tutulamayacağı, Davalının kaçak elektrik kullanımı tespitinden sorumlu tutulamayacağı, söz konusu tespitin usulsüz elektrik kullanımı olarak değerlendirilmesi gerektiği,ancak takip talebinin incelenmesinde, davacının takip dayanağı olarak kaçak elektrik tutanaklarına dayandığı,itirazın iptali davalarında takip dayanağı alacak ile itirazın iptali davasında dayanak gösterilen alacak nev'inin aynı olması gerektiği,takip dayanağı ile itirazın iptali davasında bilirkişi incelemesine konu edilen alacak türünün aynı olmadığı dolayısıyla davacının işbu takiple bu alacağı talep edemeyeceği anlaşılmakla, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir....
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Davanın icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı verilmesi istemine ilişkin olduğu, davacı şirketin davalı aleyhinde kaçak elektrik bedelinin faizi ve KDV si ile birlikte tahsili için ilamsız icra takibi yaptığı, davalının takibe itirazında ve davaya karşı savunmasında davacıya borçlu olmadığını beyan eder olduğu anlaşılmıştır....
İcra Müdürlüğünün 2004/3359 esas sayılı takip dosyasında davalının vaki itirazının iptaline ve asıl alacak olan 1.703,47 YTL nin %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, 09.01.2004 tarihli Kaçak Elektrik Kullanım Durum Tespit Tutanağına dayanarak abone olan davalıdan kaçak kullanım bedelinin tahsili için eldeki davayı açmıştır. Dosya kapsamından davalının 18.08.1994 tarihli sözleşme ile elektrik abonesi olduğu, aboneliğin bulunduğu taşınmazı 14.11.2003 tarihinde dava dışı ...'a sattığı ve 23.03.2004 tarihli sözleşme ile de aboneliğin bu şahsa geçtiği tartışmasızdır. Mahkemece borcun aboneliğin değiştirilmesinden önce olup abone olan davalının abonelik sözleşmesi gereğince borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kaçak elektrik kullanımı haksız fiil niteliğinde olduğundan fiili gerçekleştirenin şahsi sorumluğu söz konusudur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesi ile; davalı aleyhine abone olmadan elektrik kullandığından bahisle, düzenlenen kaçak elektrik tutanağına istinaden başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava, abone olan davalının kaçak elektrik kullanımı iddiasıyla toplam 11.436.87 YTL alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptaline ilişkindir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillerle ve bilirkişi raporlarına göre davalının işletmekte olduğu iş yerinde kaçak elektrik kullandığı, kaçak kullanılan elektrik bedelinin toplam 7.698,12 YTL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ----- gereğince kaçak elektrik kullanımı ve usulsüz elektrik kullanımı olarak ikili bir ayrıma gidildiğini, ----- yönetmelikte yer alan açıklamalar neticesinde öncelikle müvekkil şirkete isnat edilen eylemin kaçak elektrik kullanımı olmadığını ancak usulsüz elektrik kullanımı olarak isnat edilebileceğinin kabulünün gerektiğini, Usulsüz elektrik kullanımı şeklinde yapılan açıklamaların şu şekliyle kabul edildiğini, a) Serbest tüketici niteliği ile birden fazla gerçek veya tüzel kişinin aralarından yetkilendirdiği bir tüketici adına satın alınan tek bir ortak sayaç ile ölçülebilen elektrik enerjisi tüketmesi hali dışında, ölçme noktasından sonraki kendi elektrik tesisatından üçüncü şahıslara elektrik enerjisi vermesi, b) Kendi adına perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmadan daha önceki tüketici adına düzenlenen ödeme bildirimlerini ödemek suretiyle elektrik enerjisi tüketmesi, c) Sayaç ve ölçü devreleri mühürsüz olduğu halde ilgili...
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/09/2014 NUMARASI : 2013/243-2014/470 Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı şirket vekili dava dilekçesinde; Davalı aleyhine Konya 13. İcra Müdürlüğünün 2012/5375 sayılı dosyasıyla takip yapıldığını, borçlunun itirazıyla takibin durdurulduğunu, davalının abone olmaksızın kaçak elektrik enerjisi kullandığını, itirazın dayanaksız, haksız ve kötü niyetli olduğunu, itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir....
Buna göre, fiili kullanıcıya karşı rücu hakkı mevcut olan abonenin sözleşmesi iptal edilmediği sürece, fiili kullanıcı ile beraber elektrik dağıtım şirketine karşı kaçak elektrik kullanımı ve normal kullanım bedelinden dolayı müteselsil sorumluluğunun devam edeceği kuşkusuzdur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ve Dairemizin istikrar kazanmış uygulamasına göre abonelik iptal ettirilmedikçe o abonelik üzerinden tüketilen su, elektrik ve doğalgaz bedelinden fiili kullanıcı ile birlikte abone de müteselsilen sorumludur. Bu durumda, aboneliğini iptal ettirmeyen ve kaçak kullanıma sebebiyet veren abone davacının sözleşme nedeni ile sorumlu bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Nitekim, aynı ilkeler HGK 27.04.2011 tarih ve 2011/19-104 E.-239 K.sayılı kararında da benimsenmiştir. Somut olayda, davacının 27.08.2001 tarihinde abone olup, 13.03.2006 tarihinde aboneliğini iptal ettirdiği anlaşılmaktadır....
Dosya kapsamı ve davalının adres ve iş yeri bilgileri incelendiğinde uzun zamandan beri dava konusu yerde ticari faaliyetini sürdürdüğü anlaşılmaktadır. Gerek alınan bilirkişi raporlarında tutulan tutanağın hukuka uygun olmadığı, davalının kaçak elektrik kullanımı kapsamına alınamayacağının bildirilmesi gerekse uzun yıllardır kendisine abonelik olmadan elektrik kullanımı yaptığı için bir işlem yapılmamış ve ödemeleri devam etmiş davalıya karşı usulsüz elektrik kullanımı iddiasında bulunulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu göz önüne alınarak davacının iddiasının yerinde olmadığı görülmüş ve davanın reddi yoluna gidilmiştir....
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13/1.maddesine göre, yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketilmesi kaçak elektrik kullanımı sayılır. EPDK'nun 29.12.2005 tarih ve 622 sayılı Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı kararının tahakkuk başlıklı kısmında "Kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilen tüketicinin, (C) bendindeki usul ve esaslar gözönünde bulundurularak; (B)-(1)-(a) bendinin 1.paragrafı, (B)-(1)-(b) bendi ve (B)-(2) bendi çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu abone grubuna kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilen tarihte uygulanmakta olan tek terimli aktif enerji bedelinin 1,5 (bir buçuk) katı ile çarpılarak kaçak tahakkuk bedeli hesaplanır ve bu bedel fatura edilir. (Güç ve reaktif enerji bedeli alınmaz)" hükmü yer almaktadır....


