ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/646 Esas KARAR NO : 2023/480 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 18/09/2014 KARAR TARİHİ : 15/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasında; DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ile davalılar arasında "Tarafların tapu ile sahip bulundukları İstanbul ili, ... ilçesi, ......
konu malların satış bedelinin 100.000 USD si davalı tarafından peşin ödenmiş,150.000 USD si 23.6.2006 tarihinde davacı tarafından davalıya ödenmiştir.Davalı bu ödemeyi ...ğe intikal ettirmiş ancak bakiye ödemeler tamamlanmadığı için ... tarafından davalıya yapılan satış iptal edilerek 250.000 USD 2009/14529-2010/6442 irat kaydedilmiştir.Davacı sözleşmenin 1.maddesine göre 1000.000 USD yi davalının akreditif olarak makinaları sattığı firma tarafından açılmasını sağlamadığı için satışın iptal edildiğini iddia etmiş,davalı ise davacının ödemeyi ...ğin satış protokolündeki sürede ödememesi nedeniyle kendisinin de akreditif açtıramadığını ve satışın iptal edildiğini savunmuştur.Tarafların adi ortaklığa sermaye koyma edimini yerine getirmemiş yada kısmen yerine getirmiş olması adi ortaklığın oluşumuna engel değildir.Bu durum edimini yerine getirmeyen ortağa karşı ortaklığın feshini talep etme hakkı doğurur.Davacı şirket davalının kusuru ile adi ortaklığın konusunu teşkil eden mallara ilişkin...
Davacı-karşı davalı adi ortaklık konusunu oluşturan ve yüklenici sıfatıyla davalı-karşı davacı adın tescil edilen dairelerin tapu kayıtlarının iptali ile eşit olarak taraflar adına tescilini istemiş, davalı-karşı davacı ise ortaklığın tasfiyesini talep etmiştir. Mahkemece, ortaklığın tasfiyesine, öncelikle borçların ödenmesine arta kalan kısmın taraflar arasında paylaştırılmasına ve tasfiyenin davalı-karşı davacı tarafından gerçekleştirilmesine karar verilmiştir. Ne var ki, bu şekildeki bir tasfiyenin BK.’nun 538 ve devamı maddelerine uygun bir tasfiye şekli olduğundan söz edilemez. B.K’nun 538. maddesinde belirtildiği gibi, tasfiye bütün hesapların görülüp, ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan dolayı tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi, malların paylaşılması yada satış yoluyla elden çıkarılmalıdır....
Dava konusu adi yazılı şekilde yapılan sözleşmenin, tapulu taşınmazların satışı, devri ve satış vaadi sözleşmelerinin --------şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmayacağı ve satın alana herhangi bir mülkiyet hakkı bahşetmeyeceği, TMK. 706. Maddesi gereğince öngörülen resmi şeklin ispat şekli olmayıp geçerlilik şartı olduğuna göre, Mahkememizce satış vadi niteliğindeki belgeye dayalı adi yazılı şekilde tanzim edilen sözleşmeye dayalı tapu iptali ve tescil istemi ile açılan işbu davanın, davacıların sözleşmeden kaynaklı yapılan işin bedelini talep etme hakları konusunda herhangi bir hukuki engel teşkil etmeyeceği Mahkememizce benimsenmiş olup, şekil şartlarına uyulmadan adi yazılı şekilde yapılan gayrimenkul satış vaadine dayalı işbu tapu iptal ve tescil davasının reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm tesis etmek gerekmiştir....
birlikte davalıdan tahsiline, 182 ada 6 parsel sayılı taşınmazdaki davalı adına kayıtlı 2,14,18,29 ve 30 numaralı bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının ½ oranında iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline dair verilen hüküm, tarafların istinafı üzerine, bölge adliye mahkemesince; ortaklığın tasfiyesine yönelik alınan raporun yetersiz olduğundan bahisle, tasfiyenin açıklanan sıra ve yöntem izlenerek yapılması ve tasfiye işlemine dair hasıl olacak sonuç bilançoya göre hüküm tesis edilmesi gerektiği gerekçesiyle, tarafların istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ortaklığın tasfiyesine dair 02.03.2019 tarihli sözleşmenin davacılar ile davalı ... arasında imzalandığı, sözleşme içeriğinde tasfiyeye konu edilen mal varlığı ile ilgili açıklamaların yer aldığı, davacıların sözleşmede ''...bu değerler dışında ortaklıktan ve diğer ortaklara düşen mal varlığından hiçbir hak ve alacakları kalmadığını'' beyan ve kabul ederek sözleşmeyi imzaladıkları, bu ibarenin sözleşme tarihinde mevcut olduğu ve öğrenildiği nazara alınarak dava tarihi itibarıyla hak düşürücü sürenin dolduğu, davalılar Serkan ve Ahmet'in adi ortaklığın tarafı olmadığından sözleşmenin feshi/adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi davasında bu davalılara husumet düşmediği gerekçesiyle, davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....
Şti. arasında adi ortaklık kurulduğunun, ortaklığın amacının gerçekleşmesi nedeniyle ortaklığın fesh edildiğinin tespitine, davacı ve davalı arasındaki adi ortaklığın tasfiye memurunun 05/02/2019 havale tarihli kök raporunda belirtildiği şekilde ortaklığın tasfiyesine, 156.460,00 TL' nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6 ve 12 no' lu dairelerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline yönelik talebin reddine, birleşen dava yönünden ise davanın kısmen kabulüne, 157.358,55 TL faiz alacağının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Davacının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, Uyuşmazlık, asıl davada adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile birleşen davada faiz alacağı talebine ilişkindir....
bölümden payına düşen kısmın tapu kaydının iptali ile adına tapuya tescilini, olmadığı takdirde tasfiye hükümlerine göre satılarak payına düşen bedelin tarafına ödenmesini talep etmiş; 04/10/2021 tarihli dilekçesi ile alacak talebini 568.241,49 TL olarak belirlemiştir....
Buna göre; ilk derece mahkemesince; taraflar arasında adi ortaklığın kurulduğu ve ortaklar arasında imzalanan anlaşmanın ise adi ortaklığın tasfiyesine yönelik olduğu dikkate alınarak, davalı/karşı davacının ortaklıktan kaynaklanan bakiye 87.000 TL alacak talebine ilişkin karşı davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. İlk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, HMK'nın 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar verilmiştir....
Tüm bu açıklamalar kapsamında; somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında adi ortaklık kurulduğu, mahkemece verilen ilk hükmün davalı ortak ... tarafından temyiz edilmediği, ancak adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin kurallar gereği davanın bütün ortaklarla birlikte görülüp sonuçlanması ve tasfiye sonucuna göre karar verilmesi gerektiği dikkate alındığında mahkemece verilen ilk hükmün davacı açısından usulü kazanılmış hak niteliğinde bulunmadığı, adi ortaklığın tasfiyesi davasının usulü kazanılmış hak yönünden istisna teşkil ettiği anlaşılmaktadır....


