WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... ve arkadaşları tarafından, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi kapsamında yapılan düzeltme işleminin iptali istenmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün, istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltmenin iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK' nın "Sulh Hukuk Mahkemelerinin Görevi" başlıklı 4. maddesine göre; taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaların görülmesinde sulh hukuk mahkemeleri görevlidir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.02.2003 gününde verilen dilekçe ile 3402 sayılı Yasanın 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; kadastro müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine, ... aleyhine açılan davanın kabulüne dair verilen 11.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_ Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, yerel mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına...

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.12.2006 gününde verilen dilekçe ile 3402 sayılı Yasanın 41.maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; kadastro müdürlüğü aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kabulü ile işlemin iptaline dair verilen 03.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, davanın niteliği gereği duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, yerel mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 26.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. ......

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro Müdürlüğü'nce 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi uyarınca davacı ...’ın talebi üzerine yapılan düzeltme işlemi sırasında, ... Köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda ... ve müşterekleri adına kayıtlı olan 7 parsel sayılı 111.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 142.556,57 metrekare yüzölçümlü olarak, ... ve Hatice Beyunce adına kayıtlı olan 9 parsel sayılı 127.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 93.576,86 metrekare yüzölçümlü olarak belirlenerek tapu kaydında düzeltme yapılmasına karar verilmiştir....

Somut olaya gelince; davacı, kadastro müdürlüğünün 30.12.2009 tarihli işlemi ile 3013 parsel sayılı taşınmazında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesi uyarınca düzeltme yapıldığını, bu düzeltme ile taşınmazının miktarının azaldığını ileri sürerek işlemin iptalini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacının temyizi üzerine Dairemizce; "davanın kabulü ile işlemin iptaline karar vermek gerektiği" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı ... mirasçıları tarafından teymiz edilmiştir. Mahkemece; sadece "davanın kabulüne" şeklinde hüküm kurulmakla yetinilmiş olup, 6100 sayılı HMK'nun 297.maddesinin öngördüğü biçimde hüküm sonucu oluşturulmamıştır. Bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir....

Davacı ..., düzeltme işlemi sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin davalıya ait 189 ada 19 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uygulaması yapılıp kesinleşen taşınmazlar hakkında, bu işlemin hatalı olduğu iddiasıyla Kadastro Müdürlüğü'ne yapılan başvuru sonucu Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi gereği yapılan düzeltme işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Mahkemece, yapılan düzeltme işleminin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi ve ilgili Yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığı kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır....

Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı ... vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, dava konusu 95 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak Kadastro Kanunu’nun 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapuda kayıtlı taşınmazın yüzölçümünde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi gereğince yapılan düzeltme sonucu taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini isteğine ilişkindir....

Anılan maddeye göre ilgilinin müracatı ya da kadastro müdürlüğünce hatalar giderilebilmekte, yapılan düzeltme hak sahiplerine tebliğ edildikten sonra da düzeltme işleminin iptali için tebliğden itibaren 30 gün içinde sulh hukuk mahkemesine dava açma olanağı tanınmaktadır. Karşı davacı da 120 parsel sayılı taşınmazının paftasına hatalı tersim edildiğini ileri sürmüştür. Ancak, Kadastro Kanununun 41. maddesinde öngörülen işlem basamakları yerine getirilmeden doğrudan açılan davanın dinlenme olanağı yoktur. Bu nedenle de HUMK’nun 7. maddesi hükmü gözetilerek idari makamın görevine giren bir iş mahkemeden istendiğinden davanın yargı yeri nedeniyle reddi gerekir....

Mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen fen bilirkişi raporundan dava konusu taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen azalmanın, ilk tesisi kadastrosu sırasında yapılan teknik hatadan kaynaklandığı, poligonlar arası mesafe hatası yapıldığından pafta ile zemin arasında kayıklık oluştuğu taşınmazın tersimat öncesi ve sonrası olması gerekenin alanın 2768,82 m2 olduğu, 41 madde uyarınca yapılan düzeltme işlemi ile zemin ve pafta uyumunun sağlandığı belirtilmiştir. Genel arazi kadastro çalışmaları sırasında tespit ve tescile tâbi tutulan çekişmeli taşınmazın, sonradan 3402 sayılı Kanunun 41. maddesi uyarınca yapılan uygulama ile yüzölçümü azalmış ise de, komşu parsellere bir kayma olup olmadığı, varsa bu işlem yararına olan kişi ya da kişiler hasım gösterilerek tapu iptali istenebileceği, davacı bu şekilde zararını karşılayabilecekse Hazinenin zarardan sorumlu olmayacağı hususları düşünülmeden karar verilmiştir....

UYAP Entegrasyonu