Kadastro mahkemesince 6 aylık hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığı kaldı ki askı ilanı hukuka uygun olarak yapılmamış olsa dahi usulüne uygun ilan yapılmadan kadastro tutanaklarının kesinleşmeyeceği, bu hususun gerek 6831 sayılı Kanunun 7 ve devamı maddelerinde gerekse 3402 sayılı Kadastro Kanununun 4 ve devamı maddelerinde belirtildiği, usulüne uygun olarak yapılan bir askı ilanının olmaması durumunda kadastro çalışmalarının usulüne uygun olarak tamamlandığından söz edilemeyeceği anlaşılacağından ve 3402 sayılı Kadastro Kanunun 26. maddesinin son bendine göre kadastro mahkemesinin yetkisinin her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başladığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı 09.07.2010 tarihli dilekçeleriyle kendilerinin kullanımında olan ... köyü 450 parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde iken 2/B madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarıldığı ve bu işleminde kesinleştiğini ancak taşınmazın 5831 sayılı Yasanın 8. maddesiyle 3402 sayılı Yasaya eklenen Ek- 4. maddesine göre yapılan düzelteme çalışmalarına konu edilmediğini, bu yanlışlığın düzeltilerek taşınmazın 2/B niteliğinde yer olarak hazine adına tescili ile kendisinin kullanımında olduğunun beyanlar hanesine şerh verilmesi talebiyle dava açmıştır....
Taşınmaz üzerinde zilyetlik şerhi sahibi olun ... mirasçılarının şahsi hakkı bulunmakta olup ayni hakkı bulunmadığından ve 5831 sayılı Yasanın 8. maddesiyle 3402 Sayılı Yasaya eklenen Ek-4 Maddesine göre kullanım durumunu tespit kadastrosu sadece 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ve 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlere yönelik olarak yapılabileceğinden , dava konusu taşınmaz ise fiili orman olması nedeniyle orman olarak tahsis edilmiş olduğundan ve orman idaresini 5831 sayılı Yasanın 8 maddesiyle 3402 sayılı Yasaya eklenen Ek-4 Maddesine göre kullanım kadastrosu yapılmasına zorlayıcı nitelikte olan dava açılamayacağından, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA aşağıda yazılı olan onama harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine 05/06/2012 günü oybirliği ile karar verildi....
8. Hukuk Dairesi 2021/6812 E. , 2022/10538 K. "İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, ... İli ... İlçesi ...Mahallesinde bulunan, sınırları dava dilekçesinde gösterilen ve hakkında kullanım kadastrosu tutanağı düzenlenmeyen taşınmaza ilişkin olarak 5831 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek-4. madde uyarınca yapılan aplikasyon ve düzeltme çalışmalarına itiraz ile taşınmaza kullanım şerhi verilmesi istemine ilişkin dava açmıştır. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, iş bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Orman Yönetimi vekili 29.03.2011 tarihli dava dilekçesi ile, .... köyü ilk orman tahdidinin 1941 yılında yapılarak kesinleştiğini, 6831 sayılı Kanuna göre orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması ve 1992 yılında 3302 sayılı Kanuna göre çalışmalar yapıldığını, bu çalışmalar sırasında dava konusu parsellerin tamamının kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, (3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/A maddesi uyarınca yapılan) kadastro çalışmalarında dava konusu 241 ada 1, 2, 3, 4, 5 parsellerin davalılar adına tespit edildiğini belirterek, tespitin iptaliyle taşınmaz kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığından orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiş; 25/03/2014 tarihli oturumda davalarının hem mülkiyet hem de 22/a çalışmalarına yönelik olduğunu beyan etmiştir....
tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... 07.07.2010 tarihli dava dilekçesinde; ... köyünde 6831 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulamalarının 29/12/ 2008 tarihinde ilân edilerek kesinleştiğini, bu yerde 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunla eklenen Ek 4. madde gereğince yapılan çalışmaların 07/06/2010 tarihinde ilân edildiğini, çekişmeli 1304 parselin askı ilân cetvelinde isim hanesi boş bırakılarak ilâna çıktığını, 1975 yılında yapılan tapulama çalışmalarına ait ilân cetvelinde ise, ... oğlu ... adına tespit gördüğünü, oysa bu yerin eylemli orman olduğunu ileri sürerek, tespitin iptali ile eylemli orman niteliğinde adına tescili istemiyle kadastro mahkemesinde dava açmıştır. Kadastro mahkemesince, ......
Ancak, kadastro mahkemesinin görevi, kadastro tutanağının tanzimi tarihinden, tutanağın kesinleşmesine kadar geçecek zaman içindeki itiraz ve davalarla sınırlıdır. Başka bir anlatımla, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, kadastro mahkemesinin yetkisi, kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Hakkında tutanak düzenlenmeyen veya düzenlenmiş olup kesinleşen taşınmazlarla ilgili iddiaların genel mahkemede görülmesi gerekir. Tutanak kesinleştikten sonra kadastro mahkemesinin görevi sona erer. Görev hususu, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi de zorunludur....
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ..... köyünde kadastro çalışmalarının 3402 sayılı Kanun ek 5. madde ile geçici 8. madde gereğince yapıldığını, 27/08/2015 tarihinden itibaren askı ilanına çıkarıldığını, .... köyünde ise kadastro çalışmalarının halen devam ettiğini ve askı ilanına çıkmadığını, kadastro çalışmaları devam ettiğinden 855 sayılı taşınmazın orman olup olmadığının henüz tespit edilmediğini, 3402 sayılı Kanunun 41. maddesi gereğince öncelikle kadastro müdürlüğünden talepte bulunulması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karar davacı köy tüzel kişiliğini temsilen köy muhtarı .....tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir....
ili ..... ilçesi ..... köyünde 3402 sayılı Yasanın 22/2-a maddesi gereğince yenileme çalışmalarına ilişkin ilan cetveli,08/02/2011-09/03/2011 tarihleri arasında askıya çıkarılarak ilan edilmiştir....
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 09.06.1969 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 3402 sayılı Yasa çalışmalarına esas olmak üzere yapılıp kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır....


