Hukuk Dairesi kararında özetle; "uyuşmazlığın kadastro mahkemesince çözümlenmesi" gereğine değinilerek, Ünye Kadastro Mahkemesini yargı yeri olarak belirlemiştir. Bunun üzerine dava dosyası, kadastro mahkemesine aktarılmış, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacı ... Yönetimi ile müdahil Hazinenin açmış olduğu 2859 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro yenileme çalışmalarına itiraz yönünden açılan davanın reddine, 102 ada 9 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün tesbit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir. Yörede 2859 sayılı Kanun gereğince yapılan yenileme çalışması 21.06.2005 - 21.07.2005 tarihleri arasında ilân edilmiştir. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre davanın reddi yolunda hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır....
Dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılıp, dava konusu parseller yönünden kesinleşmemiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 4/3 maddesinde “Bu çalışmalara muhtar ve bilirkişilerin katılmaması halinde çalışmalar re'sen devam ettirilir” ve 27/5. maddesinde yer alan "Hakim usul ve şekle ilişkin eksiklikler sebebiyle tutanakları kadastro müdürlüğüne iade edemez" yasal düzenlemeleri karşısında, muhtar ve bilirkişilerin düzenlenen kadastro çalışmalarına katılmamaları ve kadastro tutanağını imzalamamaları şeklindeki usul ve şekle ilişkin eksikiliğe dayanılarak dosyanın kadastro müdürlüğüne iadesi şeklinde karar verilmesi kanuna aykırı olup, mahkemece işin esasına girilerek ve deliller toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır....
E. sayılı kadastro tespitine itiraz davasının reddine karar verilmiş; hüküm, asıl dosya davalısı ve birleştirilen dosya davacısı ... ... vekili ile birleştirilen dosya davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre asıl dava, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan yer iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davası, birleştirilen dava ise 22/2-a uyarınca yapılan uygulama çalışmalarına itiraz davası niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 1977 yılında 766 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan arazi kadastrosu çalışması, 10.10.2008 tarihinde askı ilânına çıkarılarak 10.04.2009 tarihinde kesinleşmiş olan 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu ile aynı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesi uygulama çalışmaları ve 05.08.2013 tarihinde kesinleşen 3402 sayılı Kadastro Kanunu 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama çalışmaları bulunmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davadan dolayı yerel mahkemece verilen hüküm davalılar Hazine ve ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Temyiz incelemesinin yapılabilmesi için; Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Kanunun geçici 8. maddesi uyarınca kadastro çalışmalarına başlanıp başlanmadığı ve dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili yerden sorularak tespit edilmesi, Ayrıca, dava dosyasının, 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 433/3. ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddeleri uyarınca tarih ve işlem sırasına göre düzenlenip, dizi listesine bağlandıktan sonra gönderilmesi gerekmektedir....
Hukuk Dairesince, Mersin Kadastro Mahkemesinin 07.10.2016 gün 2016/376 - 250 sayılı kadastro tespitine itiraz davasına yönelik hükmün, dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36/2. maddesi uyarınca kadastro tespit tutanağındaki harca esas değeri nazara alındığında hüküm tarihi itibariyle HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davacı Hazinenin istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davadan dolayı yerel mahkemece verilen hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Temyiz incelemesi yapılabilmesi için Yargıtay'ca incelenmesine gerek görülen, 1) Hacısekililer köyü 112 ada 2 sayılı parsel ile 120 ada 3 ve 120 ada 4 sayılı parsellerinin kadastro tespit tutanakları ve tapu kayıtları, 2) Sözü edilen parseller 3402 sayılı Yasanın 22-a madde hükmüne göre yenileme çalışmaları sonucu oluşmuş ise yenileme çalışmalarına ilişkin tutanak ve haritalar ile taşınmazın yenilemeden önceki parsel sayısına göre tapu kayıtları ile tesbit ve tescil krokileri getirtilerek dosyasına eklenmesi, Ayrıca, dava dosyasının da 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 433/3. maddesi ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliğine uygun olarak tarih ve işlem sırasına göre düzenlenip, dizi pusulasına bağlandıktan sonra gönderilmesi gerekmektedir...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanununun geçici 8. maddesi uyarınca 2013 yılında yapılan kadastro sırasında ... ilçesi, ... beldesi, ... mahallesi, 248 ada 15 parsel sayılı 948,64 m² yüzölçümündeki taşınmaz, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/13 sayılı dosyasında tescil davasına konu olduğu açıklanmak suretiyle, tarla niteliğiyle malik hanesi açık bırakılarak tespit edilmiş, daha sonra 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5. ve 27. maddeleri gereğince tutanak ve ekleri kadastro mahkemesine gönderilmiştir. ... 1....
Dava 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici madde 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Bu tür kadastro çalışmalarında ancak 3402 sayılı Kanunun 19. madde uyarınca muhtesatın beyanlar hanesinde gösterilmesi mümkündür. Zira özel mülkiyete konu taşınmazlarda zilyetlik şerhi verilmesi mümkün bulunmamaktadır. Somut olayda 3402 sayılı Yasa'nın Ek-4. maddesinin uygulaması söz konusu olmadığına göre komisyon tutanağı ile tutanağa eklenen açıklamanın, kullanıcı gösterimine ilişkin olmayıp, 3402 sayılı Kanun'un 19/2 madde de düzenlenmiş olan muhdesata ilişkin olduğu ve asli müdahil Hazinenin davasının da bu şerhin iptaline yönelik olduğu kuşkusuzdur....
"İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanununun Geçici 8. maddesine istinaden yapılan tescil harici yerlerin kadastrosu sırasında, ... mahallesi, 2165 parsel sayılı 8269,40 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... E. sayılı dosyası ile davalı olduğundan söz edilerek 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi uyarınca malik hanesi açık bırakılarak tespit edilmiştir....
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Taşınmazın bulunduğu yörede ilk tesis kadastrosu 1973 yılında 766 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmıştır. 2015 yılında, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/a maddesi ile yenileme çalışması ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun Ek-5 maddesi gereği orman kadastro çalışmaları yapılmış,orman kadastro çalışmaları 03/10/2015 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmaz 3402 sayılı Kadastro Kanununun Geçici 8. maddesi gereği yapılan kadastro çalışmalarında davalı adına tespit edilmiş, askı süresinde dava açıldığından kesinleşmemiştir....


