Mahkemece, tapulama tutanaklarının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğundan 3402 sayılı Kanunun 12/3 maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 17.10.2011 günlü kararıyla önce onanmış, davacının karar düzeltme talebi üzerine bozulmasına karar verilmiştir. Hükmüne uyulan Yargıtay 14....
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava; tapuya dayalı olarak 10 yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraza, tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Kanun gereğince yapılıp, 21.09.2006 tarihinde ilân edilerek 22.03.2007 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve mahkemece, araştırmaya yönelik bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama sırasında çekişmeli taşınmazın başında keşif yapılmasına karar verildiği, davacının mahkemece verilen kesin süre içinde keşif masrafının yatırmadığı gibi 28.10.2014 havale tarihli dilekçesiyle de keşif delilinden vazgeçtiğini bildirdiği anlaşılmıştır....
Kanun) 4 üncü maddesi uyarınca orman parsellerinin tespiti yapılıp dava konusu Trabzon ili Yomra ilçesi Gülyurdu Mahallesi 101 ada 1 parselin de orman vasfıyla tespiti yapılarak 22.07.2008 ile 20.08.2008 tarihleri arasında ilanının yapıldığı, 30 günlük ilan süresi içerisinde tespite itiraz edilmemesi/dava açılmaması sebebiyle bu tespitin 21.08.2008 tarihinde kesinleştiği, bu ilan süreci yasal prosedüre uygun yapılmakla 10 yıllık hak düşürücü nitelikteki dava açma süresinin 21.08.2008 tarihi itibariyle yasa gereği kendiliğinden başladığı, orman vasfı taşımayan diğer taşınmazlar yönünden askı ilanlarının daha sonraki tarihlerde yapılması ve onlar yönünden kadastro tespitlerinin daha sonra kesinleşmesinin dava konusu taşınmaza etkisi olmadığını, bu haliyle eldeki davanın 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolmasından sonra 05.11.2018'de açıldığı, davacı tarafın istinaf sebebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V....
Ancak, tapulu gayrimenkullerde tapu sahiplerinin, on yıllık süre içerisinde dava açma hakları mahfuzdur." hükmünü düzenlemiştir. maddenin düzenlemesinden taşınmaz sahipleri orman kadastro komisyonunca yapılan orman sınırlarına dava tarihi itibariyle 6 ay içerisinde itiraz edileceği belirtildiğinden 6 aylık süre geçtikten sonra ancak tapulu taşınmaz sahiplerinin 10 yıllık süre içerisinde dava açabileceği belirtilmiştir. Madde metninden tapusuz taşınmaz sahiplerinin ise ancak 6 aylık sürede itiraz edebileceği 19.04.2012 tarih 6292 sayılı Kanun ile bu süre 1 aya indirilmiştir. Bu sürenin hak düşürücü süre olduğu, dolayısıyla bu süreden sonra dava açamayacakları sonucu ortaya çıkmaktadır. Yani bu madde gözetildiğinde tapuya dayanarak hak iddia edenler taşınmazının bulunduğu yerde kadastro çalışmaları yapılmadığı için tapusu bulunmayan, zilyetliği olan hak sahiplerinin itiraz süreleri ve hakları bakımından farklı düzenleme öngörülmüştür....
MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının 22.12.2019 tarihinde kesinleştiği, davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 18.12.2020 tarihinde açıldığı gerekçesiyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davacı istinaf dilekçesinde özetle; mirasbırakan babasının 24.01.2011 tarihinde öldüğünü, dava konusu taşınmazın 25.04.2011 tarihinde miras yoluyla kendisine kaldığını, hak düşürücü sürenin babasının ölümüyle kesildiğini, sürenin kendisi açısından 25.04.2011 tarihinde işlemeye başladığını, 10 yıllık hak düşürücü sürenin mülkiyet hakkına aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C....
Hukuk Dairesinin 03.04.2008 gün ve 2008/1564-5261, 27.06.2008 gün ve 2008/4257-9287, 09.10.2008 gün ve 2008/8409 - 12530, 20.01.2009 gün ve 2008/15375 - 519 sayılı kararların da değinildiği üzere, gerek 766 sayılı Kanunun 31/2. maddesi ve gerekse 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesinde, özel mülkiyete konu olamayacak, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler hakkında Hazine tarafından açılacak davaların 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olup olmadığı konusunda açık bir hüküm bulunmamakta ve özel şahıslar ile Hazine arasında bir ayrım da içermemekte ise de, Hazine tarafından açılacak bu tür davaların (10) yıllık hak düşürücü süreye tabi olmadığı hususu yerleşmiş Yargıtay Kararları ile istikrarlı bir şekilde uygulanmaktadır....
Hangi orman sınırları içinde kaldığını, hangi tarihte hangi yasa hükümlerine göre orman kadastrosunun yapıldığını, bu konuda dava açılmış ise sonuçunun ne olduğunu yada tapu kaydının yörede yapılan arazi kadastrosu sırasında bir başka kişi yada kuruluş adına tescil edilip edilmediği konularına bir açıklık getirmemiştir. 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosuna itiraz ve dava açma süresi 3 ay, daha sonra yürürlüğe konulan 6831, 1744, 2896, S.asıyı yasalarlara 1 yıl, 3302 ve 3373 Sayılı Yasalarla değişik 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre orman kadastrosuna itiraz ve dava açma 6 aydır. Ayrıca 3373 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda tapulu taşınmazlar için 10 yıllık hak düşürücü süre getirilmiştir. Yukarıda sayılı yasalarla tanınan bu sürelerin tamamı hak düşürücü sürelerdir....
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, ... Orman İşletme Müdürlüğünde yapılan arşiv ve evrak incelemesinde davacıların herhangi bir kaydına rastlanmadığının bildirildiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i Müdahil vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kuruma ihbar olunan sıfatıyla tebligat yapılmış ise de 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7 nci maddesinde eklenen fıkrası gereği fer'i müdahillik talepleri bulunduğunu, hak düşürücü süre sonrasında açılan davanın bu nedenle reddi gerektiğini, davacıların yasa gereği fiili sigortalı çalışmaları bulunduğunu ispatlamak zorunda olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III....
Köyünde atalarından kendisine intikal eden, 50-60 dekar taşınmazının orman sınırları içinde kaldığı iddiasıyla, orman olarak yapılan tesbitin iptali ile kendi adına tesbit ve tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili tarafından, eksik inceleme ile hazırlanan bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verildiği gerekçesiyle temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılan orman kadastrosunun iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 16/04/2007 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışması vardır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı gerçek kişi, zilyedliğe dayanarak yörede ilk kez yapılan ve 2003 yılında kesinleşen orman kadastrosu sırasında Yenipınar Köyündeki taşınmazının orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu iddia ederek, bu yere ait sınırlamanın iptalini ve adına tescilini istemiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kesinleşen tahdidin içinde bulunduğu ve orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, on yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz ve tescil niteliğindedir....


