WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Davacı eldeki dava ile, davalının bu ortaklık payı için ödemiş olduğu ortaklık katılım (sermaye) payını, kar payı alacağını ve işletme yeri için ödenen depozito bedelini talep etmekte olduğundan, artık taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin sona erdiğinin kabulü gerektiği kuşkusuzdur. Nitekim dava konusu adi ortaklığın yaklaşık üç aylık bir işletme süresi sonunda iş yerinin kapatılması suretiyle sona erdiği ve iş yerindeki demirbaşların davalı tarafça satıldığı her iki tarafın da kabulündedir. buna göre fiilen sona eren adi ortaklıkta davacının talebinin adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkindir ve tasfiyenin mahkemece bizzat yapılması gerekmektedir. Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nın 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir....

Sayılı ilamı ile "...Davanın KISMEN KABULÜNE; 9.200,00 TL'nin 06/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,..." dair karar verilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 27/01/2021 tarih ... esas ... karar sayılı ilamı ile "...Dava, anaokulu işletilmesine yönelik adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir....

Mahkemece; davanın adi ortaklık nedeniyle kar payı verilmesine ilişkin olduğu, protokolle ortaklığa son verildiği, protokolle fesih ve tasfiyeye ilişkin yükümlülükler üstlenerek bunun taraflarca kararlaştırıldığı, düzenlemeye göre dava tarihinde ve halen tasfiyenin gerçekleştirilemediği, davacının alacak kalemlerinin taraflar arasındaki düzenlemeye tabi olup, davacının buna göre tasfiye işlerini tamamlaması, davalı buna yanaşmaz ise yasal yolla tasfiye süresini işleterek adi ortaklığın varılan mutabakat ve taahütlere göre tasfiyesinin gerçekleştirmesi, oluşan sonuca göre alacaklı olup olmadığı belirlendikten sonra davalıya karşı alacak davası açması gerektiği, mevcut durumda belirlenmiş bir alacağı bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir. Taraflar arasında adi ortaklık kurulduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır....

Dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinin fesih ve tasfiyesi ile adi ortaklıktan kaynaklı tapu iptali tescil ve alacak istemine ilişkindir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.) Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nun 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir. Tasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı ile 27/12/2003 tarihinde imzaladıkları sözleşmeyle fırın işletmek üzere adi ortaklık kurduklarını, ancak davalının 2005 yılı Haziran ayından beri kar payını ödemediği gibi fırını da 2006 yılı Kasım ayında 3. bir kişiye kiraladığını ileri sürerek; adi ortaklığın sona erdiğinin tespiti ile tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir....

Ancak, Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.” hükmünü içermektedir. Adi ortaklığın sona erme sebeplerini düzenleyen BK'nın 535 inci (TBK'nın 639 uncu) maddesinin birinci fıkrasında; ortaklık sözleşmesinde öngörülen amacın gerçekleşmesiyle ortaklığın sona ereceği düzenlenmiştir. Adi ortaklığın sona ermesi ile birlikte ortaklık tasfiye aşamasına girer. Ortaklar arasındaki hukuki bağ, tasfiye tamamlanmadan ortadan kalkmış kabul edilemez. Tasfiye, ortaklar arasındaki ortaklık ilişkisinin tamamen sona erdirilmesine yönelik kanuni bir usuldür. Tasfiye ile artık ortaklık malvarlığı para haline dönüştürülecek, borçlar ödenecek, sermaye değerleri ortaklara iade edilecek ve geri kalan meblağ ortaklar arasında kar ve zararın paylaşılması esasına göre dağıtılacaktır. Adi ortaklığın tasfiyesi ya tarafların anlaşması suretiyle ya da bizzat mahkemece yapılır....

ın uhdesinde olduğu belirlenen, 194.863,65 TL paradan, ortaklık oranı olan 4/8'si oranındaki 97.431,85 TL'den daha önce diğer ortaklara ödendiği tespit edilen toplam 56.000,00 TL düşüldükten sonra kalan 41.431,80 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile diğer ortaklar; Davacı ...'a ortaklık payı (1/8) oranında 10.357,95 TL, Davacı ...'a ortaklık payı (1/8) oranında 10.357,95 TL, Davacı ...'a ortaklık payı (1/8) oranında 10.357,95 TL, Davacı ...'e ortaklık payı (1/8) oranında 10.357,95 TL şeklinde verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir. 1-Dava; adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, her ne kadar, bozmaya uyma kararı verilmiş ise de; bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir....

Hukuk Dairesi tarafından İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmekle, davanın görüldüğü İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın dayanağı olarak ileri sürülen 01.09.1991 tarihli protokolün bir tarafında ... Dış Ticaret A.Ş., diğer tarafında ..., ...ve Ali isimli kişilerin bulunduğu, protokolde geçerlilik süresinin 31.12.1993 tarihine kadar olduğunun belirlendiği, protokolün bir adi ortaklık olarak kabul edilmesi halinde Borçlar Kanuna göre belirlenen sürenin dolması ile adi ortaklığın kendiliğinden sona erdiğinin kabulü gerektiği, protokolde adı geçen ... Dış Tic. A.Ş.nin 1994 yılında kapandığı, ortaklardan birinin ölümü ile de adi ortaklığın sona erdiği, davacının davalı ... Kağıt A.Ş.de 1994 yılı ile 1999 yılları arasında ortak olduğu, 1999 yılında hisselerini devrederek ayrıldığı, bu şirkete karşı geçmişe dönük ortaklık payı kar payı talebi ile İstanbul Anadolu 14....

in cafe işletmecisi faaliyetinde bulunup işletme hesabına göre defter tuttuğunun tespit olunduğunu, müvekkilinin tacir sıfatı bulunmasa dahi diğer davalılar ile gıda işletmesinin faaliyete geçirmek maksadıyla adi ortaklık kurdukluarnı, bu nedenle tarafların tacir olduğu uyuşmazlıkta çözüm merciinin asliye ticaret mahkemesi olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, taraflar arasında adi ortaklık olduğunu ve davacının ortak bulunduğunun tespiti, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile ödendiği iddia olunan katkı payı ve uğranılan menfi zararın tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle, mahkemenin görevsizliğine, davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır....

DAVA : Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) DAVA TARİHİ : 26/12/2016 KARAR TARİHİ : 15/09/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/09/2021 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, davalılardan ...İnşaatın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borçlusu olduğunu, davalılar arasında ise adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, davacının kredi alacağının tahsili amacıyla davalılar arasında bulunan adi ortaklığın tasfiyesine, ...İnşaatın adi ortaklıktaki hissesine düşecek olan kar payı, tasfiye payı, doğmuş ve doğacak her türlü hak ve alacağın ihtiyaten haczine ve tasfiyesine, bu süreç tamamlanana kadar iş ortaklığının üçüncü kişilerdeki hak edişleri üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiş, 08.11.2017 tarihli celsede yapılan icra takibinin itiraza uğraması nedeniyle davanın açıldığını, halen adi ortaklığın yaptığı iş nedeniyle verilen teminat mektubunun riskinin...

UYAP Entegrasyonu