WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Ancak 3302 Sayılı Yasanın 6. ve 3373 Sayılı Yasanın 5. maddeleri ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde “Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanakların askı suretiyle ilanı, ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir. Tutanak ve kararlara karşı askı tarihinden itibaren altı ay içinde kadastro mahkemelerine, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemeye müracaatla sınırlamaya ve bu kanunun 2 nci maddesine göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine ... Orman ve Köyişleri Bakanlığı ile hak sahibi gerçek ve tüzelkişiler itiraz edebilir. Bu müddet içinde itiraz olmaz ise komisyon kararları kesinleşir. Bu süre hak düşürücü süredir. Ancak, tapulu gayri menkullerde tapu sahiplerinin, 10 yıllık süre içerisinde dava açma hakları mahfuzdur." hükmü yer almaktadır....

Kural olarak, 4785 Sayılı Yasa gözetilmek suretiyle orman tahdidi yapılıp, kesinleşmişse; bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş tahdit haritasının orman mühendisi aracılığıyla yerine uygulanması yoluyla çözümlenir.Tüm bu belgeler geldikten sonra, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman kadastrosunun hangi tarihte yapıldığı ve ilan edilerek kesinleştiği belirlenmeli, 6831 Sayılı Yasının 3373 Sayılı Yasa ile değişik 11 . maddesi gereğince tapulu gayrimenkullerde tapu sahipleri 10 yıllık süre içinde orman tahdidine itiraz davası açabileceklerinden bu hak düşürücü sürenin davacılar yönünden geçip geçmediği araştırılmalı, eğer hak düşürücü süre geçmiş ise davanın reddine karar verilmelidir....

Mahkemece, 5841 sayılı Yasanın 2. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 12. maddenin 3. fıkrasındaki hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine dair verilen karar, Hazine tarafından temyiz edilmekle, dairenin 21.06.2011 gün ve 2011/4306-7797 sayılı kararı ile “Çekişmeli taşınmazın, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman sayılan yerlerden olduğu iddiasında bulunulduğu ve bu tür iddiaları içeren davalarda, yargısal uygulamada istikrar kazandığı üzere, 10 yıllık hak düşürücü süre ile bağlı kalınmaksızın her zaman dava açılabileceği gibi, hak düşürücü sürenin geçtiği de ileri sürülemeyeceğinden işin esası incelenerek toplanacak delillere göre bir karar verileceği” gereğine değinilerek bozulmuştur....

Belli bir süre geçtikten sonra kadastrodan önceki haklara dayanarak, dava açılmasının önlenmesi, uyuşmazlıkların sona erdirilmesi istenmiştir. Hak arama özgürlüğünün sınırsız olarak kabulü kamu düzenini aksi yönde etkiler. Hak düşürücü süre ile, mülkiyet hakkı değil, hak arama özgürlüğü belli bir süre ile sınırlandırılmıştır. Bu sürelerin doğrudan doğruya kamu düzenini ilgilendirmeleri nedeniyle davanın hangi aşamasında olursa olsun, mahkemece, kendiliğinden gözetilmeleri gerekir. Bu nitelikleriyle dava engellerinden olan hak düşürücü sürelerin ilk önce incelemesi gerekir. Bir davada hak düşürücü süre söz konusu ise, dava dinlenemez, işin esası incelenemez. Dava dinlenemeyeceğinden, kadastrodan önce var olan bir kesin hükmün tartışması yapılamaz. Orman Kadastro Komisyonlarının sınırlandırma sırasında kesinleşmiş mahkeme kararlarını dikkate alması, bunlara uyması gerektiği hususu kuşkusuzdur....

Öyle ise, 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca orman tahdit sınırları belirlenmişse, uygulanacak usul, askı ilanı ve hak düşürücü süreler yönünden de 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümleri uygulanacaktır. Davacı yan, 3402 sayılı Kanun uyarınca 30 günlük itiraz süresi içerisinde tutanağa karşı dava açabileceğine göre, bu süre geçtikten sonra da tapuya dayalı olsun veya olmasın, aynı Kanun’un 12/3.maddesinde tanınan 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde kadastrodan önceki sebeplere dayalı olarak dava açabilecektir. Bu husus ... Hukuk Genel Kurulunun 11.11.2006 tarih, 2006/20-619 Esas, 2006/665 Karar sayılı ilamında da benimsenmiştir. O halde Yerel Mahkemenin kadastrodan önceki zilyetlik sebebine dayalı olarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3.maddesi uyarınca hak düşürücü süre içerisinde davanın açıldığının kabulü yerindedir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesiyle Zeytinbağı Beldesi, Talatbey Mahallesi 172 ada 140 nolu taşınmazın 4595 m²'lik kısmını Saniye ... mirasçılarından satın aldığı ve iskan kaydı ile oluşan tapusu olduğu halde orman niteliğiyle tescilinin yapıldığını iddia ederek, bu bölümün tapusunun iptaliyle adına tescilini istemiştir. Mahkemece; 6831 sayılı Kanunun 11/1 . maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 12.08.1991’de kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır....

