Uygulama (yenileme) kadastrosunun amacı, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim (tersimat) ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermektir. Uygulama kadastrosu, 3402 Sayılı Yasa'nın 12/3. maddesinin istisnası olmadığı gibi, mülkiyet ihtilaflarının idari işlemle ortadan kaldırılması gibi bir amaca da sahip değildir. Bu nedenlerle, uygulama kadastrosu sırasında mülkiyet ihtilafları gündeme getirilemez ve değerlendirmeye alınmaz. Kazanılmış hakların korunması ve mülkiyet hakkının zedelenmemesi için uygulama kadastrosunun amacına ve yöntemine uygun şekilde yapılması zorunludur. 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 22. maddesinde; “Evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci defa kadastroya tâbi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medenî Kanununun 1026 ncı maddesine göre işlem yapılır....
Uygulama (yenileme) kadastrosunun amacı, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim (tersimat) ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermektir. Uygulama kadastrosu, 3402 Sayılı Yasa'nın 12/3. maddesinin istisnası olmadığı gibi, mülkiyet ihtilaflarının idari işlemle ortadan kaldırılması gibi bir amaca da sahip değildir. Bu nedenlerle, uygulama kadastrosu sırasında mülkiyet ihtilafları gündeme getirilemez ve değerlendirmeye alınmaz. Kazanılmış hakların korunması ve mülkiyet hakkının zedelenmemesi için uygulama kadastrosunun amacına ve yöntemine uygun şekilde yapılması zorunludur. 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 22. maddesinde; “Evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci defa kadastroya tâbi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medenî Kanununun 1026 ncı maddesine göre işlem yapılır....
mirasçılarının 1982 yılında taşınmazları kendi adlarına tapuda intikal ettirdikleri ve bir kısım payları da adı geçenlerin mirasçısı olmayan davalılara kayden sattıkları, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlendiği, davaya katılan ... ve arkadaşlarının 1974 yılına kadar davacıların kiracısı olarak taşınmazları sürüp ektikleri o tarihten sonra kira ödemedikleri ve asli zilyetlik iddiasında bulundukları, ancak 1974 tarihine kadar sürdürdükleri zilyetliğin fer’i zilyetlik niteliğinde olması nedeniyle iktisab sağlayacak zilyetlik özelliği taşımadığının dosya içeriği ile saptandığı, hal böyle olunca dava konusu taşınmazlardaki ... payı yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-c maddesinde ... payı yönünden ise 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b-c maddesinde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının davacı taraf yararına gerçekleştiğinin anlaşıldığı, davacı taraf yararına tapu kayıtlarının hukuksal değerini kaybetmesinden sonra, kayıt maliki ... ve ... mirasçılarının...
Yine 7251 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na (3402 sayılı Kanun) eklenen ek madde 6 hükmü gereğince; kadastro mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Kanun hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir. 3402 sayılı Kanun'un ek madde 6 hükmü, içeriği ve niteliği itibariyle usul hukukuna ilişkin bir kuralı düzenleme altına almaktadır....
Yine 7251 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na (3402 sayılı Kanun) eklenen ek madde 6 hükmü gereğince; kadastro mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Kanun hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir. 3402 sayılı Kanun’un ek madde 6 hükmü, içeriği ve niteliği itibariyle usul hukukuna ilişkin bir kuralı düzenleme altına almaktadır....
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesinden kaynaklanan uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile kararda yazılı olduğu şekilde karar vermiş ise de, müşterek mülkiyete tabi olan 441 ada 28 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından...'ın davada taraf olmadığı anlaşılmaktadır. Oysa ki uyuşmazlığın niteliği itibariyle, verilecek karar tüm paydaşların hukukunu etkileyeceğinden davanın bütün paydaşlar tarafından birlikte açılması veya davaya tüm paydaşların katılımının sağlanması suretiyle devam edilmesi zorunludur....
İlk derece mahkemesince, davacının dayandığı Safranbolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1952/396 E. - 338 K. sayılı dosyasının taraf olmayan ... Yönetimini bağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmekle, ... Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 6292 sayılı Kanundan kaynaklanan tapu iptali ve tescil ile ... kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir....
Mülga 743 sayılı TKM'nin 639/1(4721 sayılı TMK m. 713/1) ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddeleri uyarınca; zilyetliğe ve kazandırıcı zamanaşımına dayanılarak davacı sıfatı ile dava açan kişinin o şey üzerinde gerçek bir hak ve tasarruf yetkisinin bulunması gerekir (İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.12.1998 tarihli ve 1996/4 E., 1998/3 K. sayılı kararı). 23. Malik sıfatıyla zilyetliğin tanımı ise mülga 743 sayılı TKM'nin 639/1 (4721 sayılı TMK 713/1) ve 3402 sayılı Kanun'un 14. maddelerinde yapılmamıştır....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Kadastro sonucunda Muş ili, ... ilçesi, .... köyü çalışma alanında bulunan eski 90 parsel sayılı 21.100,00 metrekare, 91 parsel sayılı 27.250,00 metrekare, 92 parsel sayılı 39.450,00 metrekare ve 93 parsel sayılı 56.150,00 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazlar, vergi kaydı, ifraz, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ayrı ayrı ... ve müşterekleri adına çayır vasfıyla tespit edilmiş, taşınmazların tespitine itiraz edilmesi üzerine Korkut Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, Mahkemenin 02.08.1995 tarihli, 1995/3 Esas, 1995/94 Karar sayılı kararı uyarınca hükmen 12.12.1994 tarihinde mera olarak sınırlandırılarak özel siciline yazılmıştır....
d-4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713/1. maddesi, “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.” 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi, "Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüz ölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir. " e-Kaynağını Türk Borçlar Kanununun 29. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Türk Borçlar Kanununun 237. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka...


