WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/208-1989/172 sayılı ve ....Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/180 - 1995/337 sayılı kararlarının, taraflarını bağlayan kesin hüküm niteliğinde olduğu, diğer taraftan 14.3.2009 tarihli Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren 5841 sayılı Kanunun 2. maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca 3402 sayılı Kanunun 12/3 maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle dolduğu gerekçesi ile Orman Yönetimi tarafından açılan davanın reddine karar verilmiş ise de; somut olayda, 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesinin uygulanma olanağı da bulunmamaktadır....

ile ...’in yaptırdıklarını, 1961 yılında yapılan bir satış işleminin bulunmadığını, kadastro sırasında satış gibi gösterilen işlemin aslında bağış olduğunu, adına tespit ve tescil yapılan ...’nın kadastrodan sonra vefat ettiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazlarda gerçekte miras bırakanlar ... ile ...’ye ait olması gereken payların davacıların miras payları oranında iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar Cevabı: 5....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 1959/217 Esas, 1960/311 Karar sayılı ilamıyla orman tahdidi dışına çıkarılan alanda kalsa dahi, bunu sadece orman tahdidine süresi içinde itiraz eden ... ve / veya halefleri ileri sürebilecektir. Kadastro Mahkemesinin zaman bakımından görev ve yetkilerini düzenleyen 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26/D maddesinde, Kadastro Mahkemelerine dava açıldıktan sonra, tesbitten önceki haklara dayanarak, asli müdahil olarak katılanların iddialarına dair uyuşmazlıkların" çözümünün Kadastro Mahkemesinin görev ve yetkisinde olduğu belirtilmektedir. Karar düzeltme incelemesine konu aplikasyon ve 2/B uygulamasına itiraz davası, Kadastro Mahkemesinde görülmekte ise de; 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesi uyarınca resen araştırma ve hakimin resen toplanmasına karar vereceği deliller ile gerçek hak sahibinin aranması ilkesinin uygulanacağı bir dava değildir....

Köyünde bulunan 232 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman içi açıklık, taşlık, kayalık vasfında olduğunu, bu nedenle dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını, buna rağmen hatalı şekilde davalılar adına kadastro tespit işleminin yapıldığını, dolayısıyla davalılar adına yapılan tespitin iptalinin gerektiğini ileri sürerek kadastro tespit tutanağındaki davalılar adına yapılan tespitin iptali ile taşınmazın hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Asli Müdahil İstemi 5. Asli müdahil vekili; Muğla ili, ... ilçesi, ... Köyünde bulunan 232 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman içi açıklık olduğunu ileri sürerek kadastro tespit tutanağındaki davalılar adına yapılan tespitin iptali ile taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar Cevabı 6....

Bozmada özetle “… ... ilçesinde 1941 yılında 3116 sayılı Orman Yasası uyarınca tahdit işlemi yapılmıştır. 3116 Sayılı Yasa hükmüncedevlet ormanlarının tahdidi yapıldığından tapuda kayıtlı bulunan ... Çiftliğinde mevcut ormanlar tahdit dışı bırakılmıştır. 13.07.1945 günü yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa hükmünce ... Çiftliği arazisinde bulunan ormanlar devletleştirilmiş ve bu yasa uyarınca 1980 yılına kadar bir tahdit işlemi yapılmamıştır. ... ... ve arkadaşlarının 4785 Sayılı Yasa uyarınca vaki devletleştirme işleminin iptali için açtıkları dava, Danıştay Yüksek 8. Dairesinin 22.12.1964 gün ve 1963/11573 esas, 1964/8426 karar sayılı ilamı ile süre aşımı yönünden reddedilmiş ve bu suretle devletleştirme işlemi kesinleşmiştir. Halen dosyada mevcut belgelere göre, 1 numaralı orman kadastro komisyonu ve bu komisyona bağlı 3 numaralı ekip 1980 yılında ... Köyünde 4785 Sayılı Yasa ile 6831 Sayılı Orman Yasasının 1 ve 2. maddelerine istinaden uygulama yapmıştır. Bu uygulama, ......

Bozmada özetle “… ... ilçesinde 1941 yılında 3116 sayılı Orman Yasası uyarınca tahdit işlemi yapılmıştır. 3116 Sayılı Yasa hükmünce devlet ormanlarının tahdidi yapıldığından tapuda kayıtlı bulunan ... Çiftliğinde mevcut ormanlar tahdit dışı bırakılmıştır. 13.07.1945 günü yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa hükmünce ... Çiftliği arazisinde bulunan ormanlar devletleştirilmiş ve bu yasa uyarınca 1980 yılına kadar bir tahdit işlemi yapılmamıştır. ... ... ve arkadaşlarının 4785 Sayılı Yasa uyarınca vaki devletleştirme işleminin iptali için açtıkları dava, Danıştay Yüksek 8. Dairesinin 22.12.1964 gün ve 1963/11573 esas, 1964/8426 karar sayılı ilamı ile süre aşımı yönünden reddedilmiş ve bu suretle devletleştirme işlemi kesinleşmiştir. Halen dosyada mevcut belgelere göre, 1 numaralı orman kadastro komisyonu ve bu komisyona bağlı 3 numaralı ekip 1980 yılında ... Köyünde 4785 Sayılı Yasa ile 6831 Sayılı Orman Yasasının 1 ve 2. maddelerine istinaden uygulama yapmıştır. Bu uygulama, ......

Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/216 Esas sayılı dosyasının 28.04.2015, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/325 Esas sayılı dosyasının ise 28.10.2015 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece kurulan hüküm usul ve kanuna aykırıdır. 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi gereğince, tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle zarara uğrayan kişinin bütün zararlarından Devlet sorumludur. Tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse, tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar; tapu kaydının iptali nedeniyle, tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı, zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı, zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse, aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.03.2003 gün ve 2003/19-152 E. - 2003/125 K.; 29.09.2010 gün ve 2010/14-386 E. - 2010/427 K.; 15.12.2010 gün ve 2010/13-618 E. - 2010/668 K. sayılı kararı)....

KARAR Açıklanan nedenlerle ; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 Sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinin 1inci fıkrası gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine , 20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

Temyiz incelemesine konu aplikasyon ve 2/B uygulamasına itiraz davası Kadastro Mahkemesinde görülmekte ise de 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi uyarınca resen araştırma ve hakimin resen toplanmasına karar vereceği deliller ile gerçek hak sahibinin aranması ilkesinin uygulanacağı bir dava değildir. Kadastro Kanununda hüküm bulunmayan hallerde Genel Usul kuralları ve yargılamaya hakim olan ilkelerden HMK'nın 24. maddesi (HUMK 74. md) yargılamaya taraf iradesinin hakim olması “tasarruf ilkesi”, HMK 25. maddesi taraflarca hazırlama ilkesi, HMK'nın 26. maddesi hakimin “talep sonucu ile bağlı olması ilkesinin” yargılamada uygulanması zorunludur. Yargılamaya hakim olan ilkelerin uygulanabilmesi ve uyuşmazlığın çözümü için öncelikle davanın taraflarının kimler olduğunu tam olarak belirlemek gerekmektedir....

kararı ile dosya 3402 sayılı Kanunun 27/1....

UYAP Entegrasyonu