Davalı, iş bu davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, murisin saklı pay kurallarını ihlal kastıyla değil, minnet duyguları ile hareket ettiğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece; davacının veraset ilamı alınmak üzere ilgili mahkemeye müracaat ettiği 29.03.2006 tarihinden itibaren dava tarihi olan 22.04.2009 gününe kadar 1 yıllık hak düşürücü sürenin doduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. 4721 sayılı TMY'nin 571. maddesi uyarınca tenkis davası mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her halükarda sağlararası tasarruflarda mirasın açılma tarihinden itibaren 10 yıllık azami süre içerisinde açılabilecek olup bu süre hak düşürücü süre olarak düzenlenmiştir....

Yeri gelmişken, hemen belirtmek gerekir ki; eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki durumun değerlendirilmesi, hususu davalılar tarafından 6831 sayılı Kanunun 11. maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılacak orman kadastrosuna itiraz davasında gözönünde bulundurulabilir. Bu nedenle, mahkemenin bu yöndeki kabulü doğru değildir. Ayrıca 6831 sayılı Kanunun 11. maddesinde, davalı kişiye tanınan 10 yıllık süre içinde tapuya dayanılarak orman sınırlandırmasının iptalini isteme hakkı bulunduğu; ancak, mevcut dava sonucu çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş tahdit sınırları içinde olduğunun belirlenmesi halinde, kişi tapusunun iptal edileceği, bu nedenle hukuken geçerli bir tapusu kalmadığından bu hakka dayanarak tahdidin iptalini dava yolu ile isteme hakkını kaybedeceği, bu yönde yapılacak bir uygulamanın ise gerek T.C. Anayasasının 35. maddesi hükmüne, gerekse A.İ.H.S.'nın Ek 1 nolu protokolu ile güvence altına alınan ve A.İ.H.M.'...

Yeri gelmişken, hemen belirtmek gerekir ki; eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki durumun değerlendirilmesi, hususu davalılar tarafından 6831 sayılı Kanunun 11. maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılacak orman kadastrosuna itiraz davasında gözönünde bulundurulabilir. Bu nedenle, mahkemenin bu yöndeki kabulü doğru değildir. Ayrıca 6831 sayılı Kanunun 11. maddesinde, davalı kişiye tanınan 10 yıllık süre içinde tapuya dayanılarak orman sınırlandırmasının iptalini isteme hakkı bulunduğu; ancak, mevcut dava sonucu çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş tahdit sınırları içinde olduğunun belirlenmesi halinde, kişi tapusunun iptal edileceği, bu nedenle hukuken geçerli bir tapusu kalmadığından bu hakka dayanarak tahdidin iptalini dava yolu ile isteme hakkını kaybedeceği, bu yönde yapılacak bir uygulamanın ise gerek T.C. Anayasasının 35. maddesi hükmüne, gerekse A.İ.H.S.'nın Ek 1 nolu protokolu ile güvence altına alınan ve A.İ.H.M.'...

Yeri gelmişken, hemen belirtmek gerekir ki; eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki durumun değerlendirilmesi, hususu davalılar tarafından 6831 sayılı Kanunun 11. maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılacak orman kadastrosuna itiraz davasında gözönünde bulundurulabilir. Bu nedenle, mahkemenin bu yöndeki kabulü doğru değildir. Ayrıca 6831 sayılı Kanunun 11. maddesinde, davalı kişiye tanınan 10 yıllık süre içinde tapuya dayanılarak orman sınırlandırmasının iptalini isteme hakkı bulunduğu; ancak, mevcut dava sonucu çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş tahdit sınırları içinde olduğunun belirlenmesi halinde, kişi tapusunun iptal edileceği, bu nedenle hukuken geçerli bir tapusu kalmadığından bu hakka dayanarak tahdidin iptalini dava yolu ile isteme hakkını kaybedeceği, bu yönde yapılacak bir uygulamanın ise gerek T.C. Anayasasının 35. maddesi hükmüne, gerekse A.İ.H.S.'nın Ek 1 nolu protokolu ile güvence altına alınan ve A.İ.H.M.'...

UYAP Entegrasyonu