Ancak, kadastro mahkemesinin görevi, kadastro tutanağının tanzimi tarihinden tutanağın kesinleşmesine kadar geçecek zaman içindeki itiraz ve davalar için söz konusudur. Başka bir anlatımla, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, kadastro mahkemesinin yetkisi, kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Hakkında tutanak düzenlenmeyen veya düzenlenmiş olup kesinleşen taşınmazlarla ilgili iddiaların (davaların) genel mahkemede görülmesi gerekir. Tutanak kesinleştikten sonra kadastro mahkemesinin görevi sona erer. Görev hususu, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi de zorunludur. Somut olayda; yörede 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen Ek - 4. madde uyarınca yapılan kulanım kadastrosu sırasında davacının dava ettiği taşınmaz hakkında kullanım kadastrosu tutanağı düzenlenmediği dava dilekçesindeki açıklamalardan ve dosya arasında bulunan paftadan anlaşılmaktadır....
Mahkemece davanın reddine, çekişmeli 102 ada 11 sayılı parselin tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Taşınmazın bulunduğu yörede ilk tesis kadastrosu 1973 yılında 766 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmıştır. 2015 yılında, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/2-a maddesi ile yenileme çalışması ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun Ek 5. maddesi gereği orman kadastro çalışmaları yapılmış, orman kadastro çalışmaları 03/10/2015 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmaz 3402 sayılı Kadastro Kanununun Geçici 8. maddesi gereği yapılan kadastro çalışmalarında davalı adına tespit edilmiş, askı süresinde dava açıldığından kesinleşmemiştir....
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Kanunun Ek 4. maddesi gereğince yapılan güncelleme çalışmalarına itiraz niteliğindedir. ...köyünde 3116 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ilk kez 1938 yılında yapılarak 1939 yılında kesinleşen ... kadastrosu ile 1744 sayılı Kanun döneminde yapılan ve 10.05.1977 tarihinde ilân edilerek kesinleşen ... kadastrosu, aplikasyon ve aynı Kanunun 2. madde uygulaması ve 07.08.1985 tarihinde ilân edilen 2896 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması ve yine 1988 yılında 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması vardır. 1997 yılında 2924 sayılı Kanun uyarınca kullanım kadastrosu yapılmış ve kesinleşmiş, 2010 yılında ise 3402 sayılı Kanunun Ek 4. maddesi uyarınca güncelleme çalışmaları yapılmıştır. Bu köyde arazi kadastrosu 1969 yılında kesinleşmiştir....
Hukuk Dairesi 2014/16010- 2014/16555 sayılı 20.11.2014 tarihli kararı ile davanın mülkiyet hakkına açılan dava olduğu Kadastro Kanununun 22/2-a maddesi gereğince açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesi ile ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermiştir. Bunun üzerine Kadastro Mahkemesi eldeki davanın 2011 yılında açıldığı, çekişmeli taşınmazın ise 2013 yılında askıya çıkarılan orman kadastrosu çalışması sonucunda eski ... parsel (yeni ... ada ... parsel) numarası ile orman sınırları dışında bırakıldığı, ilan tarihinden önce açılan davanın orman kadastrosu ve 2/B çalışmalarına itiraz olarak görülmesi gerektiğini belirterek, 1) Davacı ... İdaresi tarafından ... Merkez, ... mahallesi (Eski ... pafta ... parsel) yeni ... ada ... parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan yenileme kadastrosuna itiraz (3402 SK'nın 22/2-a maddesi) davasının reddine; -Dava konusu ... Merkez ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R ... Kadastro Müdürlüğünce 3402 sayılı Kadastro Kanununun ek 5. ve geçici 8. maddesi gereği ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun hükümlerine göre 2015 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında ... ilçesi ... köyü 359 ada ... parsel sayılı 521,05 m2 yüzölçümlü taşınmaz iki katlı betonarme ev, ahır, depo ve avlusu niteliği ile davalı ... adına tespit edilmiştir....
Tapuda kayıtlı olan taşınmazlara ilişkin güncelleme çalışmalarına itiraz davaları kadastro mahkemesinin görevine girmediği gibi, dava, 6 aylık sürede açılan orman tahdidine ve 2/B uygulamasına itiraz davası olmadığından, 3402 sayılı 25. maddesince kadastro mahkemesinin görevine girmez. Uyuşmazlığın çözüm yeri, genel mahkemelerdir. Bu nedenlerle; 6292 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin görevli mahkemece değerlendirileceği gözetilerek davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası hakkında karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişi ve davalı ... Yönetimi vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 01/10/2013 günü oy birliği ile karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ...tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Yörede 2014 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanununun geçici 8. maddesi kapsamında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, ... köyü ... ada 11 parsel sayılı taşınmaz belgesizden ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, 3.006,58 m² yüzölçümüyle ve zeytin bahçesi vasfıyla davalı adına tespit edilmiştir. Davacı ...vekili taşınmazın çalılık ve fundalıktan açma bir yer olup Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunduğunu, davalının taşınmazda zilyetliğinin oluşmadığını ileri sürerek dava açmıştır....
Mahkemece davanın reddine, çekişmeli 122 ada 33 sayılı parselin tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından vekalet ücretine ilişkin olarak davacı Hazine vekili tarafından ise esasa ilişkin olarak temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Taşınmazın bulunduğu yörede ilk tesis kadastrosu 1973 yılında 766 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmıştır. 2015 yılında, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/2-a maddesi ile yenileme çalışması ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun Ek 5. maddesi gereği orman kadastro çalışmaları yapılmış, orman kadastro çalışmaları 03/10/2015 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmaz 3402 sayılı Kadastro Kanununun Geçici 8. maddesi gereği yapılan kadastro çalışmalarında davalı adına tespit edilmiş, askı süresinde dava açıldığından kesinleşmemiştir....
Dava, 3402 sayılı Kanunun Ek .... maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Kanun hükümleri gereğince 1940 yılında yapılan ... tahdidi ile tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen 1744 sayılı Kanunla değişik 2. madde uygulaması ile 3302 sayılı Kanun ile değişik ...B madde uygulaması bulunmaktadır. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, kullanım kadastrosu sırasında hakkında kullanım kadastrosu tespit tutanağı düzenlenen taşınmazlar hakkında tutanağın beyanlar hanesinde yer alan ya da alması gereken kullanıcı ve muhdesat şerhlerine ilişkin olarak askı ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde, askı ilânından sonra ise genel mahkemelerde kullanım kadastrosuna itiraz davası açılmasının mümkün bulunduğu hususu tartışmasızdır....
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 08.05.1987 tarih 1986/3 Esas ve 1987/4 Karar sayılı ilamı da, 766 sayılı Tapulama Kanununun hak düşürücü süre ve kamu malına ilişkin 31 ve 35. maddeleriyle ilgili olup, içtihadı birleştirme kararı ile kamu mallarında hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı kabul edilmiştir. 766 sayılı Kanunun 31 ve 35. maddelerine koşut düzenlemeler 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12 ve 16. maddelerinde de yer aldığına göre, sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı 3402 sayılı Kanunun yürürlüğü döneminde de uygulama olanağı bulacaktır. 5841 sayılı Kanunla, 3402 sayılı Kanunun 12. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen "Bu hüküm iddianın ve taşınmazın niteliği ile devlet ya da diğer kamu tüzel kişilikleri olsa dahi tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır" hükmü ile aynı kanuna eklenen Geçici 10. maddesindeki "Bu Kanunun 12. maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin...


