ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağı ve sözleşmenin feshi sebebi ile uğranılan zararın tazmini davasıdır....
, eksiklerin 06.02.2008 tarihinde tamamlandığı ve 11.02.2009 tarihinde yapılan keşif sırasında da cezaevi kompleksinin faal hâlde ve inşaatın tamamlanmış olduğunun tespit edildiği, bu nedenle sözleşme ile kararlaştırılan amacın gerçekleştiği ve taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiye aşamasına geldiği, ihale dosyası, hak edişler, banka talimatları, ödeme dekontları, inşaat yapım sürecine ilişkin harcama faturaları, banka hesap özetleri, ticari defterler ve muhasebe kayıtlarının incelenmesi sonucunda adi ortaklığın 88.474.937,70 TL hak ediş tutarı ve 906.715,92 TL KDV iadeleri olmak üzere toplam gelirinin 89.381.653,62 TL; toplam giderinin ise 72.229.629,74 TL olduğu, tasfiye kârının 17.152.023,88 TL, demirbaş gelirinin 5.013.401,29 TL olarak hesaplandığı, katılan ...'...
İlkokul inşaatları ve cami, subasman inşaatı ile ada içi alt ... ve çevre düzenleme işi Sözleşmesi"nin yüklenicinin akde aykırı davranışları nedeni ile feshedilmesi, işin başkasına ihale edilmesi ve sözleşmenin feshi nedeniyle davalı şirketin 6.000.904,73 TL zararının doğması, yüklenicinin 1.169.324,28 TL'lik hakediş alacağının bulunması ve bu bedelin 6.000.904,73 TL'lik zararının bir kısmına karşılık mahsup edildiğinde yüklenicinin davalı şirketten bir alacağının bulunmaması nedeniyle reddedildiğini, davalı şirket tarafından ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde yüklenici ... İnşaat A.Ş ile ... İnşaat A.Ş.'den oluşan adi ortaklıklık firmaları aleyhine 28.12.2007 tarihinde, davalının bakiye zararı olan 4.831.580,45 TL alacağın tahsili için ... 2. Ticaret Mahkemesinde 2007/901 Esas no.lu dava açıldığını, adi ortaklığın pilot ortağı ... İnşaat San.Ve Tic.A.Ş'nin de ... 9....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Mahkemece, talepte bulunanın, ihtiyati tedbire konu taşınmazın şirkete ait olduğunu, şirketin tek taşınmazını bedelinden düşük fiyata satarak şirketteki çıkma payı alacağını azaltacağını, şirketin feshi, ortaklıktan çıkma ve çıkma payı alacağı için esas davayı tedbir kararından sonra açacaklarını iddia ve beyan ettiği, itiraz eden vekilinin ise tedbirin haksız olduğunu, tarafların bir aile şirketi olup hem Malatya'da bulunan ... Şirketinin hem de Nazilli'de bulunan ... Şirketinin ortaklık yapısını ve tasfiyesi konusunda anlaştıklarını ve aralarında 11.08.2023 tarihli bir protokol yapıldığını, bu protokol ve anlaşma çerçevesinde ise dava konusu şirketlerin tüm menkulleri paylaşıldığını, Nazilli'deki taşınmaz ise talep eden ...'...
Esas sayılı dava dosyası sonucunun bekletici mesele yapılmasına karar verilmekle, bekletici mesele yapılan Mahkememiz dosyasında tasfiye işlemlerinin gerçekleştirilmesi için tasfiye memurları konusunda görüşlerini bildirmesi için taraf vekillerine kesin süre verildiği, taraf vekillerinin tasfiye memurlarında anlaşamaması üzerine 13.12.2018 tarihli celsesinde 3 kişiden oluşan tasfiye memuru tayin edildiği, mahkememizin 17.10.2019 tarihli celsesinde tasfiye memuru ücretini müştereken ve müteselsilen yatırmaları için asıl ve birleşen davada taraf vekillerine kesin süre verildiği ancak tasfiye memuru ücretinin yatırılmadığı saptanmış olup, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Davalı ...'ın vefat etmesi sonucu, nüfus kayıtları dosya arasına alınmış, davalı ...'in mirasçıları ..., ...'a tebligat çıkarılmış, mirasçılardan ... Mahkemesinden verilen karar ile mirası red ettiklerine ilişkin karar ilamı dosya arasına alınmış, sadece ... mirasçı olarak davaya dahil edilmiştir....
