İmalat San.Tic.Ltd....
Taraflar arasındaki sözleşme içeriği değerlendirildiğinde, taraflar arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde (818 sayılı BK.nun 520 ve devamı maddelerinde) düzenlenen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu açıkça anlaşılmaktadır ki, bu husus taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayıp, mahkemenin de taktirindedir. Somut olayda; davacı, bu dava ile ortaklığın giderilmesini ve ortaklık payını ve uğradığı zararı talep etmiş olup, bu istek ortaklığın fesih ve tasfiye isteğini de kapsar, zira davacının alacağı tasfiye sırasında yapılacak hesap ile ortaya çıkacaktır. Her ne kadar mahkemece alınan bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davaya konu adi ortaklığın tasfiyesinin 6098 sayılı TBK'nun 642 vd. Maddeleri anlamında usulüne uygun yapılmadığı anlaşılmaktadır....


