Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde,yapılan düzeltme kesinleşir.” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, davacı hazine, Kadastro Müdürlüğünce davalılar adına kayıtlı olan taşınmazda yapılan düzeltme sonucu, söz konusu taşınmazda 3.776,31 metrekare yüzölçümünde artma olduğunu belirterek, yapılan işlemin iptalini ve bu kısmın hazine adına tescilini istemektedir. Bu durumda çekişmenin 2644 ve 3402 Sayılı Yasadaki anlamıyla tapu kaydındaki yüzölçümü yahut tersimat hatasından ileri gelmediği anlaşıldığından, uyuşmazlığın hasımlı olarak açılan tapu iptali ve tescil davası niteliğinde olduğu kabul edilerek dava tarihine göre, 6100 sayılı HMK.'nun 2/I maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir....
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 gün ve 2009/4 - 383 E. - 2009/517 K.; 16.06.2010 gün ve 2010/4 - 349 E. - 2010/318 K. sayılı kararlarında da vurgulandığı gibi; tapu işlemleri kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğundan ve tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan, bu kayıtlarda yapılan hatalardan TMK'nın 1007. maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Ancak 4721 sayılı Tük Medenî Kanununun 1007. maddesi hükmüne göre, tazminata hükmedilebilmesi için, diğer koşulların yanı sıra, tapu sicilinin tutulması nedeniyle bir zarar doğmuş olmalıdır. Genel arazi kadastro çalışmaları sırasında tespit ve tescile tabi tutulan çekişmeli taşınmazın, sonradan 3402 sayılı Kanunun 41. maddesi uyarınca yapılan uygulama ile yüzölçümü azalmış ise de düzeltme işlemi yararına olan kişi ya da kişiler hasım gösterilerek düzeltme işleminin iptali istenebilir....
Davacı Hazine, düzeltme işlemi sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği, sınırının yanlış belirlendiği, eksikliğin davalılara ait 1026 ve 1025 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3402 sayılı Yasa'nın 41. maddesi çerçevesinde Kadastro Müdürlüğünce yapılan düzeltme işleminin iptali istemine ilişkindir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi gereğince, kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar ile bundan kaynaklanan yüzölçümü hatasının düzeltilmesi mümkün olup, düzeltme işlemi ile, kadastro tespiti sırasında kesinleşen mülkiyet durumunu değiştirecek şekilde uygulama yapılması mümkün bulunmamaktadır....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro Müdürlüğü'nce 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi uyarınca toplulaştırma neticesinde yapılan düzeltme işlemi sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda ... oğlu Ömer adına kayıtlı olan 519 parsel sayılı 159.750,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 187.562,38 metrekare yüzölçümlü olarak belirlenerek tapu kaydında düzeltme yapılmasına karar verilmiştir. Davacı Hazine, parselin yüzölçümünün hatalı şekilde artırıldığı iddiasına dayanarak 519 parsel hakkında yapılan düzeltme işleminin iptali ile oluşan miktar fazlası bölümün Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır....
Somut olayda; davacı vekili, ... ili, ... ilçesi, ...köyü, 107 ada ... ile ... sayılı parseller arasında bulunan tel örgülü sınırın doğru halinden farklı olarak yer değiştirildiğini, ... sayılı parsel içerisinde bulunması gerektiğini, krokide bulunan 889,... m²'lik kısmın sehven ... numaralı parsel içerisinde gözüktüğünü, bu durum sebebi ile tel örgü sınırının ... sayılı parsele doğru kaydırılmış olmasından kaynaklandığını, bu nedenlerden dolayı kadastro müdürlüğünün 3402 sayılı Kanunun .../...-A maddesi uyarınca yaptığı uygulama neticesinde müvekkillerinin kaybı olan 889,... m2'nin parsele iadesinin sağlanmasını ve sınırın eski noktasına çekilmesini talep ve dava etmiştir. Dosya kapsamından, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak 3402 sayılı Kanunun 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme çalışmasının bulunmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir....
Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/493 Esas sayılı dosyasında açılan 3402 sayılı kanunun 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali için açılan davanın bozma sonrası 2018/1566 Esasa kaydedildiği ve davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği , davacılar vekilinin eldeki dosyada ibraz ettiği temyiz dilekçesinde, dava konusu taşınmazda Kadastro Kanununun 22. maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonrasında tapudaki tersimat hatasının giderilmesi nedeniyle 2018/1566 Esas sayılı dosyanın takipsiz bırakıldığını belirttiğinden, 2018/1566 Esas sayılı dosya, dosyamız arasına alınıp 3402 sayılı kanunun 41. maddesi uyarınca düzeltme yapılıp yapılmadığı araştırılıp sonuca göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir....
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuksal nedeninin tespiti ve sonucuna göre istemin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının belirlenmesi için öncelikle, davaya konu düzeltme işleminin dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesinin açıklanmasında yarar vardır: 5304 Sayılı kanunun 9. maddesi ile yapılan değişiklikten sonra anılan madde; “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir....
Mahkemece verilen, davanın reddine ilişkin önceki hüküm, Dairemizin 07.04.2016 tarih ve 2015/5123 Esas, 2016/3759 Karar sayılı ilamıyla, “Mahkemece yapılan düzeltmenin yerinde olup olmadığının denetlenmesi gerekirken davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, Şanlıurfa Kadastro Müdürlüğü’nün 30.01.2014 tarih ve 9 sayılı 495 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki idari düzeltim işleminin iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkindir. Kadastro Müdürlüğünce 495 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünde planimetre çevrimine bağlı olarak oluşan hesap hatası bulunduğu gerekçesiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi gereği düzeltme işlemi yapılmıştır....
Dava, çapa bağlı taşınmazda kayıt miktarı ile çap miktarının farklı olduğu iddiasına dayalı tapu kaydında yüzölçümü miktarının düzeltilmesi istemine ilişkindir. 5304 Sayılı Kanunun 9.maddesi ile değişik 3402 sayılı Yasanın 41. maddesi uyarınca; “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.04.2007 gününde verilen dilekçe ile 3402 sayılı Yasanın 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.01.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ve katılanlar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin davanın niteliği nedeniyle reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 752 parsel sayılı taşınmazında 3402 sayılı Yasanın 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işlemi ile taşınmazının geometrik durumunun değiştiğini ileri sürerek kadastro müdürlüğünün işleminin iptalini istemiştir....


