Düzeltme taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur, tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı taktirde, yapılan düzeltme kesinleşir. Davacı gerçek kişiler kendilerine ait olup arazide kullandıkları yerlerin, tapuda kendi adlarına kayıtlı parsellerin krokileri ile uyuşmadığı başka deyişle, krokilerin fiili zemine uymadığı iddiasıyla dava açmışlardır. Esasen 3402 Sayılı Yasanın 41....
Şu hale göre, davacının zararının oluştuğu ve bu zararın tazminini TMK'nın 1007. maddesi uyarınca Devletten isteyebileceklerinin kabulü gerekir. Zira, az yukarıda da belirtildiği gibi tapu sicili kavramı geniş anlamda kadastro işlemlerini de kapsamaktadır. (HGK'nın 18.11.2009 gün ve 2009/4-383 - 2009/517 E.K. ve 16.06.2010 gün ve 2010/4-349 - 2010/318 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir) Davacının zararı, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi gereğince yapılan düzeltme işleminin kesinleştiği, yani tapunun yaptığı düzeltmeye karşı davacının açtığı ...Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/197 E. - 420 K. sayılı dosyasında verilen ret kararının kesinleştiği tarihte doğmuş olup bu tarih itibari ile taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir....
Tazminat isteğine dayanak ... köyü, 1501 parsel sayılı 1348,15 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tapuda "İki katlı kargir pansiyon ve arsa" vasfıyla davacılar adına kayıtlı iken, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işlemi ile yüzölçümünün 1285,64 m² olduğu tespit edilmiştir....
Bu sefer davacılardan ... dışındaki davacılar tarafından süresi içinde karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesine dayalı tazminat isteğine ilişkindir. Tazminat isteğine dayanak 4 parsel sayılı taşınmaz 06/04/1951 yılında yapılan tapulama çalışmasında 20.480,00 m² yüzölçümlü olarak tapuya tescil edilmiş, daha sonra 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işlemiyle yüzölçümünün 24.530,00 m² olarak düzeltilmesine karar verildiği ve bu yüzölçümü değişikliğinin 11/03/2009 tarihli tescil bildirimi sonrasında tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır. Tapu işlemleri, kadastro tespiti işlemlerinden başlayarak, birbirini takip eden sıralı işlemler olup, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan, bu kayıtlarda yapılan hatalardan TMK'nın 1007. maddesi anlamında Devlet sorumludur....
Daha sonra 2005 yılında 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre orman kadastrosu yapılmış ve kesinleşmiştir. 2013 yılında yapılan 2/B uygulaması 25/04/2013 tarihinde ilân edilmiş, temyize konu dava 22/05/2013 tarihinde süresi içinde açılmıştır. Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 7139 sayılı Kanununun 33. maddesi uyarınca Orman Yönetiminden harç alınmasına yer olmadığına 07/11/2018 gününde oy birliği ile karar verildi....
konusu tapu kaydının kapsadığı alanın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş olduğundan ve bu hüküm taraflar arasında kesin hüküm oluşturduğundan mahkemece davanın tapu kaydındaki yüzölçümü doğrultusunda kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine, 7139 sayılı Kanununun 33. maddesi uyarınca Orman Yönetiminden harç alınmasına yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 18/06/2019 günü oy birliği ile karar verildi....
Bu gibi yerler ikinci bir defa kadastroya tabi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medeni Kanununun 934 üncü maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro, tapu sicil müdürlüğünce re'sen iptal edileceği", bu nedenle orman kadastrosundan sonra yapılan kadastronun ikinci kadastro olması nedeniyle TMY'nın 1026 (EMY. 934, İsviçre MY. 976) maddesi hükmüne göre iptal edilmesi gerektiği, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin ikinci kadastronun bulunduğu hallerde uygulanamayacağı, taşınmazı önceki tapu maliklerinden satın alan davalı gerçek kişilerin, ödedikleri bedelleri taşınmazları kendilerine satanlardan sebepsiz iktisap koşullarına göre tazmin edilmesini isteyebilecekleri hususları gözetilerek Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur....
Taraflar arasındaki “Tapu iptali ve tescil ile el atmanın önlenmesi” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi ... beldesi ... Mahallesi ... mevkii sınırları içerisinde bulunan 305 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tapuya tescil edildiğini, dava konusu parsel üzerinde 4999 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile eklenen 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 9/son maddesi uyarınca düzeltme işlemi yapıldığını, yapılan işleme itiraz edilmesi üzerine ......
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne; Kınalıada 120 ada 1 parsel ve 121 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarda, davalı ... Genel Müdürlüğü adına kayıtlı 336/448 hisselerin ayrı ayrı iptali ile .... .. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/256 - 2008/368 sayılı verâset ilâmındaki payı uyarınca Agop'un 33/448 hissesinden 18 tam, 4 çıplak mülkiyetin davacı ... adına ayrı ayrı tapuya tesciline, kalan hisselerin davalı ......
Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturduğu iddiasıyla temyize konu davayı açmıştır. 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastro yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet ... kazandırmaz ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 - İsviçre 976) maddesi gereğince tapu sicili hiç bir süreye bağlı kalınmadan her zaman iptal edilebilir.Somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1941 yılında yapılıp 1942 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. 1941 yılında yapılan bu orman kadastrosunda yolun güneyindeki taşınmazlar ......


