Dava, kadastro sırasında 3402 Sayılı Yasanın 4/3. maddesi hükmüne göre, kadastro ekiplerince orman niteliği ile tespit tutanağı düzenlenip kesinleşmesi sonucu Hazine adına orman niteliğiyle tapu kaydı oluşturulan parselin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesine göre öngörülen 10 yıllık süre içinde açılan tapu kaydının ve dolayısıyle orman kadastrosunun iptaline ilişkindir. Somut olayda, 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan orman kadastrosu 1998 yılında kesinleşmiş, temyize konu Bozören Köyü 151 ada 77 parselin orman niteliği ile Hazine adına tapu kaydı oluşmuş ve taşımaz kamu malı olmuştur.Temyize konu dava 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesine göre 10 yıllık süre içinde açılmış ise de, kesinleşen orman kadastrosunun iptali 3402 Sayılı Yasanın 16/D ve 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi gereğince ancak tapuya dayanılarak 10 yıllık hak düşürücü süre içinde istenebilir....
Aynı fıkrada yapılan son değişiklikle, ister kesin hükümle oluşsun, ister başka biçimde oluşsun, tapu kaydı maliklerine, tahdidin iptali davası açmak üzere 10 yıllık süre tanınmıştır. Bu iki hak arama süresinin dışında, nedeni ne olursa olsun süresiz hak arama özgürlüğü tanıyan bir kanun hükmü yoktur. 3373 sayılı Kanun ile getirilen 10 yıllık hak düşürücü süreye ilişkin kuralın kanunun yürürlük tarihinden önce düşmüş olan haklara uygulanacağına dair bir hüküm de bulunmamaktadır....
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre; çekişmeli taşınmazın 1996 yılında imar uygulaması sonucu davacı adına tescil edildiği, ancak daha sonra Orman Bakanlığı tarafından, tapu maliki aleyhine açılan orman tahdidine itiraz davası sonucunda, Kadastro Mahkemesinin 2002/136E.-2004/41K. sayılı ilamı ile orman tahdidinin iptali ile 2519 ada 3 parsel sayılı taşınmazın orman sınırı içine alınmasına, orman olarak Hazine adına tesciline karar verildiği , hükmün 17.3.2005 tarihinde kesinleştiği, TMK'nın 1007. maddesine dayanılarak açılan tazminat davaları için ayrıca zamanaşımı öngörülmediğinden, 6098 sayılı Borçlar Kanununun 146....
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 10 yıllık süre içerisinde açılan orman kadastrosuna itiraz ve tapu iptali tescil niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır. Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 05/10/2011 gününde oybirliği ile karar verildi....
Tutanak, harita ve kararlara karşı askı tarihinden itibaren altı ay içinde kadastro mahkemelerine, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemeye müracaatla sınırlamaya ve 2 nci maddeye göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine ... ve Orman Bakanlığı, ... ve hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler itiraz edebilir. Bu müddet içinde itiraz olmaz ise komisyon kararları kesinleşir. Bu süre hak düşürücü süredir....
Aşağıda izah edileceği gibi, yörede orman kadastrosu arazi kadastrosundan daha önce yapılıp kesinleşmiş ise, 1978 yılında yapılan arazi kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 22/1. madde hükmüne göre ikinci kadastro olacağından bütün sonuçları ile hükümsüz olması nedeniyle 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükmüne göre anılan 10 yıllık hak düşürücü süre somut olayda uygulanamayacaktır....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/410 Esasına kayden dava açıldığını ve karar verildiğini, aynı konu ve taşınmaza ilişkin daha önce açılan bir dava olması nedeniyle, davanın derdestlik ve kesin hüküm nedeniyle usulden reddine, taşınmazın Hazine adına kayıtlı olmaması nedeniyle husumet yokluğundan reddine ve 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığından, hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde; aynı taşınmaza ilişkin daha önce 17.10.2012 tarihinde ...ve diğerleri tarafından Bursa 1....
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; "Dava, tapu kaydına dayanarak 10 yıllık süre içinde açılan orman kadastrosunun iptali, taşınmaza müdahalenin men'i ve taşınmaz içerisinde bulunan orman emvalinin 25 yıllık icar karşılığında davacı tarafa verilmesi istemine ilişkin olup, bu taleplere yönelik açılan davalar ise, adli yargının görev alanı içerisinde olduğundan, görevli mahkeme 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel görevli hukuk mahkemeleridir. Değinilen yön gözetilmeden işbu dava da Adli Yargının görev alanı içinde olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek hüküm kurulması doğru değildir." denilmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyularak yargılamaya devam olunmuş, ayrı ayrı açılan davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucu davacı Orman İşletme Şefliği tarafından davalı ... ...'e karşı açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine, birleştirilen ......
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10.maddesine göre Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır. Yasa'da yer alan 5 yıllık süre hak düşürücü olup mahkeme tarafından kendiliğinden nazara alınması gerektiği gibi davacının aynı işyerinde çalışmasını sürdürmesinin veya 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmasının, hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı ve hak düşürücü sürenin, kesilmesi ve durmasının mümkün bulunmadığı hukuksal gerçeği de ortadadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi - K A R A R - Temyiz incelemesi yapılması gereken ve gerçek kişiler arasında görülen bu dava; tapu kaydı nedeniyle, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılan 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesindeki on yıllık hak düşürücü süre içinde açılan tapu iptali ve tescile, İlişkin olduğu ve 2797 Sayılı Yargıtay Yasasının 14. maddesi ve Yüksek Başkanlar Kurulunun 26.01.2009 gün 1 sayılı kararı gereğince bu davada, orman kadastrosu kesinleşmiş olsun olmasın, orman kadastrosu ve orman rejimi dışına çıkarmayla ilgili tutanak ve haritalarının uygulanması ve orman araştırması yapılmasını gerektirir bir konu olmadığından, temyiz incelemesi Dairemizin görevi dışında olup, Yüksek Yargıtay 8. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; dosyanın görevli Yargıtay Yüksek 8. Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine 14/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi....


