WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

Kadastro mahkemesi ise; dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tutanağının bulunmadığı, davanın iki köy arasındaki mera aidiyetinin tespitine ilişkin olduğu ve genel görevli asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26. maddesinde, “Kadastro mahkemesi, A)---kadastro komisyonu tarafından gönderilen tutanaklara ait davaları B)----askı ilanı içinde açılan davaları C)Mahalli hukuk mahkemelerinden 27. madde gereğince kadastro mahkemesine devredilen davaları D)Kadastro Mahkemelerinde dava açıldıktan sonra, tespitten önceki haklara dayanarak, asli müdahil olarak katılanların iddialarına ilişkin uyuşmazlıkları, inceler ve karara bağlar“ şeklinde düzenlenmiştir Dosya kapsamından, dava konusu edilen taşınmazın, 2014 yılı mera tahsis çalışma programına alındığının ve taşınmaz ile ilgili kadastro çalışmalarına başlanmadığının anlaşılmasına göre uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir...

ORMAN KANUNU [ Madde 3 ] 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 45 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 02.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar Veli ve Can vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü: Davacılar, 14.12.2004 günlü dilekçe ile 4753 sayılı Yasa gereğince oluşturulan Mayıs 1953 tarih 576 numaralı tapu kaydına göre 1979 yılında yapılan kadastro tespiti sonucu adlarına tespit edilip, tapuya kayıt edilen K..:. Köyü 5 pafta 486 sayılı parselin Türk Silahlı Kuvvetlerine kullanma izni verildiği gerekçesiyle 1996 yılında yapılan 2/B madde uygulamasında, orman sınırları içinde bırakıldığını ileri sürerek 1996 yılındaki işlemin iptali ile taşınmazın 2/B madde gereği orman sınırları dışına çıkarılmasını istemiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA KONUSU : Topağaç mahallesi 248 ada 1 sayılı parsel Taraflar arasındaki kullanım kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı hükmün; Dairemizin 02/03/2017 gün ve 2015/11753 E. - 2017/1729 K. sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde asli müdahil Orman Yönetimi vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya içindeki tüm belgeler incelenerek, gereği düşünüldü: 2010 yılında 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunun 8. maddesiyle eklenen Ek-4. madde uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında ... ili,...ilçesi, ... mahallesi 248 ada 1 parsel sayılı 467,29 m² yüzölçümündeki taşınmaz bahçe niteliği ile ... adına tespit edilmiş, beyanlar hanesine "Taşınmazın bahçe vasfıyla 15 yıldan beri ...'...

Ancak, kadastro mahkemesinin görevi, kadastro tutanağının tanzimi tarihinden tutanağın kesinleşmesine kadar geçecek zaman içindeki itiraz ve davalar için söz konusudur. Başka bir anlatımla, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, kadastro mahkemesinin yetkisi, kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Hakkında tutanak düzenlenmeyen veya düzenlenmiş olup kesinleşen taşınmazlarla ilgili iddiaların genel mahkemede görülmesi gerekir. Tutanak kesinleştikten sonra kadastro mahkemesinin görevi sona erer. Görev hususu, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi de zorunludur. Somut olayda, yörede 3402 sayılı Kanunun (5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen) Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kulanım kadastrosu sırasında davacının dava ettiği taşınmaz hakkında kullanım kadastrosu tutanağı düzenlenmediği, dava dilekçesindeki açıklamalardan ve dosya arasında bulunan paftadan anlaşılmaktadır....

Somut olayda; 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan taşınmazın kadastro tespitinin iptali istemiyle açılan davada husumetin kadastro tespit tutanak maliki olan Hazine ile, tutanağın beyanlar hanesinde ismi yazılı bulunan gerçek kişilere birlikte yöneltilmesi gerekir. 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkındaki Yasada orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde yapılacak kullanım kadastrosunda bu yerlere muhdesat ile tasarruf edenler hakkında ne gibi işlem yapılacağı belirtildiği gibi, 27.01.2009 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Kadastro Yasasına eklenen 4. madde şöyledir "EK MADDE 4 - 6831 sayılı Orman Kanununun 20/6/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2'nci maddesi ile 23/09/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2'nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları...

gereğince, 220 ada 8 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu ......

Dava konusu taşınmaz 3402 sayılı Kadastro Kanununun Geçici 8. maddesi gereği yapılan kadastro çalışmalarında davalı adına tespit edilmiş, askı süresinde dava açıldığından kesinleşmemiştir. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı gibi zilyetlikle kazanım koşullarının da oluştuğu gözetilerek hüküm kurulduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 23/09/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi....

Dava konusu taşınmaz 3402 sayılı Kadastro Kanununun Geçici 8. maddesi gereği yapılan kadastro çalışmalarında davalı adına tespit edilmiş, askı süresinde dava açıldığından kesinleşmemiştir. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olmadığı gibi zilyetlikle kazanım koşullarının da oluştuğu belirlenerek hüküm kurulduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına, yatırdığı temyiz harcının istek halinde iadesine, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 30/09/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi....

Kadastro mahkemesince 6 aylık hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığı kaldı ki askı ilanı hukuka uygun olarak yapılmamış olsa dahi usulüne uygun ilan yapılmadan kadastro tutanaklarının kesinleşmeyeceği, bu hususun gerek 6831 sayılı Kanunun 7 ve devamı maddelerinde gerekse 3402 sayılı Kadastro Kanununun 4 ve devamı maddelerinde belirtildiği, usulüne uygun olarak yapılan bir askı ilanının olmaması durumunda kadastro çalışmalarının usulüne uygun olarak tamamlandığından söz edilemeyeceği anlaşılacağından ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26. maddesinin son bendine göre kadastro mahkemesinin yetkisinin her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başladığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir....

Davacı dava konusu taşınmazın evveliyatı itibariyle orman olduğu, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunup, zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürerek tespitin iptali ile taşınmazın Hâzine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın reddine, ..... 102 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, kadastro tespitine itiraz talebine ilişkindir.Dava konusu taşınmazın orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun Ek 5. maddesine ve 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesine göre yenileme çalışması yapılarak 3402 sayılı Kanunun geçici Ek 8. maddesi gereği yapılan kadastro çalışmasına itiraz edilmiştir....

UYAP Entegrasyonu