Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir. Yörede 766 sayılı Kanuna göre yapılıp 1957 yılında kesinleşen genel arazi kadastrosu, 6831 sayılı Kanuna göre yapılıp 22.05.1991 yılında ilân edilen orman kadastrosu ve 2/B çalışması, 2859 sayılı Kanuna göre yapılıp 21.02.2005 yılında kesinleşen yenileme kadastrosu ve 4999 sayılı Kanuna göre yapılıp 24/12/2010 tarihinde ilân edilmiş fennî hataları düzeltilmiş orman kadastro haritası ile 5831 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kadastro Kanununa eklenen geçici 8. maddesine göre yapılan ek kadastro çalışmaları bulunmaktadır....
tarafından temyiz edilmiştir.Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir....
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Taşınmazın bulunduğu yörede ilk tesis kadastrosu 1973 yılında 766 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmıştır. 2015 yılında, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/a maddesi ile yenileme çalışması ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun Ek-5 maddesi gereği orman kadastro çalışmaları yapılmış, orman kadastro çalışmaları 03/10/2015 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmaz 3402 sayılı Kadastro Kanununun Geçici 8 'inci maddesi gereği yapılan kadastro çalışmalarında davalı adına tespit edilmiş, askı süresinde dava açıldığından kesinleşmemiştir....
Mahkemece, 5841 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12.maddesine eklenen hüküm ve geçici 10.madde gereğince davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun “Kadastro tutanaklarının kesinleşmesi ve hak düşürücü süre” başlıklı 12.maddesinin 3.fıkrasında “...Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz...” denilmiştir. 14.3.2009 tarih ve 27169 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5841 sayılı Yasa ile Kadastro Kanununun 12.maddesinin 3. fıkrasına cümle eklenmiş, ayrıca bir de geçici madde ilave edilmiştir....
Yönetimi ise taşınmazın ... sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın ... niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmış, mahkemece ayrı açılan davalar birleştirilmiştir. Yapılan yargılama sonucu mahkemece; davacı Hazine tarafından açılan davanın reddine, davacı ... Yönetimi tarafından açılan davanın kabulüne, ... ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mevkii, 162 ada 1 parselin tespitinin iptali ile ... niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava kadastro tespitine itiraz ve kullanım şerhinin terkini istemine ilişkindir. Yörede 02/08/1977 tarihinde ilan edilip, 02/08/1978 tarihinde itiraz edilmeyen yerlerde kesinleşen ... kadastro çalışmaları ile 11/04/1989 tarihinde ilan edilen 2896 sayılı Kanuna göre 2. madde uygulaması yapılmış ormanlarda 6831 sayılı ... Kanununun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulama çalışmaları bulunmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki 3402 sayılı Kanunun Ek-4. maddesi gereğince yapılan güncelleme çalışmalarına itiraz davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 17/09/2015 gün ve 2015/768 - 7597 sayılı ilâmıyla bozulmasına karar verilmiş, süresi içinde davalı Orman Yönetimi vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dairemiz kararı, karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, usûl ve kanuna da uygundur....
Ancak 19.01.2011 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehdarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaz” ve yine 6099 sayılı Yasanın 17. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen geçici 11. maddesinde “Bu Kanununun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama giderleri içinde uygulanır” hükümleri uyarınca davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğinden hükmün vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir....
(Ek:2) 3402 msayılı Kadastro Kanununun geçici 4 üncü maddesinin geçici nitelikte olması nedeniyle yürürlükte olup olmadığı hususuna açıklık getirilmesine ihtiyaç duyularak ilgi (b) yazımız ile Adalet Bakanlığından görüş istenmiş olup cevaben alınan ilgi (c) yazıda ise ' 3402 sayılı Kanunun geçici 4. maddesinin, madde metninde uygulanmasına ilişkin herhangi bir sınırlama bulunmaması nedeniyle, uygulamasına olanak veren somut olaylar mevcut olduğu müddetçe yürürlükte bulunduğu; tapulama ve kadastro çalışmaları sırasında hukuki niteliği belirlenerek tespit dışı bırakılan taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmese bile bu işlem bir kadastro işlemi olduğundan, bu tür taşınmazlar üzerinde hak iddia edenlerin izlenmesi gereken yolun 766 sayılı Tapulama Kanununun 2. maddesi ve 3402 sayılı Kanunun 7. maddesinin dördüncü fıkrasında belirtildiği, öngörülen süreler içerisinde hak iddiasında bulunulması halinde tespit kesinleşeceğinden, bu taşınmazlar bakımından...
Kadastro mahkemesinin genel olarak görevi 3402 sayılı Kanunun 25. maddesinde, zaman bakımından görev ve yetkisi ise aynı Kanunun 27. maddesinde düzenlenmiştir. 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek -4 madde hükmüne göre yapılan kadastro işlemine itiraz davasında kadastro mahkemesi görevli olup, davacıya ait taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu halde, 3402 sayılı Kanunun Ek-4. maddesine göre bu yer için tutanak düzenlenmediği iddiasıyla açılan davada kadastro mahkemesi görevli değildir. Diğer taraftan, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde yapılan orman kadastrosu, orman kadastrosunun aplikasyonu ve 2/B işlemlerine itiraz niteliğinde olduğu düşünülse bile, altı aylık hak düşürücü süre geçtiğinden, davada kadastro mahkemesi görevli olmayıp genel mahkeme görevlidir....
Köyünde 3116 Sayılı Yasa ile daha sonra 6831 Sayılı Yasa ve bu yasayı değiştiren 1744, 2896 ve 3302 Sayılı Yasalar zamanında orman kadastro, 2. ve 2/B madde uygulamaları ile 3402 Sayılı Yasaya göre kadastro çalışmalarına esas olmak üzere aynı yasanın 4. maddesine göre orman kadastro çalışmaları yapılıp yapılmadığı sorularak yapılmış ise, bu çalışmalara ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme, sonuçlandırma, sonuçların ilanına dair askı ilan tutanakları ile tahdit haritalarının, 2) 2002 yılında yapıldığı anlaşılan 6831 Sayılı Orman Yasasının değişik 2/B madde uygulamasına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme, sonuçlandırma, sonuçların ilanına dair askı ilan tutanağı ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri ilgili orman sınır noktaları ile birlikte gösterir orman tahdit harita örneğinin, bu dosya içinde yer alması; Ayrıca, dava dosyasının da, H.Y.U.Y.’nın 433/3. maddesi ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliğine uygun olarak tarih ve işlem sırasına göre düzenlenip, dizi pusulasına...


