Mahkemece hak düşürücü süre ve kesin hüküm nedeniyle davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca açılan tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 28.09.1976 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 27.11.1975 tarihinde ilanı yapılarak kesinleşen orman kadastrosu ve 23.05.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2/B uygulaması bulunmaktadır. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğuna, ayrıca taraflar arasında Asliye 2....
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili, davacının tespit talep ettiği 1981 yılı çalışmalarına ilişkin Kurum kayıtlarında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını beyanla davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, kamu düzenine ilişkin davada yapılacak araştırma sonucunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III- MAHKEME KARARI: A- İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece, "Davacının davasının hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddine" karar verilmiştir....
Köyü, 110 ada 5 parsel sayılı 24358,16 m² yüzölçümündeki taşınmazın, orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, tapulama tutanaklarının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğundan 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiş; davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06.05.2009 gün ve 2009/6869 - 8714 sayılı kararı ile hüküm bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece, çekişmeli parselin kadastro tespitinin askı suretiyle ilanını takiben 5841 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile değişik 3402 sayılı Kanunun 12/3....
Köyü, 110 ada 2 parsel sayılı 16573,12 m² yüzölçümündeki taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, tapulama tutanaklarının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğundan 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiş, davacı ... Yönetimi tarafından hüküm temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06/05/2009 gün ve 2009/6869-8714 sayılı kararıyla bozulmuştur....
Köyü, 110 ada 3 parsel sayılı 17655,36 m² yüzölçümündeki taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, tapulama tutanaklarının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğundan 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Dairece bozulmuştur. Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2009/6869-8714 sayılı 06.05.2009 günlü bozma kararında özetle: “Mahkemece, çekişmeli parselin kadastro tespitinin askı suretiyle ilanını takiben 5841 sayılı Kanunun 2'inci maddesi ile değişik 3402 sayılı Kanunun 12/3....
Köyü, 110 ada 1 parsel sayılı 15929,85 m² yüzölçümündeki taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, tapulama tutanaklarının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğundan 3402 sayılı Kanunun 12/3 maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiş; davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06.05.2009 gün ve 2009/6869 - 8714 sayılı kararı ile hüküm bozulmuştur....
Köyü, 110 ada 6 parsel sayılı 16644,69 m² yüzölçümündeki taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu iddia ederek, tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, tapulama tutanaklarının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğundan 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından hükmün temyiz edilmesi üzerine Dairece karar bozulmuştur. Hükmüne uyulan Yargıtay 20....
Köyü, 109 ada 14 parsel sayılı 19059,42 m² yüzölçümündeki taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, tapulama tutanaklarının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğundan 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiş; davacı ... Yönetimi tarafından hüküm temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06.05.2009 gün ve 2009/6869 - 8714 sayılı kararı ile bozulmuştur....
Köyü, 110 ada 4 parsel sayılı 24710,38 m² yüzölçümündeki taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu iddia ederek, tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, tapulama tutanaklarının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğundan 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiş, davacı ... Yönetimi tarafından hükmün temyiz edilmesi üzerine, Dairece bozulmuştur. Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2009/6869 - 8714 sayılı 06.05.2009 günlü bozma kararında özetle: [Mahkemece, çekişmeli parselin kadastro tesbitinin askı suretiyle ilânını takiben 5841 sayılı Kanunun 2' inci maddesi ile değişik 3402 sayılı Kanunun 12/3....
Gerek 766 sayılı Kanunun 31/2. maddesi ve gerekse 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesinde, özel mülkiyete konu olamayacak, Devlet Ormanları hakkında Orman Yönetimi tarafından açılacak davaların 10 yıllık hak düşürücü süreye tâbi olup olmadığı konusunda açık bir hüküm bulunmamakta ve özel şahıslar ile Orman Yönetimi arasında bir ayrım da içermemekte ise de “Kamu Malı” savıyla açılacak davalarda 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı konusundaki Yargıtay kararları yerleşik içtihat halini almıştır. Bu nedenle, orman iddiasıyla açılan temyize konu dava yönünden 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanma olanağı bulunmadığından mahkemece işin esasına girilerek yöntemine uygun şekilde orman araştırması yapılıp oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı ......


