Davalı, tüketici mahkemesinin görevli olmadığını zamanaşımı süresinin geçtiğini, taraflar arasında adi yazılı sözleşme bulunduğunu, edimlerini hukuki ve fiili imkansızlık nedeniyle yerine getiremediğini, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yapı tamamlanmadığından tapu iptali ve tescil isteminin reddine, tescil istemi reddedildiğinden kira alacağı taleplerinin reddine, taşınmazdaki değer kaybı ve taşınmazın deprem yönetmeliğine uygunluğunun tespitinin olanaklı bulunmadığına, manevi tazminat isteminin de şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Davada, adi yazılı şekilde düzenlenen 28.07.1997 tarihli sözleşmeye dayanılmıştır. Bu sözleşmede, tapuda kayıtlı bir taşınmazda inşaat yapımından sonra bağımsız bölümünün mülkiyetinin davacıya aktarılacağı yazılıdır. Ayrıca, sözleşmede inşaatın teslim tarihi 30.06.1999 olarak kararlaştırılmıştır....
Davalı, tüketici mahkemesinin görevli olmadığını zamanaşımı süresinin geçtiğini, taraflar arasında adi yazılı sözleşme bulunduğunu, edimlerini hukuki ve fiili imkansızlık nedeniyle yerine getiremediğini, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yapı tamamlanmadığından tapu iptali ve tescil isteminin reddine, tescil istemi reddedildiğinden kira alacağı taleplerinin reddine, taşınmazdaki değer kaybı ve taşınmazın deprem yönetmeliğine uygunluğunun tespitinin olanaklı bulunmadığına, manevi tazminat isteminin de şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Davada, adi yazılı şekilde düzenlenen 27.09.1997 tarihli sözleşmeye dayanılmıştır. Bu sözleşmede, tapuda kayıtlı bir taşınmazda inşaat yapımından sonra bağımsız bölümünün mülkiyetinin davacıya aktarılacağı yazılıdır. Ayrıca, sözleşmede inşaatın teslim tarihi 30.06.2001 olarak kararlaştırılmıştır....
Davalı, tüketici mahkemesinin görevli olmadığını zamanaşımı süresinin geçtiğini, taraflar arasında adi yazılı sözleşme bulunduğunu, edimlerini hukuki ve fiili imkansızlık nedeniyle yerine getiremediğini, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yapı tamamlanmadığından tapu iptali ve tescil isteminin reddine, tescil istemi reddedildiğinden kira alacağı taleplerinin reddine, taşınmazdaki değer kaybı ve taşınmazın deprem yönetmeliğine uygunluğunun tespitinin olanaklı bulunmadığına, manevi tazminat isteminin de şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Davada, adi yazılı şekilde düzenlenen 21.11.1997 tarihli sözleşmeye dayanılmıştır. Bu sözleşmede, tapuda kayıtlı bir taşınmazda inşaat yapımından sonra bağımsız bölümünün mülkiyetinin davacıya aktarılacağı yazılıdır. Ayrıca, sözleşmede inşaatın teslim tarihi 30.06.2001 olarak kararlaştırılmıştır....
Davalı, tüketici mahkemesinin görevli olmadığını zamanaşımı süresinin geçtiğini, taraflar arasında adi yazılı sözleşme bulunduğunu, edimlerini hukuki ve fiili imkansızlık nedeniyle yerine getiremediğini, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yapı tamamlanmadığından tapu iptali ve tescil isteminin reddine, tescil istemi reddedildiğinden kira alacağı taleplerinin reddine, taşınmazdaki değer kaybı ve taşınmazın deprem yönetmeliğine uygunluğunun tespitinin olanaklı bulunmadığına, manevi tazminat isteminin de şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Davada, adi yazılı şekilde düzenlenen 09.10.1997 tarihli sözleşmeye dayanılmıştır. Bu sözleşmede, tapuda kayıtlı bir taşınmazda inşaat yapımından sonra bağımsız bölümünün mülkiyetinin davacıya aktarılacağı yazılıdır. Ayrıca, sözleşmede inşaatın teslim tarihi 30.06.2001 olarak kararlaştırılmıştır....
