K.. aleyhine aynı mahkemenin 2008/198 E sayılı dosyasında açılan tapu iptal ve tescil davasında, güneybatı yönüne bakan dükkan ve buna bağlı bodrum katın A.....
in tasarrufunda olmadığı, davacının talebinin tapu iptal ve tescil olduğu ve bu talebin dosya kapsamında haklı olmadığı, bu kapsamda sözleşmenin ifasının mümkün olmaması nedeniyle kira talebinde de bulunamayacağı, dava tarihi itibariyle inşaatın tamamlanma oranı da dikkate alındığında davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Davalılar arasındaki arsa payı devri karşılığı 14.10.2000 günlü inşaat yapım sözleşmesi adi yazılı şekilde düzenlenmiştir. Anılan sözleşmede yükleniciye bağımsız bölümler tapu kaydının devri öngörüldüğünden bu sözleşmenin Türk Medeni Kanunun 706 ve Borçlar Kanunun 213 maddeleri hükmünce resmi biçimde yapılması gerekir. Kanunun öngördüğü şekil ve geçerlilik şartına uyulmadan yapılan sözleşmeler kural olarak geçersizdir. Taraflar karşılıklı olarak verdiklerinin iadesi dışında bu sözleşmeye dayanarak birbirlerinden talepte bulunamıyacaklarından geçersiz sözleşme ile kazanılan şahsi hakkın temlikinden de söz edilemez....
Diğer taraftan, davacı vekili 12.03.2014 havale tarihli dilekçesiyle "... ada ..parsel... nolu bloktan 16 nolu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacı ... adına tescilini; terdiden de davalıya devredilen alanın tapu kaydının iptal ve davacı adına tescili ile zararın tazminini istemiştir....
Dava miras hakkı devri nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davaya konu taşınmazlar tapuda tarafların ortak murisi ... adına kayıtlıdır. Davalıların babası ölü ... kendisinin vefat eden eşi, tarafların ortak murisi olan .... çocuksuz şekilde vefatı sonrası, kendisine eşinden intikal eden miras payını eşinin kardeşi ve davacıların annesi olan ...’a Tosya Noterliğinin 25.05.1973 tarih 3460 yevmiye numaralı "mirasçılıktan ivaz karşılığı feragat" sözleşmesi ile 25.000 TL ivaz karşılığı devretmiştir. Bu durumda .... ikinci eşinden olma çocukları olan davalıların, dava konusu taşınmazlarda mirastan kaynaklanan hakları kalmamıştır. Davacılar ise bu sözleşmeye istinaden eldeki davayı açarak, davalıların dava konusu taşınmazda hakları kalmadığından bahisle hisseler oranında tapu iptal ve tescil ile yine kendi hisseleri oranında tapuya kayıt ve tescili istemişlerdir....
nin; Adi Ortaklıktan payına düşen firma karından, 113.113,60 TL tutarında, alacaklı olduğu, başka bir deyişle, davalı - ...' nin; adî ortaklığa veya pilot ortak sıfatıyla davacı - ... Grup1 tan; 113.113,60 TL tutarında, alacaklı olabileceği, B. ... nolu ihale kapsamında düzenlenen sözleşmeye dair; Adi ortaklığın sözleşme döneminde fiilen devam edip/etmediği kanıtlanamamaktadır, Yine işbu sözleşme kapsamında davalı ... tarafından yüklenilen hizmet işlerinin fiilen yapılıp/yapılmadığı bilinemediğinden, A bendinde belirtildiği üzere davalı ...şirketinin adi ortaklıktan payıma düşen firma karından alacağının takdirin; Sn. Mahkeme' ye ait bulunduğu C. Taraflar arasındaki adî ortaklığın TBK m. 639'a uygun olarak fiilen sona erdiği, D. Adi ortaklığın tasfiye sürecine girdiği, " tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi heyeti 2. ek raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir.Davalı vekili tarafından rapora karşı beyan dilekçesi sunulmuştur....
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL - TAZMİNAT Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil-tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın tazminat talebi yönünden kabulüne ilişkin verilen kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Mahkemece, sözleşmenin sağlıklı bir şekilde tanıklar huzurunda imzalanmadığı, sözleşme içeriğinde ada ve parsel numaralarının el yazısı ile yazılmış olduğu ve bu çıkıntının taraflarca paraf edilmemiş olduğu, sözleşmenin sağlıklı ve geçerli bir şekilde, tarafların iradelerini objektif olarak yansıtacak şekilde imzalanmadığı, geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dava, miras payının devri hukuksal sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır. Mirasçılar arasındaki miras payının devri, kural olarak elbirliği şeklinde mülkiyet devam ettiği sürece olanaklıdır. Bir mirasçının, miras payını diğer bir mirasçıya devretmesi halinde, miras payını devralan mirasçı elbirliği şeklindeki mülkiyet devam ederken miras payının devri sözleşmesine dayanarak iptal tescil isteğinde bulunabilir....
Davalı, tüketici mahkemesinin görevli olmadığını zamanaşımı süresinin geçtiğini, taraflar arasında adi yazılı sözleşme bulunduğunu, edimlerini hukuki ve fiili imkansızlık nedeniyle yerine getiremediğini, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yapı tamamlanmadığından tapu iptali ve tescil isteminin reddine, tescil istemi reddedildiğinden kira alacağı taleplerinin reddine, taşınmazdaki değer kaybı ve taşınmazın deprem yönetmeliğine uygunluğunun tespitinin olanaklı bulunmadığına, manevi tazminat isteminin de şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Davada, adi yazılı şekilde düzenlenen 30.09.1997 tarihli sözleşmeye dayanılmıştır. Bu sözleşmede, tapuda kayıtlı bir taşınmazda inşaat yapımından sonra bağımsız bölümünün mülkiyetinin davacıya aktarılacağı yazılıdır. Ayrıca, sözleşmede inşaatın teslim tarihi 30.06.2001 olarak kararlaştırılmıştır....
Davalı, tüketici mahkemesinin görevli olmadığını zamanaşımı süresinin geçtiğini, taraflar arasında adi yazılı sözleşme bulunduğunu, edimlerini hukuki ve fiili imkansızlık nedeniyle yerine getiremediğini, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yapı tamamlanmadığından tapu iptali ve tescil isteminin reddine, tescil istemi reddedildiğinden kira alacağı taleplerinin reddine, taşınmazdaki değer kaybı ve taşınmazın deprem yönetmeliğine uygunluğunun tespitinin olanaklı bulunmadığına, manevi tazminat isteminin de şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Davada, adi yazılı şekilde düzenlenen 13.09.1997 tarihli sözleşmeye dayanılmıştır. Bu sözleşmede, tapuda kayıtlı bir taşınmazda inşaat yapımından sonra bağımsız bölümünün mülkiyetinin davacıya aktarılacağı yazılıdır. Ayrıca, sözleşmede inşaatın teslim tarihi 30.06.2001 olarak kararlaştırılmıştır....


