WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

KANITLAR VE GEREKÇE / Dava, icra memur muamelesini şikayet davasıdır....

Davacı vekili, 20 yılı aşkın bir süredir Hollanda'da gurbetçi işçi olarak çalışan ve bu çalışmaları sonucunda birikimlerini T.C. Ziraat Bankası ... Şubesi'ndeki mevduat hesabında değerlendiren müvekkilinin 2009 yılında tatilini geçirmek üzere memlekete geldiğinde hesabında para bulunmadığını öğrendiğini, hesabında bulunan 94.090.-TL nin ... 1. İcra Müdürlüğünün 2008/1771 esas sayılı takip dosyasından gönderilen haciz müzekkeresi nedeniyle İcra Müdürlüğü hesabına gönderildiğini, bahse konu icra dosyası ile borçlusu davacı, alacaklısı ise ... isimli bir şahıs olan 85.000....

senet nedeniyle de alacaklı hakkında 09.07.2020 günü 2020/1214 soruşturma sayılı dosyasıyla ......

BİRLEŞEN ------- ESAS SAYILI DOSYASINDA: 32-İddia: Davacı dava dilekçesinde özetle, müsnet dosyadaki zararların davacının taşınır ve taşınmaz bütün şahsi mal varlığına ve ev eşyalarına ihtiyati ve icrai haciz konulması ve sahibi olduğu araçlarının muhafaza altına alınması ile uğranılan zarar, hakkında haksız ihtiyati haciz uygulanmak suretiyle borçlarını ödeyemez hale düşürülüp iflasa sürüklenen -------- uğradığı zarar sebebiyle hissedar ve şirket sahibi olarak uğranılan zarar ve hakkında haksız ihtiyati haciz uygulanmak suretiyle-- ödeyemediğinden, ----- şirketinin ödeyemediği borçların davacının üzerine kalmış olması ve --- şirketinin borçlarına şahsi kefalet ve -- sebebiyle uğranılan icra takipleri ve --- Banka borcu nedeniyle evinin cebri icrada satışından uğranılan zarar olduğunu, davalının haksız ihtiyati haciz, haksız icrai haciz, aşkın ve aşırı haciz uygulaması sonucunda maruz kalınan maddi---- esas sayılı dosaysında talep edilen maddi tazminatlar ile tahsilde tekerrür olmamak üzere...

TL daha ödeme yapıldığı, davalı şirket kurucu ortak ve yöneticilerinin, inşasına hiç başlanmayan ve ifası da mümkün olmayan taşınmaza ilişkin maketten konut satışı yapmak suretiyle, davacı ve aynı durumda olan başkaca birçok kişiden para toplamak suretiyle haksız fiil işledikleri, gerçekleşen eylemleri nedeniyle halen yargılandıkları da dikkate alındığında, haksız fiil sorumluluğu kapsamında davacının doğrudan uğradığı zararlardan yönetici, denetçi ve kurucu ortak sıfatıyla sorumlu oldukları, sorumluluk haksız fiilden kaynaklandığından, davalıların davacının doğrudan zararı dışında munzam (aşkın) zararından da sorumlu oldukları, yargılama sırasında iade edilmeyen senetler nedeniyle üçüncü kişiye ödenen 43.654,72 TL'nin de tahsiline karar verilmesi gerektiğinin davacı tarafça ileri sürüldüğü, bu tutarın da eklenmesi sonucunda davacının isteyebileceği doğrudan zarar tutarı 137.954,72 TL'ye ulaşmış olduğu, ancak her ne kadar bu tutar da davacının doğrudan zararını oluşturuyorsa da, davacı...

Oysa, yatırılmayan bir kısım vergi bedelleri şikayet tarihinden beş yıl öncesine dayanmaktadır. Bu süre içerisinde birçok kez Genel Kurul Toplantısı yapılıp Şirket hesapları ibra edilmiştir. Ayrıca, ödenmeyen sigorta prim borçları nedeniyle daha önceden icra takibi gerçekleştirilip haciz yapılmış, dolayısıyla ödemelerdeki aksama önceden bilinmesine karşın başlangıçta şikayetçi olunmamış, buna mukabil sanığın sigortalı olarak çalışmasına ve yönetim kurulu üyeliğini sürdürmesine göz yumulmuştur. Yine bir kısım tanıklar, sanığın borcu bulunduğunu, ancak bunun vergi ve sigorta bedellerinden kaynaklanmadığını, sigorta ve vergi affı çıkacağı yolundaki yaygın kanı nedeniyle esasen o tarihlerde sigorta ve vergi borçlarının yatırılmadığını belirtmişlerdir....

edildiğini, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, müvekkili alacağına karşılık başlatılan icra takibin davacıya hemen tebliğ olmasına rağmen haciz şerhi işlenen gayrimenkul satış aşamasına geldikten 6 ayı aşkın süre sonra savcılığa suç duyurusunda bulunması ve aldatıldığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyanla öncelikle zamanaşımı nedeniyle davanın reddini, olmadığı takdirde esastan reddini talep etmiştir....

Yukarıda açıklandığı üzere,şikayet üzerine davalı hakkında tefecilik suçundan kamu davanın zamanaşımı nedeniyle düşürüldüğü, açığa imzanın kötüye kullanılması yönünden ise süresi içinde şikayet hakkının kullanılmaması nedeniyle düşme kararı verildiği ve kararın usul ve kanuna uygun olduğundan Yargıtay kararıyla onanarak kesinleştiği, yani yemin edecek olan davalılar aleyhinde,ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya kalma durumunun artık söz konusu olmayacağı açıktır.(Yarg.13....

Sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, İcra İflas Kanunu madde 72/3, "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez." şeklinde düzenlendiğini, davaya konu icra dosyası kapsamında yapılan hacizler, icra dairelerince yapılan muamele kapsamında olmakla birlikte, İcra İflas Kanunu madde 16 uyarınca icra dairelerince yapılan muameleler, öğrenildiği tarihten 7 gün içinde icra mahkemesine şikayet olunabileceğini, davacı tarafın aşkın haciz yapıldığı iddiası iş bu davanın konusunu oluşturmamakla birlikte söz konusu iddianın huzurdaki dava kapsamında değerlendirilmesi hukuka aykırı olacağını, Kanunun açık hükmü uyarınca, borçlu gecikmeden doğan zararı karşılayarak alacağın %115'i üzerinde teminat yatırsa dahi icra takibi durdurulamayacağını, bu doğrultuda dosyaya teminat yatırılsa dahi, borçlunun mallarının haczedilmesi ve satılması önlenemeyeceğini, davacı taraf, ilgili icra dosyasında haczedilen malların teminat kabul...

Bu itibarla; mahkemece görevlendirilen bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, değerlemenin yapıldığı tarih açıkça belirtilmediği sürece, kıymet takdirine itiraz davasındaki keşif tarihinin, İİK’nun 128/a-2 maddesinde düzenlenen 2 yıllık sürenin başlangıç tarihi olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, şikayet işleminin ruhuna da uygun düşmeyecektir. Somut olayda, ihaleye konu taşınmazın kıymet takdiri işleminin, icra müdürlüğünce 27.01.2017 tarihinde yaptırıldığı, başka dosyadan haciz alacaklısı olan 3. kişinin taşınmaza takdir olunan değerin gerçek değerinin altında olduğunu ileri sürerek kıymet takdirine itiraz etmesi üzerine, ... İcra Hukuk Mahkemesinin 17.10.2017 tarih ve 2017/384 E. 2017/713 K. sayılı dosyasında şikayetin kabulüne karar verildiği görülmüştür....

UYAP Entegrasyonu