ın 1/2 oranında hisse sahibi oldukları adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkin taraflarca imzalanan 18/04/2022 tarihli sözleşme hükümlerinin uygulanarak sözleşmenin kazai yoldan infazını sağlanmasını ve sözleşme hükümlerine göre taraflar arasındaki ADİ ORTAKLIĞIN FESHİ VE TASFİYESİNE, adi ortaklığın tasfiyesi sırasında taraflarca sözleşmede kararlaştırılan taksim ve tasfiye usulü uygulanarak taraflara en az zarar verecek ve yararlarına olacak biçimde tasfiyenin mümkün oldukça aynen taksim yöntemi ile infazına, adi ortaklığın tasfiyesi sırasında taraflarca imzalanan sözleşmede kararlaştırılan taksim ve tasfiye usullerinin uygulanmasına, ortaklığa ait taşınır, taşınmaz, şirket payları, nakit vesair tüm varlıkların müvekkili ...'ın 1/2, davalılar ... ve ...'...
Kar payının da yarı yarıya davacı ve davalı arasında paylaştırılmasına, adi ortaklığın bu şekilde tasfiyesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Tarafların iddia ve savunmalarından ve dosya kapsamından, davacının para, davalının ise emek ve mesaisini koyduğu bir adi ortaklık oluşturulduğu, adi ortaklığın konusunun taşınmaz alım satımı olduğu ve davalının yönetici ortak konumunda bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının davadaki talepleri incelendiğinde adi ortaklığın fesih ve tasfiyesininde istenildiğinin kabulü zorunludur. Hal böyle olunca, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesinin de BK. 538.maddesi uyarınca yapılması gerekir. Anılan yasa hükmünde belirtildiği üzere; tasfiye bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan dolayı tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi, malların paylaştırılması, yada satış yoluyla elden çıkarılmasıdır....
Davacı gönderdiği 30.12.2008 tarihli ihtarla sözleşmenin uzamayacağı bildirilerek senet bedelinin ödenmesini talep etmiş,davalı taraf ise cevabi ihtarında, zarar ettiklerini, ödenecek bir şey olmadığını öncelikle adi ortaklığın tasfiyesi yapılması gerektiğini bildirmiştir. Davacının adi ortaklığın süresinin uzatılmayacağından adi ortaklığa koyduğu nakit sermayesinin ödenmesini teminen açtığı dava esas itibarıyla adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini içeren bir taleptir. Taraflar arasında ki sözleşmede ihalelerin davalı şirket adına alınacağı, defter ve hesapların davalı şirket tarafından tutulacağı, vergilerin ödeneceği, kar ve zararın eşit olarak paylaştırılacağı, ortaklığın süre ya da başka bir sebeple sona ermesi halinde, öncelikle varsa ortaklığın borçlarının ödeneceği, sonra davacının nakit sermayesinin ödeneceği, kalan miktar olursa eşit olarak paylaşılacağı yazılıdır....
Ortaklık sözleşmesinde feshi bildirme hakkı saklı tutulmuş veya ortaklık belirsiz bir süre için ya da ortaklardan birinin ömrü boyunca kurulmuşsa, bir ortağın fesih bildiriminde bulunmasıyla. 7. Haklı sebeplerin bulunması hâlinde, her zaman başkaca koşul aranmaksızın, fesih istemi üzerine mahkeme kararıyla. " şeklinde düzenlenmiştir. Ortaklığın konusu olan işin tamamlandığı, geçici ve kesin kabullerin yapıldığı bu şekilde ortaklığın sona erdiği tarafların kabulündedir. Buna göre adi ortaklığın TBK' nın 638/1-1 maddesi kapsamında sona erdiği kabul edilmiştir. Davacı tarafından ortaklıktan kaynaklanan alacağın tahsili talep edildiğinden, mahkememizce dava, ortaklığın tasfiyesi olarak kabul edilmiş ve ortaklığın, TBK' nın 643 ve 644. Maddeleri ile Yargıtay 3. HD' nin ilkeleri doğrultusunda tasfiyesi yoluna gidilmiştir. TBK' nın kazanç ve zararın paylaşımım başlıklı 643....
Somut uyuşmazlıkta, uyuşmazlık adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi niteliğinde olduğundan adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkin davanın da Asliye Ticaret Mahkemesince heyet olarak görülmesi gerektiğinden, mahkemece tek hakimle karar verilmiş olması isabetli bulunamamıştır. Belirtilen nedenlerle, davaya Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından heyet halinde bakılarak yapılacak yargılama neticesinde oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun (diğer hususlar incelenmeksizin) kabulü ile HMK.'nun 353/1-a,3 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır....
