WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Adi ortaklığın, kanun ifadesine göre; adi ortaklık sözleşmesinin tanımı 620. maddede şu şekilde yapılmıştır: “Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir.“ Adi ortaklığın bu tanımından taraflar arasındaki ilişkinin adi ortaklık ilişkisi olup olmadığını yorumlamak mümkün olmayıp, öncelikle adi ortaklık sözleşmesinin unsurlarının irdelenmesi sonra da taraflar arasındaki sözleşmenin bu unsurlarla örtüşüp örtüşmediğinin irdelenmesi yerinde olacaktır. Adi Ortaklığın Unsurları: 1. Kişi Unsuru: Adi ortaklık, tüm ortaklıklar gibi bir kişi birlikteliğidir. Tüzel kişiliği bulunmayan bu ortaklıkta en önemli unsur birbirini tanıyan ve birbirine güvenen kişilerdir. Adi ortaklık sözleşmesinin kurulabilmesi için, en az iki (2) ortağın varlığı gerekir. Adi ortaklığın sonradan tek ortaklı hale gelmesi adi ortaklığın sona erme sebebidir....

Adi ortaklığın, kanun ifadesine göre; adi ortaklık sözleşmesinin tanımı 620. maddede şu şekilde yapılmıştır: “Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir.“ Adi ortaklığın bu tanımından taraflar arasındaki ilişkinin adi ortaklık ilişkisi olup olmadığını yorumlamak mümkün olmayıp, öncelikle adi ortaklık sözleşmesinin unsurlarının irdelenmesi sonra da taraflar arasındaki sözleşmenin bu unsurlarla örtüşüp örtüşmediğinin irdelenmesi yerinde olacaktır. Adi Ortaklığın Unsurları: 1. Kişi Unsuru: Adi ortaklık, tüm ortaklıklar gibi bir kişi birlikteliğidir. Tüzel kişiliği bulunmayan bu ortaklıkta en önemli unsur birbirini tanıyan ve birbirine güvenen kişilerdir. Adi ortaklık sözleşmesinin kurulabilmesi için, en az iki (2) ortağın varlığı gerekir. Adi ortaklığın sonradan tek ortaklı hale gelmesi adi ortaklığın sona erme sebebidir....

a satıldığı halde, tapu devri yapılamadığından kendisi aleyhine ....İcra Müdürlüğünün 2013/12962 sayılı dosyası ile takip yapıldığını iddia etmiştir. Tüm bu hususların 13.05.2012 tarihli ortaklık sözleşmesi ile bağlantısı araştırılmamıştır. Bu durumda tarafların iradesinin ortaklığın tasfiyesi hususunda uyuştuğundan sözedilemez. Ancak, böyle bir talep ortaklığın sona erdirilmesine, yani feshine ilişkin bir talep olarak yorumlanmalıdır. Sona erme sebeplerinin birinin gerçekleşmesiyle birlikte Adi Ortaklık hemen ortadan kalkmaz, ortaklığın tasfiye aşamasına girmesine neden olur. Tasfiye, ortaklar arasındaki ortaklık ilişkisinin tamamen sona erdirilmesine yönelik kanuni bir usuldür. Tasfiye ile artık ortaklık mal varlığı para haline dönüştürülecek, borçlar ödenecek, sermaye değerleri ortaklara iade edilecek ve geri kalan meblağ ortaklar arasında kâr ve zararın paylaşılması esasına göre dağıtılacaktır....

in zamanaşımı def'inin reddine karar verilerek, işin esasına girilip adi ortaklığın haklı nedenle feshi ile birlikte tasfiyesine karar verilmesi, ortaklığın tasfiyesi kapsamında, taleple bağlı kalınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. İlk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, HMK'nın 373/1 maddesi uyarınca, işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar verilmiştir....

Adi ortaklığının ... ve ...'a olan borçlarına kefil olduğu, diğer borçlarını da devraldığına ilişkin bir kayda dosya kapsamı itibariyle rastlanılmadığı gibi 28/10/2010 tarihli ön sözleşmenin asıl sözleşme yapılıp yürürlüğe girmediği, davacıların adi ortaklığa ait taşınmazların muvazaalı olarak davalı şirkete tescil edildiği iddiasının tasarrufun iptali şeklinde değerlendirilmesi noktasında; ... ... ...Ltd. Şti. adına yapılan tescillerin 28/10/2010 tarihli "kardeşlik sözleşmesi" adı ile dayanılan protokolden önce yapılmış olduğu gibi asıl davada davacı tarafça ön sözleşmeye göre ortaklık ilişkisinin tespiti, alacak isteğine ilişkin talepte bulunulma durumu da değerlendirildiğinde taşınmazlara ilişkin devrin iptali talebinin yerinde olmadığı kaanatine varılmakla davacılar ... ve ... tarafından açılan davanın reddine, davacı ... tarafından açılan davanın reddine karar verilmiştir....

