WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Bağımsız bölümün müvekkiline satışı için anlaştıklarını, sözleşmenin 3.1. maddesinde inşaat ruhsatının alınmasından itibaren 2,5 yıl içerisinde dairenin alıcıya teslim edileceği, 3.7. maddesinde kat irtifakı kurulduktan itibaren üç ay içerisinde tapu verilmediği takdirde alıcının tapu terkin ve tescil davası açma hakkına sahip olacağını belirtildiğini, müvekkilinin sözleşmenin 3.2. maddesine göre belirlenen 101.000 TL sini ödediğini, kalanını da 3.5. maddesine göre ödeyeceğini, aradan geçen uzun zaman içerisinde daire teslim edilmediğinden, müvekkilinin Ankara 26. Noterliğinin 19/02/2019 gün ve 2191 nolu ihtarnamesiyle dairesinin resmi satış ve tescil işlemlerinin yapılmasını istediğini, davalı şirket 03/03/2019 tarihinde tebliğ almış olmasına rağmen edimini yerine getirmediğini beyanla dava konusu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkillinin adına tapu tescilini talep etmiştir. II....

Sözleşmesi'nin varlığının tartışmasız olduğunu, ancak akdin intikali sırasında hizmet sözleşmesine konu taşınmazların devri hususu işveren firma tarafından noter masrafı külfetinden kurtulma arzusu ile iş bu sözleşme adi yazılı şekilde kurulmuş bunun sonucunda müvekkilinin iyi niyetinin suistimal edildiğini, zira taşınmazların devri, satışı, satış vaadi gibi sözleşmelerin; TMK m.706, TBK m.237, Tapu Kanunu m.26 ve Noterlik Kanunu m. 60 gereğince; resmi şekilde yapılması gerekli olup, bu resmi şekle riayet edilmeyen harici satış sözleşmelerinin geçersiz olduğunun malum olduğunu, TKHK Md.17'ye göre; "Geçerli bir sözleşme yapmamış olan satıcı veya sağlayıcı, sonradan sözleşmenin geçersizliğini tüketicinin aleyhine olacak şekilde ileri süremez.", davalı şirketin tacir olduğu göz önünde bulundurulduğunda, müvekkil ile barter karşılığı yapmış olduğu adi yazılı sözleşmenin geçersizliğini ileri süremeyeceği gibi tapu devrinden kaçınamayacağının açık olduğunu, açıklanan sebeplerle öncelikle dava...

Asliye Hukuk Hakimliği Tarihi :20.02.2014 Numarası :2011/211-2014/58 Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağına karşılık verilmesi kararlaştırılan bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ve tescili, bu mümkün olmazsa, işbedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, müvekkilinin yaptığı iş karşılığı davalılardan kooperatifin arsa sahibi ve diğer davalının yüklenici olduğu inşaattan 30 nolu bağımsız bölümü satın aldığını, ancak dairenin halen teslim edilmediğini, davalı kooperatif adına kayıtlı olan bağımsız bölümün tapu kaydının iptaliyle adına tescilini, olmaz ise, daire bedelinin davalı C.. Limited Şirketi'nden tahsiline karar verilmesini istemiştir....

Karar sayılı ilamında "Davacı tapu iptal ve tescile ilişkin talebini taşınmaz satış vaadine ilişkin adi yazılı sözleşmeye dayandırmıştır. Davacının dayandığı bu sözleşmenin tapu siciline şerh edilmesi durumu ise sözkonusu değildir. Satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerh verilmesi ile sözleşme- den doğan kişisel hak güçlendirilmiş olur ve bu hak sonraki malikler yanında satıcının sonra- dan iflası halinde iflas masasına karşı da ileri sürülebilir. Böyle bir satış vaadine dayanan davacının tapu iptal ve tescil davasını taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açması da mümkündür. Davacının dayandığı ve geçerli olduğu varsayılan sözleşmenin tapu kütüğüne işlenmemiş olması karşısında masaya karşı tapu iptali ve tescil talebinde bulunulması müm- kün değildir. Bu durumda bu hakka dayanılarak açılan davanın görülme yeri de taşınmazın bulunduğu yerdeki genel yetkili mahkeme olamaz yani taşınmazın bulunduğu yer mahkeme- sinin kesin yetkili mahkeme olduğundan söz edilemez....

dışı ... ve davalıların başından beri birlikte bir hareket ile müvekkilini aldatma saiki ile muvazaalı olarak hareket ettiğini, müvekkilinin de adi ortaklığın halen devam ettiğini düşünerek ve davalıların babası olan öz dayısı ... ve onun çocukları olan davalılara aldanarak hiçbir ivaz almadan şirket pay devri işlemini yaptığını, ancak sonrasında bütün bu işlemlerin aslında aldatma kastı ile yapıldığını, kendisinin hileli hareketlerle kandırıldığını, ......