Davalı, tüketici mahkemesinin görevli olmadığını zamanaşımı süresinin geçtiğini, taraflar arasında adi yazılı sözleşme bulunduğunu, edimlerini hukuki ve fiili imkansızlık nedeniyle yerine getiremediğini, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yapı tamamlanmadığından tapu iptali ve tescil isteminin reddine, tescil istemi reddedildiğinden kira alacağı taleplerinin reddine, taşınmazdaki değer kaybı ve taşınmazın deprem yönetmeliğine uygunluğunun tespitinin olanaklı bulunmadığına, manevi tazminat isteminin de şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Davada, adi yazılı şekilde düzenlenen 11.03.1998 tarihli sözleşmeye dayanılmıştır. Bu sözleşmede, tapuda kayıtlı bir taşınmazda inşaat yapımından sonra bağımsız bölümünün mülkiyetinin davacıya aktarılacağı yazılıdır. Ayrıca, sözleşmede inşaatın teslim tarihi 30.06.2001 olarak kararlaştırılmıştır....
Asliye Hukuk Mahkemesi Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içerisinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nce davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. KARAR Davacı vekili, davasında müvekkili kooperatif ile davalıların murisleri ... ve ... arasında ... ilçesi ......
Mahkemece, 19.06.2013 tarihli sözleşmenin taşınmaz temlik vaatleri içerdiği, inançlı işlemin yazılı delili olmadığı, dosyadaki diğer deliller ile de iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...’nın maliki olduğu dava konusu 131 ada 3 sayılı parseldeki 32 no’lu bağımsız bölümünün tamamı ile 2 no’lu bağımsız bölümdeki ½ payını davalı ...’e satış suretiyle temlik ettiği, anılan taşınmazların halen ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, tapu iptal ve tescil istemli davalar tapu kayıt malikine husumet yöneltilmek suretiyle açılır. Davalı ... çekişmeli bağımsız bölümlerde pay sahibi olmayıp, sadece 19.06.2013 tarihli sözleşmeye imza koyan kişilerden biridir. O nedenle, davalı ... yönünden iptal ve tescil isteğinin reddedilmesi doğrudur. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine....
Adi ortaklık adına kesilen devir bedeli faturası sözleşmelerin imzalanmasının karşılığı olarak düzenlenmiş olup mahkememizce yeterli bulunmuş, devir bedeli ve diğer masrafların---- şirketlere aktarıldığı iddiası yöneticinin sorumluluğunu doğuracak bir sebep olmakla birlikte muvazaa nedenine dayalı tapu iptal davasına gerekçe olamayacağından aksi yönde görüş bildiren bilirkişi heyeti raporuna itibar edilmeyerek davanın tüm olarak reddine karar verilip aşağıdaki hüküm kurulmuştur....
Dava; haricen satış sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkindir. 1) a) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin tapu iptal ve tescil talebinin reddine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b) Davacı vekilinin bedele ilişkin temyiz itirazlarına gelince; bilindiği üzere, harici satışın hüküm ifade etmemesi durumunda taraflar verdiklerini geri alabilirler. 10.07.1940 tarih, 1939/2 esas ve 1940/77 karar sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararına göre “Haricen yapılan (tapu memuru huzurunda yapılmayan) taşınmaz mal satışından dönüldüğünde, satış bedelini geri vermeyen taraf, parası geri verilinceye kadar yararlandığı ürünleri ödemek ve ecrimisil vermekle yükümlü değildir.”...
Üyeliği devreden üyelik hisse devir sözleşmesinden dönmemiş veya sözleşmenin herhangi bir nedenle devrin tarafları arasında bağlayıcı olmadığı savunularak sözleşmenin iptali de sağlanmamış ise, devredenin artık dava konusu hisse üzerinde herhangi bir hakkı kalmamıştır. Somut olayda, mahkemenin gerekçesi bu ilke ve açıklamaları yeterince karşılamadığı gibi, üyelik devir sözleşmesinin adi yazılı olmasının yeterli olduğu gözetilmeden, mahkemenin taraflar arasında resmi devir sözleşmesi yapılması gerektiğine ilişkin gerekçe bölümü de isabetsizdir. Öte yandan, dava kabul edildiği halde, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi ve buna göre davacı aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine karar verilmesi hatalı ise de, davacı yan temyize gelmediğinden, bozma nedeni yapılmamıştır....


