Mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6292 sayılı Kanunun 7/1-a maddesi uyarınca davanın usûlden reddine, 6099 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanunun 36.maddesine eklenen (a) fıkrası gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından 6292 sayılı Kanunun 9/2. maddesi gereğince durma kararı verilmesi gerektiği; davalılardan ... vekili tarafından ise lehlerine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiği iddiasıyla temyiz edilmiştir. Dava, 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, ... Köyü 2505 sayılı parselin 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olduğu iddiasıyla, davalı adına kayıtlı tapunun iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, 2505 parselin (yenileme ile 149 ada 1 parselin) 2/B sahası olarak Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir....
Yapılan uygulamaya göre taşınmazın orman bütünlüğü içinde bulunduğu, 1968 ve 1993 tarihli hava fotoğraflarında dahi büyük bölümünün orman olarak göründüğü, üzerinden insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşebileceği ve halen orman niteliğini tam olarak kaybetmediği anlaşıldığından taşınmazın orman sınırları içine alınmasına karar verilmesi, tapu iptali- tescil ve el atmanın önlenmesi davası yönünden ise kadastro mahkemesi değil asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunun düşünülmesi gerektiği" hükmüne yer verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak Hazine davaya dahil edilmiş; davanın kabulüne, taşınmazın orman niteliğinde olduğunun tespitine, tapu iptali tescil ve el atmanın önlenmesi davası yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Hüküm dahili davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 20....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 6292 sayılı Kanun uyarınca satışı yapılmış taşınmazda, davalı gerçek kişi adına oluşan tapu kaydının kısmen iptali ile taşınmazın davacı adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R - Dava, 6292 sayılı Kanun uyarınca satışı yapılmış taşınmazda, davalı gerçek kişi adına oluşan tapu kaydının kısmen iptali ile taşınmazın davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, Kahramanmaraş İli, Göksun İlçesi, ......
Bu düzenlemelerin, dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre, görülmekte olan davaya etkisinin değerlendirilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.] denilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın, 6292 sayılı Kanunun 7/1-a maddesi uyarınca usûlden reddine karar verilmiş; hüküm, Hazine tarafından 6292 sayılı Kanunun 9/2. maddesi gereğince durma kararı verilmesi gerektiği iddiasıyla temyiz edilmiştir. Dava, 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1988 yılında 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmü gereğince yapılan arazi kadastrosu ve bununla birlikte ilân edilip kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır....
Bu düzenlemelerin, dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre, görülmekte olan davaya etkisinin değerlendirilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.] denilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın 6292 sayılı Kanunun 7/1-a maddesi uyarınca usûlden reddine karar verilmiş; hüküm, Hazine tarafından 6292 sayılı Kanunun 9/2. maddesi gereğince durma kararı verilmesi gerektiği iddiasıyla temyiz edilmiştir. Dava, 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1988 yılında 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmü gereğince yapılan arazi kadastrosu ve bununla birlikte ilân edilip kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır....
Bu düzenlemelerin, dava konusu taşınmazın niteliğine ve durumuna göre, görülmekte olan davaya etkisinin değerlendirilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.] denilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın 6292 sayılı Kanunun 7/1-a maddesi uyarınca usûlden reddine karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından 6292 sayılı Kanunun 9/2. maddesi gereğince durma kararı verilmesi gerektiği iddiasıyla temyiz edilmiştir. Dava, 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1988 yılında 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmü gereğince yapılan arazi kadastrosu ve bununla birlikte ilân edilip kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır....
Bozma kararına uyulduktan sonra, Hazine vekilinin, 13.03.2013 tarihli duruşmada, 6292 sayılı Kanun kapsamında davadan vazgeçtiklerini açıklaması nedeniyle, mahkemece, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı lehine takdir edilen 1320.- TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı Hazine tarafından, davalı lehine takdir edilen vekâlet ücretine yönelik ve davalılar vekili tarafından lehine takdir edilen vekâlet ücretinin az olduğu ve nisbî olarak takdir edilmesi gerektiği istemi ile vekâlet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir. Dava, 1744 sayılı Kanunun 2. maddesi uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Yörede, 1941 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastro çalışması ile 1977 yılında kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır....
Hükmüne uyulan bozma ilâmında özetle; "Dava konusu 311 parsel sayılı taşınmaz, 1975 yılında yapılan kadastro çalışmalarında .... adına tesbit ve tapuya tescil edilmiş, 2008 yılında yapılan satış ile davacı gerçek kişiye geçmiştir. 24.08.2010 tarihinde 2/B uygulamasına ilişkin güncelleme çalışmasında 2010 yılında askıya çıkarılan askı ilân cetvelinde, 311 parselin tamamının 2/B alanında kaldığına ilişkin şerh verilmesi üzerine davacı gerçek kişi tarafından taşınmazın, meyve bahçesi niteliğinde olduğu ve 2/B niteliğinde olmadığı ancak güncelleme çalışması sonucunda 2/B şerhi verildiği ileri sürülerek yapılan bu tesbitin iptali istenmiştir. Tapuda kayıtlı olan taşınmazlara ilişkin güncelleme çalışmalarına itiraz davaları kadastro mahkemesinin görevine girmediği gibi, dava, 6 aylık sürede açılan orman tahdidine ve 2/B uygulamasına itiraz davası olmadığından, 3402 sayılı Kanunun 25. maddesince kadastro mahkemesinin görevine girmez. Uyuşmazlığın çözüm yeri, genel mahkemelerdir....
Ancak, 6831 Sayılı Yasanın 11/3. maddesi gereğince 2B uygulamasına itiraz davalarında, ... yasal hasım olduğu halde vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması, yine hüküm fıkrasında parsel numarasının yanlış yazılması beyanlar hanesine 2/B şerhi verilmesi doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının 1-4-5 ve 6 nolu bentlerinin hükümden çıkartılmasına, 1. bent olarak; “Davanın kabulü ile dava konusu ... Merkez ......


