Başka bir anlatımla; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26. maddesinin 4. fıkrasına göre, kadastro mahkemesinin yetkisi, kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Hakkında tutanak düzenlenmeyen veya düzenlenmiş olup kesinleşen taşınmazlarla ilgili iddiaların (davaların) genel mahkemede görülmesi gerekir. Tutanak kesinleştikten sonra kadastro mahkemesinin görevi sona erer. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi de zorunludur. Somut olayda, yörede 3402 sayılı Kanunun (5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen) Ek - 4. maddesi gereğince yapılan kulanım kadastrosu sırasında davacının dava ettiği taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmediği, mahkemece mahallinde yapılan keşif ve uygulama ile belirlenmiştir. Bu durumda, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında karar verilmesi doğru değildir....
Yönetimi tarafından temyiz edilmiş, YHGK'nın 05/12/2012 gün ve 20/877-1032 sayılı kararı ile “...Dava dilekçesi içeriğinden, Orman Yönetiminin davasının yenileme kadastrosuna itiraza mı, yoksa mülkiyet iddiasına mı yönelik olduğu ya da her iki istemi de içerip içermediği açıkça anlaşılamadığından, öncelikle bu husus açıklattırılmalı, dava, sadece 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan yenileme işlemine itiraza ilişkin ise, Özel Daire bozma ilâmında değinildiği gibi, yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli olmadığı, davanın yalnızca mülkiyet iddiasına dayalı olması halinde, genel mahkemede görülmesi gerektiği düşünülmeli, hem mülkiyet iddiasına, hem de 3402 sayılı Kadastro Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan yenileme kadastrosu tesbitine itiraza ilişkin olması halinde ise; yenileme işlemine itiraz istemi yönünden, bozma ilamında değinilen araştırmalar yapılarak karar verilmeli; mülkiyet iddiası yönünden görevsizlik kararı verilmelidir” denilerek direnme kararı bozulmuştur...
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 20/05/2011 tarihinde ilân edilen 3302 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılmış orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması, 1958 tarihinde kesinleşmiş genel arazi kadastrosu ile 21.11.2011 - 21.12.2011 tarihleri arasında ilân edilen 5304 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değişik 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesine göre yapılan düzeltme çalışmaları, 23.03.2013 tarihinde kesinleşmiş 6831 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastro çalışmaları vardır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : 22a Uygulamasına İtiraz İle Tapu İptali Ve Tescil İstemine İlişkindir Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Uygulama kadastrosu sırasında, ... İli Mezitli İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski ada 160 parsel 56 sayılı 614,34 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 160 ada 56 parsel numarasıyla ve 566,84 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı ... İdaresi uygulama kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmazın kısmen orman sınırları içerisinde kaldığı iddiasıyla kadastro tespitinin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep ve dava etmiştir....
Yine, 27.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5831 sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. maddesi ile 6831 sayılı Orman Kanununun 7. maddesinin birinci fıkrasının sonuna; "Ancak, henüz orman kadastrosuna başlanılmamış yerlerde, 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümlerine göre belirlenen orman sınırı, orman kadastro komisyonlarınca belirlenen orman sınırı niteliğini kazanır" cümlesi eklenmek suretiyle 6831 sayılı Kanun hükümleri 3402 sayılı Kanun hükümleri ile uyumlu hale getirilmiştir. 6831 sayılı Kanunun 11/1. maddesinde de orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra tapulu taşınmazlarda tapu sahiplerinin 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açabilecekleri hükmünün bulunduğu, bu ilkelerin H.G.K.'...
Bu sebeple hükmün (B) bendinin 4 ve 5. paragraflarında yazılı “...Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan 1.500,00 TL...” sözlerinin hükümden çıkarılarak, bunun yerine “...3402 sayılı Kadastro Kanununun 31/son maddesi gereğince takdir edilen 500,00.-TL maktu vekalet ücretinin..." cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 15/05/2018 günü oy birliği ile karar verildi....
Bu sebeple hükmün B bendinin 4 ve 5. paragraflarında yazılı “...Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan 1.500,00 TL...” sözlerinin hükümden çıkarılarak, bunun yerine “...3402 sayılı Kadastro Kanununun 31/son maddesi gereğince takdir edilen 500,00.-TL maktu vekalet ücretinin..." cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 15/05/2018 günü oy birliği ile karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Tapuda davalı adına tarla vasfıyla kayıtlı olan ... ili, ... ilçesi, ... köyü, eski 121 ada 32 parsel sayılı 4704,11 m² yüzölçümlü taşınmaz, 5304 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değişik 3402 sayılı Kanunun 22. madde 2. fıkra (a) bendi hükmüne göre yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması sırasında, 121 ada 32 parsel sayısı, 5975,68 m² yüzölçümü ve yeni haritası ile malik hanesi “tapu kütüğünde olduğu gibi” şeklinde tesbit edilmiş, 3402 sayılı Kanunun 11. maddesine göre 22.01.2015 ilâ 20.02.2015 tarihleri arasında ilân edildiği tutanak arkasına yazılmıştır....
Orman Yönetimi, dava konusu 187 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığını ileri sürerek, orman tahdit sınırları içinde kalan bölümünün tesbitinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, uygulama kadastrosuna itiraz yönünden açılan davanın reddine ve uygulama tutanağının olduğu gibi tapu kütüğüne aynen aktarılmasına, mülkiyet yönünden mahkemenin görevsizliğine, talep halinde dosyanın yetkili ve görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işlemine itiraza ilişkindir....
Orman Yönetimi, dava konusu 106 ada 70 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığını ileri sürerek, orman tahdit sınırları içerisinde kalan bölümünün tesbitinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, uygulama kadastrosuna itiraz yönünden açılan davanın reddine ve uygulama tutanağının olduğu gibi tapu kütüğüne aynen aktarılmasına, mülkiyet yönünden mahkemenin görevsizliğine, talep halinde dosyanın yetkili ve görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işlemine itiraza ilişkindir....


