Mahkemece davacının satın alma yoluyla taşınmaza sahip olduğu, tapu kaydının iptal edildiği, iptalinden önce davaya konu yerin geçerli bir tapu kaydı olduğundan 6292 sayılı Kanunun 7/1-a bendinin son cümlesi uyarınca süresi içinde dava açıldığı, taşınmazın bedelsiz olarak eski malikine iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi kapsamında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazda, 6292 sayılı Kanun uyarınca iade, tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir. Mahkemece dava konusu taşınmazda davacı gerçek kişi lehine 6292 sayılı Kanunun 7. maddesinde düzenlenen iade koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile tapu iptali ve davacı adına tesciline karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 6292 sayılı Kanun uyarınca satışı yapılmış taşınmazda, davacıların zilyetliğinin tespiti ve davalı gerçek kişiler adına oluşan tapu kaydının davacıların miras payları oranında iptali ile davacılar adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı kişiler ve Hazine vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Dava, 6292 sayılı Kanun uyarınca satışı yapılmış taşınmazda, davacıların zilyetliğinin tespiti ve davalı gerçek kişiler adına oluşan tapu kaydının davacıların miras payları oranında iptali ile davacılar adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile İstanbul İli, Çatalca İlçesi, ......
Kadastro mahkemesi; tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi istekleri yönünden asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan orman kadastrosuna itiraz davasının tefrikine, elatmanın önlenmesi ile tapu iptali ve tescil istekleri yönünden davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiş, Dairenin 02/06/2015 gün ve 2014/10445 E. - 2015/5135 K. sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verilmiş, görevsizlik verilen dosya asliye hukuk mahkemesine gönderilmiştir. Kadastro mahkemesinde orman kadastrosuna itiraz davasının yargılaması neticesinde mahkemece 146 ada 58 sayılı parselin orman sınırları içinde kalmaya devam ettiği gerekçesiyle hukukî yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “zilyetlik şerhinin iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın kabulüne dair verilen 15.03.2012 gün ve 2011/225 E., 2012/120 K. sayılı kararın incelenmesi davalı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 16.Hukuk Dairesinin 10.12.2012 gün ve 2012/8833 E., 2012/10524 K. sayılı ilamı ile; (...Kullanım kadastrosu sırasında Çankaya Mahallesi çalışma alanında bulunan 28205 ada 6 parsel sayılı 1001,67 metrekare yüzölçümünde, arsa vasıflı taşınmaz beyanlar hanesine "6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Hasan oğlu 1966 doğumlu ...'ın kullanımındadır." şerhi verilerek Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir....
Ancak; eldeki davanın 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde ve 2896 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulamalarına itiraza ilişkin olduğu, tapu iptali ve tescil davasının asliye hukuk mahkemesinde devam ettiği gözönünde bulundurularak sadece taşınmazın nitelik yitirdiğinin tesbiti ile yetinilmesi gerekirken, mahkemenin görevinin dışına çıkarak tapu iptali ve tescil hükmü kurması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hükmün 1. bendinin çıkartılarak yerine; ''Orman Yönetiminin davasının reddi ile .......
ın fiili kullanımında bulunduğu kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de varılan sonucun dosya kapsamına uygun bulunmadığı, davanın 3402 sayılı Kanun'a 5831 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile eklenen Ek-4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu ile oluşan tapu kaydının beyanlar hanesindeki kullanım şerhinin iptali ile davacılar lehine kullanıcı şerhi verilmesi istemine ilişkin olduğu, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın, 6292 sayılı Kanun uyarınca, taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte ve Hazine ile şerh sahiplerine yöneltilerek açılması gerektiği, somut olayda dava konusu taşınmazın, yargılama sırasında 16.01.2014 tarihinde 6292 sayılı Kanun uyarınca satılarak ... adına tescil edildiği, dava konusu taşınmazın, Hazinenin mülkiyetinden çıktığına göre artık 6292 sayılı Kanun'un uygulanma olanağının kalmadığı, davanın görülebilirlik koşulunun ortadan kalktığı...
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 6292 sayılı Kanunun 7. maddesinde belirtilen işlemler yerine getirilmeksizin açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6292 sayılı Kanuna dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Her ne kadar mahkemece davacının talebinin 6292 sayılı Kanunun 7. maddesine dayalı iade talebi olduğu, bu yöndeki başvurunun idareye yapılması gerektiği, idarenin vereceği karara karşı idare mahkemeleri nezdinde dava açılabileceği, mahkemece bu aşamada değerlendirme yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de mahkeme kararı usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki, Davacının istemine bağlı olarak davanın görüleceği yetkili ve görevli yargı biriminin belirleneceği açıktır....
Dava, 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali tescil istemine ilişkindir. Yörede 14.08.1948 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastro çalışması,1951 yılında 5653 sayılı yasaya göre makiye ayırma işlemi, 05.07.1991 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır....
Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin tapu kaydının iptaline, kütüğün beyanlar hanesine “6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkartılmıştır” şerhi de verilerek hali hazır niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalıp nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1973 yılında 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda taşınmaz orman sınırları içine alınmış, 1989 yılında yapılan 2B uygulaması ile dava konusu taşınmaz Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır. 1965 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir....
Bu düzenlemelerin, dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre, görülmekte olan davaya etkisinin değerlendirilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir] denilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın, 6292 sayılı Kanunun 7/1-a maddesi uyarınca usûlden reddine, 6099 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, Hazine tarafından 6292 sayılı Kanunun 9/2. maddesi gereğince durma kararı verilmesi gerektiği; davalı vekili tarafından ise lehlerine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiği iddiasıyla temyiz edilmiştir. Dava, 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir....