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tapu iptali ve tescil talebinin reddine ilişkin mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve tapu iptal- tescil talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının taraflar arasındaki sözleşme uyarınca edimini yerine getirmeyip herhangi bir bedel ödemediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç 1....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Temyiz eden; asıl davaya konu uyuşmazlık, adi ortaklığın tasfiyesine dair sözleşme uyarınca tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 622 nci maddesine göre; "Ortaklar, niteliği gereği ortaklığa ait olan bütün kazançları aralarında paylaşmakla yükümlüdürler." 2. Adi ortaklığın sona ermesi ile birlikte ortaklık tasfiye aşamasına girer. Ortaklar arasındaki hukuki bağ, tasfiye tamamlanmadan ortadan kalkmış kabul edilemez. Tasfiye, ortaklar arasındaki ortaklık ilişkisinin tamamen sona erdirilmesine yönelik kanuni bir usuldür. Tasfiye ile artık ortaklık malvarlığı para haline dönüştürülecek, borçlar ödenecek, sermaye değerleri ortaklara iade edilecek ve geri kalan meblağ ortaklar arasında kar ve zararın paylaşılması esasına göre dağıtılacaktır. 3....

Mahkemece verilen kararın tapu iptal ve tescile dair hüküm fıkrasının infazında tereddüt bulunduğu görülmekle, davacı-birleşen dava davalı yükleniciler vekilinin tavzih isteminde bulunmasında hukuki yararı bulunmaktadır. 3. Netice itibariyle, davacı-birleşen dava davalı yükleniciler vekilinin düzeltilmesini talep ettiği hükmün arsa sahipleri lehine olan tapu kaydının iptali ile yüklenici ve arsa sahipleri adına yeniden belirlenen oranlarda tesciline ilişkin kısmının infazının tereddüte mahal vermeyecek şekilde sağlanması için tavzih koşulları oluştuğundan davacı-birleşen dava davalı yükleniciler vekilinin talebinin kabulü ile, belirtilen paydaşların paylarının net bir şekilde tespit edilmesi için gereken araştırmanın yapılması, her bir paydaş ve mirasçısına düşen payların net bir şekilde tespitinin sağlanması ve sonucuna göre hüküm fıkrasının infaz edilebilir hale getirilerek düzeltilmesi gerektiğinden tavzih talebinin reddine dair verilen ek kararın bozulması uygun bulunmuştur. V....

Mahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; asıl ve birleşen davalara konu edilen bağımsız bölümler dışındaki bağımsız bölümlere ilişkin uyuşmazlık bulunmadığı, 04.07.2000 tarihinde yapılan adi yazılı ek sözleşmenin TMK'nın 692. maddesi uyarınca geçersiz olduğu, bu nedenle asıl davada davacı tarafın ... nolu dükkanın tapu kaydının iptali isteminin yersiz olduğu, arsa sahiplerine düşen bağımsız bölümlerin, arsa sahiplerinden hangisine ait olacağına ilişkin sözleşmede hüküm bulunmadığı, dolayısı ile arsa sahipleri arasında paylı mülkiyetin söz konusu olduğu ve devam ettiği, bu durumunda ancak ortaklığın giderilmesi davası ile çözülebileceği gerekçesiyle asıl davanın reddine; birleşen davada davacı yüklenicinin dava konusu ettiği, ...,...,... nolu bağımsız bölümler ile ilgili davadan feragat ettiğinden, bu bağımsız bölümlere ilişkin davanın reddine; ... nolu bağımsız bölümdeki davalı ... hissenin ....05.2011 tarihinde davacı şirketin gösterdiği ...'...

DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından Taşınmaz Satış Sözleşmesi ve ihtarname ile bahsedilen ödemelere dair banka dekont suretleri delil olarak sunulmuş, Asliye Hukuk Mahkemesince Antalya Kepez Tapu Sicil Müdürlüğünden dava konusu taşınmazların tapu kayıtları, dayanak belgeleri celp edilmiş, tüm deliller toplanmıştır. Dava, adi yazılı şekilde yapılmış olan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin karşı tarafın edimini ifa etmemesi iddiasına dayalı olarak sözleşme gereğince davalılardan ...'e devir ve tescil edilen ...ada ... parsel sayılı taşınmazdaki ... nolu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptal ve tesciline olmadığı takdirde taşınmaz karşılığında yapılan ödeme sonrası bakiye kalan 250.000,00.-TL'nin tahsili istemine ilişkindir. ... tarihli sözleşmenin incelenmesinde; sözleşmenin davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalandığı, sözleşmeye göre davacı şirketin ... Mah. ... ada ... parselde bulunan ... nolu bağımsız dükkanları 1.050.000,00....

UYAP Entegrasyonu