WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE, 2-Alınması gereken 59,30 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 375,71 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 316,41 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine, 3-a.Maddi tazminat yönünden, Davalı ...------------. davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar --- davacıdan alınarak davalıya verilmesine, b.Manevi tazminat yönünden, Davalı ..------------ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki---- ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 7------tarafından karşılanan---ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına...

Dosyada bulunan yazılı kanıt ve belgelerin karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen ve bozma kararından sonra ortaya çıkan hukuki nedenlerin yeniden incelenmesinde; Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydına konulan ... şerhi nedeniyle 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesine göre tazminat istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1945 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre kesinleşen ... kadastrosu, 1993 yılında kesinleşen 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B uygulaması ile 1964 yılında kesinleşen arazi kadastrosu vardır. Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 107 ada 53 (eski 549) parsel sayılı 23.669 m² yüzölçümlü tarla niteliğindeki taşınmaz, yörede 1964 tarihinde 766 sayılı Kanun çerçevesinde yapılan tapulamada Aralık 1951 tarih 115 sıra numaralı tapu kaydı revizyon gösterilerek ... adına 23.05.1965 tarihinde tesbit ve tescil edilmiştir....

Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri. 2. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinin birinci fıkrası. 3....

Mahallesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4 üncü maddesi gereğince 2012 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında, 127 ada 28, 127 ada 29, 155 ada 29, 128 ada 1 ve 111 ada 3 parsel sayılı taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldıkları ve davalı ...' ın kullanımında bulundukları şerhi verilmek suretiyle Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra 128 ada 1 parsel sayılı 7.998,18 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) çerçevesinde 30.10.2013 tarihinde satış yoluyla davalı ... oğlu ... adına tapuya tescil edilmiş, 127 ada 29 parsel sayılı 2.525,58 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise 6292 sayılı Kanun çerçevesinde 08.01.2015 tarihinde...

Köyü çalışma alanında bulunan 105 ada 11 parsel sayılı 3.779,86 m2 yüzölçümündeki ve 143 ada 1 parsel sayılı 1.556,48 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ... oğlu ...’ün kullanımında olup parsel üzerindeki fındık ağaçlarının kendisine ait olduğu şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Maliye Hazinesi adına 25.06.2010 tarihinde tespit ve 05.08.2010 tarihinde tescil edildikten sonra, 6292 sayılı Kanun uyarınca 105 ada 11 parsel 20.11.2013 tarihinde, 143 ada 1 parsel ise 20.01.2014 tarihinde ...’e satılarak bu kişi adına tescil edilmiş ve bilahare 143 ada 1 parsel 27.05.2015 tarihinde ... tarafından ...’a satılmıştır. Davacı ... vekili, muris ......

Bu aşamadan sonra; Hazine tarafından, tapu malikleri olan eldeki davanın davacısı ile .... aleyhine 17.04.2006 tarihinde açılan tapu iptal ve tescil davasında, taşınmazın öncesinin 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi kapsamında olduğu gerekçesi ile kaydın iptali ile Hazine adına tescile karar verilmiş ve hüküm kesinleşmiştir. 6831 sayılı Yasanın değişik 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapıldığından, aynı maddenin üçüncü fıkrası gereğince “Uygulama kesinleştikten sonra tapuda kesin tashih ve tescil işlemi yapılması” zorunludur. Öncesi orman olan dava konusu taşınmazın, 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması sonucu orman sınırları dışına çıkarma işlemi 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşmesine rağmen, kanunun açık hükmüne aykırı olarak kesin tashih ve Hazine adına tescil işlemleri yapılmamıştır....

Köyü çalışma alanında bulunan 145 ada 4 parsel sayılı 2.270,99 m2 yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve bu parselin 1982 yılından beri fındık bahçesi olarak ... oğlu ... Aydınhan kullanımında olduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Maliye Hazinesi adına 12.06.2012 tarihinde tespit ve 06.08.2012 tarihinde tescil edildikten sonra 6292 sayılı Kanun uyarınca 13.11.2013 tarihinde ...’a satılarak bu kişi adına tescil edilmiştir. ... ise 02.03.2015 tarihinde taşınmazı ...’a satmıştır....

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1947 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre kesinleşen kadastrosu, 1991 yılında kesinleşen 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B uygulaması ile 1958 yılında kesinleşen arazi kadastrosu vardır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın arazi niteliğinde olduğu kabul edilmek ve gelir esasına göre değer tespit edilmek suretiyle, dava tarihi itibarıyla hesaplanan değer üzerinden tazminat ödenmesine karar verilmiş ise de; karar dosya kapsamına ve yerleşik uygulamaya uygun değildir....

Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesi kapsamındaki alanların mülkiyetinin Hazineye tasarruf hakkının ise Orman ve Su İşleri Bakanlığına ait olduğundan Devlet ormanı olan bir yerin kazanılmasının mümkün bulunmadığını, dava konusu yerin orman olmasına yönelik olarak davanın muhatabının da Orman İdaresi olduğunu, davanın Hazineye yöneltilmesinin yerinde olmadığının davanın bu yönüyle husumetten reddi gerektiğini, haksız olarak oluşturulmuş tapu kaydına değer verilmesinin yerinde olmadığını, usul ve kanuna aykırı olduğunu, tazminat istemi için haksız bir işlemin varlığının şart olduğunu, söz konusu davada böyle bir durumdan bahsedilemeyeceğini, tazminat istemi yerinde olmadığı gibi tazminata hükmedilmesinin de kabul edilemeyeceğini, orman iddiası ile açılan davalar sonucunda Hazine adına tesciline karar verilen taşınmaz malikleri tarafından açılan tazminat davalarının 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda (4721 sayılı Kanun) yerini...

Köyünde, 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 08.07.1948 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 12.10.1987 tarihinde ilân edilerek kesinleşen evvelce sınırlandırılması yapılmış olup da herhangi bir şekilde orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosu ve bu ormanlarda ve evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulaması vardır. 1) Davacı gerçek kişiler vekilinin mülkiyet ve tazminat talebi yönünden; İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazlar, 1948 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde iken 2510 sayılı Kanun uyarınca 1952 yılında iskan yoluyla yolsuz olarak ..., ... ve ... adlarına tapuya tescil edildiği, akabinde 1959 yılında 2510 sayılı Kanun uyarınca verilen taşınmaz, Kanun kurallarına uyulmadığı gerekçesiyle 2510 sayılı Kanunun 5098 sayılı Kanun ile değişik 39. maddesi gereğince geri alınarak Hazine adına kaydedildiği, idareye geri alma...

UYAP Entegrasyonu