Tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz." 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra hiçbir merci ve makam kesinleşen sicilde değişiklik yapamaz. 3402 Sayılı Yasanın 4.maddesine göre;” kadastro ekibi; kadastro çalışma alanı sınırının tespitinde il ve ilçelerin belediye sınırları ile köy sınırlarını dikkate alır. Bu sınırlar mahalle, belediye, köy idari sınırları sayılmaz. Sınır tespitlerinde; komşu mahalle veya köyün bilgi ve belgelerinden istifade edilir. Tespit edilen sınır harita veya ölçü krokisinde gösterilir. Kadastro teknisyenlerince tespit edilen sınıra yedi gün içerisinde kadastro müdürlüğü nezdinde itiraz edilebilir. Kadastro müdürü, bu itirazı inceleyerek yedi gün içerisinde karara bağlar. İlgililer hazırsa tefhim, değilse derhal tebliğ edilen bu karara karşı yedi gün içerisinde kadastro mahkemesine itiraz edilebilir....
Somut olaya gelince; Dairemizin geri çevirmesi üzerine mahkemece yapılan araştırma sonucu dosya arasına alınan 29.01.2016 tarihli ....Kadastro Müdürlüğü yazısında; dava konusu taşınmazın kadastro çalışma alanında kaldığı, bu çalışma alanında müdürlükleri tarafından tamamlama kadastro çalışmalarına 16.12.2013 tarihinde başlanıldığı, 14.03.2014 ile 14.04.2014 tarihleri arasında askı ilanı ile tamamlandığı, dava konusu taşınmazın 130 ada 61 parsel numarası ile sınırlandırılmasının yapıldığı ve davalı olarak 31.01.2014 tarihinde kadastro tutanağı tanzim edildiği, tanzim edilen kadastro tutanağının aslı ve eklerinin ise ... Kadastro Mahkemesinin 2014/38 Esas sayılı dosyasına gönderildiği bildirilmiştir. Yani karar tarihi olan 14.03.2013 tarihinden sonra 16.12.2013 tarihinde kadastro çalışmalarına başlanılmıştır. O halde; dava konusu taşınmaz hakkında 3402 sayılı Yasa'nın 30. maddesi hükmünün uygulanacağı kuşkusuzdur....
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda: 1) Davanın kabulü ile 53 nolu Orman Kadastro Komisyonu Başkanlığı'nın 3302 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi uygulaması yönünden ..... köyünde yapmış olduğu tespitin; fen bilirkişileri .... tarafından düzenlenen 23/09/2013 tarihli rapor ve ekli krokide 2 (II), 9 (IX), 10 (X), 11 (XI), 22 (XXII), 24 (XXIV) ve 25 (XXV) sayılı parseller olarak gösterilen taşınmazlar yönünden iptaline, dava konusu taşınmazların "orman" olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davalılardan ... ve ... ile dahili davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, bir aylık süre içerisinde açılan 2/B çalışmalarına itiraz istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanunla değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış ve 04.05.2006 tarihinde ilân edilmiştir....
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde, 3402 sayılı Kadastro Kanunu kapsamında ... kadastrosu ve 2/B maddesi uygulama çalışmaları yapılmış olup, 12.06.2014 tarihinde ilân edilen kadastro çalışmalarına davacılar tarafından süresi içinde dava açılmış olması sebebi ile kesinleşmemiştir. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, taşınmazın ... niteliğini yitirmesi nedeni ile ... sınırları dışına çıkarma yetkisinin ... kadastro komisyonunda olduğu, 6831 sayılı Kanunun 2/B uygulaması ile ... sınırları dışına çıkarma işleminin Hazine adına yapıldığı ve gerçek kişilerin bu yolda idareyi zorlayıcı şekilde dava açmakta aktif dava ehliyeti bulunmadığı belirlenerek bu taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, mahkemece, davacı gerçek kişinin davasının reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır....
Ancak; 3402 sayılı Yasanın (5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen) ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarına itiraz davalarında Hazine yasal hasım olduğu halde, Hazineye yargılama giderleri ve vekalet ücreti yükletilmesi, ayrıca davalı “Mahmut” olduğu halde, kararda “Mustafa” olarak isminin yazılması, kadastro hakimi düzenli sicil oluşturmakla yükümlü olduğundan dava konusu taşınmazlar hakkında sicil oluşturulmaması doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür....
Dava, askı ilan süresi içinde açılan kadastro tespitine itiraz davasıdır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1953 yılında 5602 sayılı Kanun uyarınca tapulama çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmalarda taşınmaz ... olduğu gerekçesiyle tespit harici bırakılmıştır. 2011 yılında ise 6831 sayılı Kanun uyarınca ... kadastrosu ve 2/B çalışmalarına başlanmış ve çalışmalar 18/07/2013 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Bu çalışmalarda taşınmaz ... sınırları dışında bırakılmıştır. 2014 yılında ise 3402 sayılı Kanunun Geçici 8. maddesi gereğince arazi kadastrosu yapılmış olup 31/12/2014-29/01/2015 tarihleri arasında ilan edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, kadastro mahkemesine verdiği 30/09/2010 tarihli dava dilekçesinde özetle; ... İli, ... İlçesi, ... Köyü 170 ada 6 ve 7 nolu parsellerde bulunan taşınmazlarının kısmî olarak orman alanından çıkarılmadığını, evinin bulunduğu kısmın orman alanında kaldığını belirterek, yapılan tespite itiraz etmiş, ayrıca, 4 ve 6 nolu parsellerin şahsına yazılması gerekirken, müşterek yazıldığını belirterek yapılan ek 4 madde çalışmalarına itiraz etmiştir. Beykoz Kadastro Mahkemesinin 13/11/2012 tarih ve 2010/2900 E. - 2012/1070 Karar sayılı kararı ile davacı ...'ın davası yönünden teknik bilirkişi ... ...'...
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Taşınmazın bulunduğu yörede ilk tesis kadastrosu 1973 yılında 766 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmıştır. 2015 yılında, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/a maddesi ile yenileme çalışması ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun Ek-5 maddesi gereği ... kadastro çalışmaları yapılmış,... kadastro çalışmaları 03/10/2015 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmaz 3402 sayılı Kadastro Kanununun geçici 8. maddesi gereği yapılan kadastro çalışmalarında davalı adına tespit edilmiş,askı süresinde dava açıldığından kesinleşmemiştir....
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Taşınmazın bulunduğu yörede ilk tesis kadastrosu 1973 yılında 766 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmıştır. 2015 yılında, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/a maddesi ile yenileme çalışması ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun EK-5 maddesi gereği ... kadastro çalışmaları yapılmış,... kadastro çalışmaları 03/10/2015 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmaz 3402 sayılı Kadastro Kanununun Geçici 8. maddesi gereği yapılan kadastro çalışmalarında davalı adına tespit edilmiş, askı süresinde dava açıldığından kesinleşmemiştir....
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Taşınmazın bulunduğu yörede ilk tesis kadastrosu 1973 yılında 766 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmıştır. 2015 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/a maddesi ile yenileme çalışması ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun Ek 5. maddesi gereği ... kadastro çalışmaları yapılmış, ... kadastro çalışmaları 03/10/2015 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmaz 3402 sayılı Kadastro Kanununun Geçici 8. maddesi gereği yapılan kadastro çalışmalarında davalı adına tespit edilmiş, askı süresinde dava açıldığından kesinleşmemiştir....


