WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Bu nedenle, nafaka borçlusunun kendi kusuru bulunmaksızın yoksulluğa düşmesi halinde, hâkim Yasa metninde açıkça belirtilmese dahi 4721 sayılı TMK’nın 1. maddesine göre yoksulluk nafakasının koşulları ve kabul ediliş amacını göz önünde bulundurarak, nafakanın 4721 sayılı TMK’nın 176. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince tamamen kaldırılmasına da karar verebilecektir…” gerekçesiyle Anayasanın 2. maddesine aykırı görmediği iptal isteminin reddine karar vermiştir. Öte yandan, Anayasa’nın 17. maddesine göre herkesin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı vardır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 8. maddesi uyarınca da özel yaşama saygı kapsamında kişinin fiziksel ve zihinsel bütünlük ve bireyin kendisini gerçekleştirme ve kendisine ilişkin kararlar alabilme hakkı bulunmaktadır. Bireyin ödeyeceği nafaka maddi ve manevi varlığını ortadan kaldırmamalıdır (Anayasa Mahkemesi, İbrahim Acar Başvurusu, Başvuru No: 2016/3140, Karar tarihi: 07.11.2019)....

Anayasa’nın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, Temel Haklar ve Hürriyetlerin Niteliği başlığını taşıyan 12. maddesinde de, herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtilmekte olup, 17. maddesinde ise herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Konuya ilişkin olarak; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 24. maddesinde: “Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir....

Anayasa’nın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, “Temel hak ve hürriyetlerin niteliği” başlığını taşıyan 12. maddesinde de, herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtilmekte olup, 17. maddesinde ise herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Konuya ilişkin olarak; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 24. maddesinde: “Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hakimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir....

Bunlar kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK m.24), isme saldırı (TMK m.26), nişan bozulması (TMK m.121), evlenmenin butlanı (TMK m.158/2), boşanma (TMK m.174/2) bedensel zarar ve ölüme neden olma (818 sayılı BK m.47, 6098 sayılı TBK m56) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesi (818 sayılı BK m.49, 6098 sayılı TBK m. 58) olarak sıralanabilir. 4721 sayılı TMK’nın 24. maddesi ile 818 sayılı BK’nın 49. maddesi diğer yasal düzenlemelere nazaran daha kapsamlıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 24. maddesinde; “Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hakimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.”...

Bunlar kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK m.24), isme saldırı (TMK m.26), nişan bozulması (TMK m.121), evlenmenin butlanı (TMK m.158/2), boşanma (TMK m.174/2) bedensel zarar ve ölüme neden olma (818 sayılı BK m.47, 6098 sayılı TBK m56) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesi (818 sayılı BK m.49, 6098 sayılı TBK m. 58) olarak sıralanabilir. 4721 sayılı TMK’nın 24. maddesi ile 818 sayılı BK’nın 49. maddesi diğer yasal düzenlemelere nazaran daha kapsamlıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 24. maddesinde; “Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hakimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar yada kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.”...

Ruh Sağlığında yatışı ve tedavi gördüğü evrakların tarihleri ve uygulanan tedavi ile evraklar istenmesi gerekeceğini ve bu konuda rapor alınması durumunda ...’nun muvafakat tarihinde hukuki ehliyetin olmadığı tespit edilebileceğini, davalı banka tarafından usul ve uygulamaya aykırı bir şekilde müvekkili ...’nun hastalık durumunu bilmelerine rağmen planlı bir şekilde ipotek tesisi için muvafakati alındığını, muvafakat beyanı dikkatlice incelendiğinde evrakın maktu olduğunun müvekkili ...’nun sadece ad soyadı ve imzasının alındığını yazının içeriğinin banka yetkilisi tarafından tartışılmadığının ve müvekkili ... ’in muvafakat nameyi okuduğuna ve anladığına ve açık onayına dair hiçbir ibarenin olmadığının, matbu evrakın boş kısımları banka memuru tarafından doldurulduğunun görüldüğünü, bununla birlikte TMK 194. Madde ve yönetmelik gereğince açıkça kendi el yazısı ile “Eşim adına kayıtlı bulunan ………Taşınmaz üzerine ipotek konulmasını arz ediyorum....

Uyuşmazlık Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olup olmadıkları, buradan varılacak sonuca göre erkek eş yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinde yazılı maddi-manevi tazminat ile kadın eş yararına aynı Kanun'un 175 inci maddesinde belirtilen yoksulluk nafakası koşullarından hangisinin oluştuğu noktasında toplanmaktadır. D. Gerekçe 1. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 166, 174 ve 175 inci maddeleri. 2. Değerlendirme 1. Uyuşmazlığın çözümü bakımından ilgili kanun maddelerinin incelenmesinde yarar görülmektedir. 2. Bilindiği üzere TMK’nın "Evlilik birliğinin sarsılması" başlıklı 166 ncı maddesinin 1 ve 2 nci fıkraları; "Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir....

DAVA Davacı, 07/04/2014 tarihinde düşme sonucu kafa travmasına maruz kaldığını ve kısmi felç geçirdiğini, 10 gün hastanede tedavi gördüğünü, bir süre konuşmadığı gibi bakıma muhtaç kaldığını, oğlu Mehmet ile eşi ...'...

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 14.07.2020 tarihli ve 2018/1518 Esas, 2020/795 Karar sayılı kararı ile; davacı kadının kişisel ilişki tesisi ve nafakalar ile erkeğin kusur tespiti, tazminatlar ve yargılama giderlerine yönelik istinaf taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine, davacı kadının tazminat miktarına ilişkin istinaf talebi ile davalı erkeğin yoksulluk nafakasına ilişkin istinaf taleplerinin kısmen kabulüyle ilk derece mahkemesinin tazminatlara ilişkin 6 ncı bendi ile yoksulluk nafakasına ilişkin 5 inci bendinin 2 cümlesinin kaldırılmasına, davacı kadın yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 174/1-2 nci maddeleri gereğince takdiren 15.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın, TMK 176 ncı maddesi gereğince aylık 400,00 TL'den takdiren 3 yıllık olmak üzere toplam 14.400,00 TL toplu yoksulluk nafakasının davalı erkekten tahsiline karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1....

Bunlar kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK m.24), isme saldırı (TMK m.26), nişan bozulması (TMK m.121), evlenmenin butlanı (TMK m.158/2), boşanma (TMK m.174/2) bedensel zarar ve ölüme neden olma (818 sayılı BK m.47, 6098 sayılı TBK m56) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesi (818 sayılı BK m.49, 6098 sayılı TBK m. 58) olarak sıralanabilir. 4721 sayılı TMK’nın 24. maddesi ile 818 sayılı BK’nın 49. maddesi diğer yasal düzenlemelere nazaran daha kapsamlıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 24. maddesinde; “Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hakimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar yada kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.”...

UYAP Entegrasyonu