Mahkemece; 1-Davacılar ile davalıların murisi arasında adi ortaklığın tespiti talebinin kabulüne ve adi ortaklığın varlığının tespitine, 2-Dava konusu taşınmazların, davalılar adına olan hisselerin 2/3 'ünün iptali ile 1/3'er hisse olarak davacılar adına tesciline, 3-Armoda Tekstil dükkanı üzerinde adi ortaklığının varlığının tespitine, 4-Adi ortaklığın 6098 sayılı yasanın 639.Maddesi gereğince davalıların murisinin ölümü itibariyle sona erdiğinin tespitine, ( fesh olunduğunun tespitine ) 5-Yukarıdaki karar adi ortaklığın tasfiyesi anlamında olmayıp, adi ortaklığın varlığı ve feshinin tespiti ayrı, tasfiyesi ise ayrı usule tabi olup; tasfiye için, adi ortaklığa dair tüm mal varlıklarının ortaya konması gerekir. Bu sebeple, tasfiyeye ilişkin talebin, mahkememizin ayrı esasına kaydedilerek, yukarıda adi ortaklığın varlığının tespitine ve tapu iptaline dair kararın kesinleşmesinin beklenmesine karar verilmiş; hüküm, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Ancak, ana davada tapu iptal ve tescil talebinin söz konusu olduğu, HMK 408 maddesi uyarınca taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklardan kaynaklanan ihtilafların tahkime tabi olmadığı anlaşılmakla, asıl dava yönünden tahkim itirazının reddine, birleşen dava alacak davası olmakla birlikte asıl dava ve birleşen davanın aynı sözleşmeden kaynaklandığı, adi ortaklık hükümlerinin uygulanması gerektiği, tapu iptal tescil davasının mahkemede görülür iken alacak davasının tahkime tabi tutulmasının delillerin değerlendirilmesi ve tarafların menfaatlerine uygun olmadığı anlaşılmakla, birleşen davanın da ana dava ile birlikte görülmesi gerektiği değerlendirilerek, davalı tarafın tahkim itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı taraf adi ortaklığın feshedilmediğini, taraflar arasındaki ortaklık sözleşmesi gereğince ortaklığın yükümlülükleri sona ermeden davacının talepte bulunamayacağını savunmuştur. Taraflar arasındaki 14.10.2017 tarihli iş ortaklığı sözleşmesinin 8....

Tapu kayıtlarına göre dava konusu 810 parselin ½ hissesinin davalıların murisi adına kayıtlı olduğu, 29/09/1993 tarihinde davalıların ½ hisseyi müşterek mülkiyete çevirerek dava dışı ...’a satış yaptıkları, aynı satış senedi ile de murisleri adına kayıtlı 940 parseli ise ... ’e satış yoluyla devrettikleri belirlenmektedir. Tarım alanında karşılaşılan yarıcılık ( ortakçılık ) faaliyeti adi ortaklığın bir uygulama alanıdır. Yarıcı ( ortakçı ) emeğini, tarla sahibi ise toprağından faydalanma hakkını ortaklığa sermaye olarak getirmekte, elde edilen mahsul veya tutarı ortaklar arasında paylaşılmaktadır. Buna göre, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin yarıcılık ortaklığının tasfiyesine ilişkin olduğu, bu kapsamda taşınmaz devrinin yapılacağına dair kararlaştırma yapıldığı anlaşılmaktadır....

konusunda anlaşamadıklarından Mahkeme tarafından Adi Ortaklığın faaliyet konusunda da uzman olan tasfiye görevlisi / görevlileri atanmasına, müvekkili ile davalı müflis şirket arasında imzalanan hisse devir ve ibra protokolleri uyarınca davalı müflis şirketin Adi Ortaklığa ilişkin hiçbir hak, alacak, kar payı, tasfiye payı ve sair isteminin bulunmadığı da dikkate alınarak Adi Ortaklığın yasal düzenlemelere uygun olarak tasfiyesine, huzurdaki davanın ......

tan 16.07.2005 tarihinden itibaren işleyecek banka avans faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılar yönünden açılan davanın reddine, kabul edilen miktar yönünden 21,358 TL vekalet ücretinin davalı ...Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, reddedilen miktar yönünden 21,358 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava itirazın iptali ve alacak istemine ilişkin olmasına rağmen, mahkemece tapu iptal ve tescil davası olarak nitelendirilmesi ve bu nitelendirme uyarınca yargılamaya devamla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. 2-Takip konusu miktar 316.461 TL olup, mahkemece takibin 1.608 Tl üzerinden yapıldığının kabulü isabetsizdir. 3-Gerekçede, “Davanın ...Şirketi yönünden kabulüne, diğer davalılar bakımından reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir” denilmesine rağmen, hüküm fıkrasının 3’üncü bendinde dava ...Şirketinin yanı sıra ... bakımından da...

UYAP Entegrasyonu