ortaklık kurduklarını, ortak hesaba bizzat gönderdiği 1.343.000,00 Euro’nun bir kısmı ile taşınmazlar alındığını, davalı ile aralarındaki kişisel ilişki sona erdiğinden adi ortaklığın da devam ettirilemeyecek hale geldiğini ileri sürerek, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini, malların paraya çevrilmesini, katılım payı olarak koyduğu 528.000,00 Euro’nun iadesini, kalan miktar olursa paranın tasfiye kârı olarak TBK.’nun 643. maddesine göre dağıtılmasını, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde 1299 ada 6 parseldeki 1, 2, 3, 4 ve 6 nolu bağımsız bölümler ile 1270 ada 26 ve 1268 ada 14 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini, bu talebin de kabul edilmemesi halinde taşınmazların dava tarihi itibariyle değerinin yine dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, ıslah dilekçesinde, taşınmazların inançlı işlemle davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek, adi ortaklığın feshi talebinden vazgeçip tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa...
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ve davalı şirket arasındaki ticari ilişkide ve ortaklık ilişkisinde hiçbir zaman tek satıcılık sözleşmesinin uygulanmadığını, tek satıcılık hükmünün taraflar arasındaki 30/04/2021 tarihli sözleşme ile tadil edilerek davalı şirketin sadece davacının müşterilerine mal tedarik etmemek şartını yükümlendiğini, genel hükümlere tabi bir tedarik sözleşmesi olarak uygulandığını, taraflar arasında adi ortaklık olduğunu, davalı şirketin adi ortaklığın 30/04/2021 tarihinde tasfiye edildiğini, ortakların adi ortaklığa ait şirketleri ve bu şirketlerin mal varlıklarını paylaştıklarını, davacı şirketin de 30/04/2021 tarihli sözleşmede kararlaştırılan paylaşım uyarınca ........
Ortaklık Sözleşmesi” niteliğinde olduğunu, söz konusu adi ortaklığın tarafları “müvekkili şirket” ile “davacı ... ve dava dışı Arzu Dalbaşar” olduğundan, bahse konu adi ortaklık tasfiye edilmeden işbu davanın neticelendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, “Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşme olduğunu, 08/05/2014 tarihli “İşbirliği Sözleşmesi”nin konusu sözleşmenin hasılat paylaşımına yönelik düzenlemeyi haiz olması ve ortaya konulan ürünlerin ortaya çıkarılış şekli de taraflar arasında bir adi ortaklık ilişkisi olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, yalnızca mali hakların devrine yönelik bir anlaşma olmuş olsaydı, iş birliği sözleşmesi olarak ifade etmeyeceklerini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda, taraflar arasındaki iş birliği, bir satış gelirine ilişkin paylaşım esasına dayalı olarak yürütülmekte ise ortada bir “adi ortaklık” söz konusu olduğunu, ... tarafından gerçekleştirilen...
a devredildiği, adi ortaklığı sonlandıran Borç Tasfiye, Sulh Ve İbra Protokolü'nün tapu devir tarihi olan 30.06.2016 tarihinden 15 gün önceki 15.06.2016 tarihi olduğu, Protokolün imza tarihinin15.06.2016 tarihi olduğu net olarak belli olmasa dahi; 22 nolu bağımsız bölümün 30.06.2016 tarihinde davalı ...'...
AŞ tarafından sunulan, ...- ... nam ve hesabına yapılan harcama ve ödemelere ilişkin toplam 7.549,368,26 TL (KDV dahil) tutarında adi ortaklığın yapmadığı işlerin onların nam vc hesabına yaptırılması sonucu 3. kişilere ödendiği iddia edilen kayıtlara ve faturalara yer verildiği, bu harcamaların davacı karşı davalı Muııgan ......


