Mahkemesinde açılan davada, yükleniciye düşen 3-4-5 ve 6.dairelerin davacı adına tescili talep edilmiş, mahkemece; devir sözleşmesi gereğince borç altına giren ve hak sahibi olan kişinin davalı ... olduğundan bahisle davacının tapu iptal-tescil talebinin reddine karar verilmiş, 15.Hukuk Dairenin 16.02.2011 tarih ve .... sayılı Düzeltilerek Onama ilamında, davacı şirket ile davalı ... arasında adi ortaklık ilişkisi olduğu davada adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi de istenmediği için davalı ... yönünden bu gerekçe ile reddi gerektiği belirtilmiştir. Taraflar arasında BK 520 ve devamı maddeleri (TBK 620.mad. vd) gereğince adi ortaklık kurulduğu, dava konusu taşınmazın da adi ortaklık konusu olduğu, ortaklığın fiilen sona erdiği anlaşılmaktadır. Bir ortak tarafından adi ortaklığa ait bir taşınmazdaki payının bedelinin istenmesi, aynı zamanda ortaklığın feshi ve tasfiye istemini de kapsar.Uyuşmazlık için maddi ve hukuki vaka bu şekilde değerlendirildiğinde inceleme bu yönde yapılmalıdır....
DAVA : Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) DAVA TARİHİ : 31/05/2023 KARAR TARİHİ : 12/09/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/09/2023 DAVA: Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 26/03/2012 tarihinde imzalanan, ortak girişim beyannamesi başlıklı belgede, işin adının "..." olarak nitelendirilip, her iki şirketin ortaklık oranının %50 olarak belirlendiğini, adi ortaklığın konusunu teşkil eden işin 26/03/2014 tarihinde imzalanan sona erdirme protokolü ile sona erdirilerek, TBK madde 639/1fıkra hükmünde düzenlenen sona erme şartlarını gerçekleştiğini, Adi ortaklığın tasfiyesi amacıyla müvekkili şirket tarafından davalı şirkete elektronik posta, ihtarname, mail yoluyla yapılan başvuruların sonuçsuz kalması üzerine, müvekkili tarafından adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi amacıyla ......
Uyuşmazlık, sözleşme hükümlerinin taraflarca ihlal edilip edilmediği, gelirin paylaşılıp paylaşılmadığı,davacının adi ortaklık payını alıp almadığı, cezai şart alacağının doğup doğmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır. Tarafların tüm bu uyuşmazlık noktalarındaki taleplerinin, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi kapsamında bulunduğu kabul edilmeli ve uyuşmazlık; bu çerçevede ele alınıp değerlendirilmelidir. Taraflar arasında düzenlenen 13.03.2013 tarihli protokolde adi ortaklığın süreli olduğu ve 30.10.2013 tarihinde sona erdiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, adi ortaklığın sona ermesinin zorunlu ve kaçınılmaz bir hukuki sonucu da, sona erme ile birlikte ortaklığın tasfiye aşamasına girmesidir. Tasfiye, ortaklar arasındaki ortaklık ilişkisinin tamamen sona erdirilmesine yönelik kanuni bir usuldür....
Davalı ise, ortaklığın sona erdiğini ve tasfiyenin de yapıldığını 2007/158-4567 savunarak, buna ilişkin 11.11.2001 tarihli protokolü ve senetleri ibraz etmiş ise de, bu protokol ile Lastik bayiliğine ilişkin adi ortaklığın sona erdiği anlaşıldığı gibi, ibraz edilen ve davalı tarafından davacıya ödenen senetlerin de, dava konusu ortaklığa ilişkin olmadığı, davacı tarafından belirtilmiştir. Davacı dava dilekçesinde, dava tarihine kadar ödenmeyen kar payı ile birlikte, dava konusu ortaklığa koyduğu sermaye yi de talep etmiştir. Şu halde davacının kar payından, ayrı olarak, fiilen sona ermiş adi ortaklığın tasfiyesini de istediğini, kabul etmek gerekir. Adi ortaklığın tasfiyesinin bizzat Mahkemece yapılması gerekir. Davalı yönetici ortaktır. Bu nedenle BK'nun 530/2 maddesi gereğince hesap verme yükümlülüğü vardır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesi ve tasfiye payı alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine(yetki yönünden) yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 1,50 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 23.02.2016 günü oybirliğiyle karar verildi....
Davalı şirket defterlerine ulaşılamadığından davacının davalı şirketten kar payı, ortaklık payı ve benzeri isimler altında bir ödeme alıp almadığı ile davacının adi şirket ortağı kabul edilmesi halinde ne kadar kar payı alabileceğinin hesaplanması mümkün olmamıştır. Nihai takdir ve değerlendirme sayın mahkemenize aittir ..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür....
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava 6098 sayılı TBK'nın 620 ve devamı maddelerine göre adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi talebidir. 7155 sayılı Kanun'un 20. Maddesi ile eklenen 6102 Sayılı Kanun'un 5/A maddesi uyarınca "bu Kanunun (TTK) 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı" olarak düzenlendiği, söz konusu düzenlemenin dava şartı olması nedeniyle uygulamasının zorunlu olduğu, aynı yasanın 23....
Eğitim ve Yapı Anonim Şirketi aleyhine , Büyükçekmece ... Noterliği'nin 25.11.2017 tarih ve ... yevmiye nolu işlemi ile kurulan ve 04.06.2018 tarihinde feshedilen adi ortaklığa istinaden 0.9 tarihinde yapılan protokolün 2/1 fıkrası uyarınca alacaklının katkı payı ve kar payı alacağı olarak Beylikdüzü, ......
Somut olayda davacı, iş bu dava ile adi ortaklığa konu işletmeye davalı tarafından alınmadığını belirterek işletmede bulunan demirbaşlara ilişkin payını talep etmiştir. Davalı ise, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi için dava açıldığını, bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Görüldüğü üzere, taraflar arasında adi ortaklık sözleşmesinin bulunduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bir ortak tarafından adi ortaklığa ilişkin olan sermaye payının istenmesi aynı zamanda ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsar. Uyuşmazlık, bu bağlamda değerlendirilip, çözüme kavuşturulmalıdır. Bu durumda, mahkemece; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmalı, Türk Borçlar Kanununun 642.madde ve devamı hükümlerine göre tasfiye işlemi gerçekleştirilmelidir....
KARAR Davacılar, asıl ve birleşen davada Maltepe cezaevinin yapımı için davalı ile birlikte adi ortaklık oluşturduklarını, davalının yönetici ortak olduğu adi ortaklığa yaklaşık 4,5-5 milyon TL ödediklerini, başından beri ortaklığı yöneten davalının hesap vermekten kaçındığını, cezaevi inşaatının tamamlanarak dava dışı idareye teslim edildiğini ve bu suretle ortaklığın amacına ulaştığını, davalının kendilerine kar payı vermediğini ileri sürerek inşaatın tamamlanarak idareye teslimi nedeniyle adi ortaklık sözleşmesinin feshini, tasfiye bilançosu yapılarak verdikleri katılım payı ve adi ortaklığın hesaplanacak mal varlığından müspet bakiye kalması halinde %40 hisselerine tekabül eden miktara ilişkin olarak her bir davacı için fazlası saklı kalmak üzere 10.000 TL katılım payı ve 10.000 TL kar payı olmak üzere toplam 40.000 TL.nin tahsilini istemişler, 14.5.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile de 9.544.428.08 TL.nin ödetilmesini talep etmişlerdir....