Mahkemece,taraflar arasında...Restaurant adlı işyerinin 25.12.1995 tarihinden itibaren işletilmesi hususunda % 50’şer hisseler oranında adi ortaklık ilişkisinin bulunduğunu,davacı tarafça açıkca adi ortaklığın feshi ve tasfiyesinin istenmediğinden işyerinde daha önceden çalışan işçilere yapılan bir kısım tazminat ödemelerinin doğrudan diğer adi ortaktan istenmesinin mümkün olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş ,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı ile davalı arasında adi ortaklık sözleşmesi olduğu ihtilafsızdır.Davacı eldeki davada ortaklığa konu işyerinde önceden çalışan işçilere yaptığı ödemelerden davalının hisesi oranında sorumlu olduğu iddiası ile eldeki davayı açmıştır..Davacının bu talebi adi ortaklığın fesih ve tasfiye talebini de içermektedir.Hal böyle olunca adi ortaklık sözleşmesi gereği taraflar arasındaki ilişkinin B.K nun 520 vd maddeleri gereğince tasfiyesi gerekir....
Dava, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi, katılıp payı, kar payı, maddi tazminat istemine ilişkindir. Adi ortaklık; iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir(TBK. 620/1 md.). Diğer bir anlatımla, adi ortaklık; birbirini tanıyan, birbirlerinin kabiliyet ve şahsiyetlerine güvenen, eşit ve aynı durumda olan gerçek veya tüzelkişilerin, müşterek amacın gerçekleştirilmesini sağlayacak vasıtaları (sermaye paylarını veya emeklerini) ortaklığa getirme konusunda karşılıklı ve uygun irade beyanlarının birbirine ulaşmasıyla teşkil eden bir kişi topluluğudur....
Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından alınan 07/07/2021 tarih ve 608 numaralı karar ile yeni kurulan Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresi, Tekirdağ İlinin mülki sınırları olarak belirlenmiş, akabinde yine Hakimler ve Savcılar Kurulunun 08/07/2021 tarih ve 568 numaralı kararı ile Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/09/2021 tarihinden itibaren faaliyete geçirilmesine karar verilmiştir. 01/09/2021 tarihinden itibaren mahkememiz yargı çevresinde, ticari davalar yönünden görevli mahkeme Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan mahkememizin görevsizliğine ..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "..., adi ortaklığın tasfiyesi ve kar payının tahsili istenilmiş olup; taraflar arasındaki ilişki adi ortaklık sözleşmesine dayanmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki miras ortaklığının fesih ve tasfiyesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliği nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacılar, davalı ile aynı murisin mirasçıları olduklarını,murisle baba-oğul olan davalının kendilerine ait fabrikayı adi ortak olarak işlettiklerini, murisin sağlığında 2006 yılında ortaklıklarını sonlandırdıklarını ve murisin fabrikayı tek başına işletmeye başladığını,murisin vefatından sonra davalının fabrikaya el koyup tek başına işletmeye başladığını,tereke tesbiti sırasında davacılardan ... ‘ün temsilciliğinin kaldırıldığını ileri sürerek ticari işletmede şeklen var görünen miras ortaklığının fesih ve tasfiyesine,ortaklığa yönetici atanmasına karar verilmesini istemişlerdir....
Yapı San. ve Tic. A.Ş.'den alt yüklenici olarak alındığını ve büyük kısmının tamamlandığını ancak ekonomik sıkıntılar nedeni ile kalan kısmın başka bir firma ile oluşturulacak adi ortaklık ile yürütülmesine karar verildiğini, bunun için davalı şirket ile 17/08/2012 tarihinde adi ortaklık kurulduğunu ve 23/08/2012 tarihinde faaliyetine başladığını, bu adi ortaklığın üst yüklenici firmanın muvafakati ile kurulduğunu ve kısa süre sonra üst yüklenici ile davalı şirket arasında sözleşme imzalandığını, ancak sözleşmenin yazılı olarak düzenlenmesine gerek duyulmadığını, adi ortaklığın tünel inşaatını tamamlamasına rağmen davalının kar paylarını vermediğini belirterek adi ortaklığın tasfiyesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kardan 10.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir....


