WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Köyü 108 ada 1 parsel sayılı 1002.29 m2 yüzölçümündeki taşınmazın müvekkili adına tespitinin yapıldığını, taşınmaz üzerinde bulunan evinin bir kısmına yörede yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda 81 ve 82 orman sınır noktaları ile orman kadastro sınırları içerisinde bırakıldığını, bu nedenle orman kadastrosunun iptali ile adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmiş olması nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, orman olarak yapılan kadastro tespitinin iptali istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 21/07/1976 tarihinde yapılıp, 23/12/1980 tarihinde sonuçlandırılarak kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır....

Mahkemece; 3402 sayılı Yasanın 5841 sayılı Yasa ile değişik 12/3. maddesi gereğince, 10 yıllık süre geçtiğinden davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın tapusunun iptali ile tescili istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1958 yılında yapılan ve 04.02.1961 - 06.03.1961 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen genel arazi kadastrosu bulunmaktadır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, 28.01.2009 tarihli dava dilekçesinde, 1969 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında İdriskoru Köyü 1038, 1039 ve 1527 sayılı parsellerin mera niteliği ile sınırlandırılarak, özel siciline yazıldığını, 2009 yılında ise Mera Tesbit Komisyonunca taşınmazların mera olarak sınırlandırılıp, askı ilânına çıkarıldığını, taşınmazların orman niteliğinde olduğunu iddia ederek, Mera Komisyonu Kararının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, 3402 sayılı Kanunun 12/3.maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmiş; Orman Yönetimi tarafından hüküm temyiz edilmekle, Yargıtay 20....

Köyü, 114 ada 10 parsel sayılı 15500,86 m² yüzölçümündeki taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, tapulama tutanaklarının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğundan, 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03.11.2011 günlü 2011/12163-12477 sayılı kararı ile bozulmuştur....

Mahkemece keşif ve orman araştırması yapılmadan 14.03.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5841 sayılı Yasanın 2. maddesiyle  yapılan değişiklik  uyarınca  3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle dolduğu gerekçesi ile Hazine tarafından açılan davanın reddine karar verilmiş ise de; 5841 sayılı Yasanın 2. maddesiyle 3402 sayılı Yasanın 12. maddesinin üçüncü fıkrasına  eklenen üçüncü tümcesinde yer alan “iddia ve taşınmazın niteliğine…” ibaresi ile geçici 10. maddesi Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 gün ve 2009/31-2011/77 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve gerekçeli karar 23 Temmuz 2011 gün 28003 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır....

Davacı Hazine, taşınmazın bitişiğindeki ormanın devamı ve orman niteliğinde olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Mahkemece, 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm Hazinenin temyizi üzerine Dairenin 18/11/2013 gün ve 2013/5677 E. - 10240 K. sayılı kararıyla "Mahkemece, çekişmeli parselin kadastro tesbitinin askı suretiyle ilânını takiben 5841 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 3402 sayılı Kanunun 12/3....

Yukarıda belirtilen yasaların getirdiği bu yeni düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca orman kadastro çalışmalarının yapıldığı, kadastro ekiplerince dava konusu taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edildiği ve kamu malı niteliğini kazandığı, 3402 sayılı Yasanın 16/D maddesi hükmünde "devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ormanlar, bu yasada hüküm bulunmayan hallerde, özel yasaları hükümlerine tabi olduğu"nun belirtildiği, bu nedenle ormanlar hakkında özel yasa olan 6831 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması gerektiği ve 6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesinde de orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra tapulu taşınmazlarda tapu sahiplerinin 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açabilecekleri hükmünün bulunduğu, bu ilkelerin H.G.K.'...

Dava, 10 yıllık süre içinde tapuya dayalı olarak açılan orman tahdidinin iptali istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 04.03.1993 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu bulunmaktadır. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yerinde yeniden keşif yapılmış, üç kişilik orman bilirkişi heyeti gerekçeli raporlarında özetle; taşınmazın kızılçam koru orman olduğunu, alt tabakada 8-10 adet deliceden aşılanmış zeytin ile ... kesme, ..., menengiç, meşe, palamut meşesi ile funda bulunduğunu, eğimin batı bölümde % 25-40 olduğunu, eski tarihli ... fotoğrafları ve memleket haritalarında da orman olarak göründüğü, sonuç olarak üzerinde ... yapılmamış kızılçam koru ormanı olduğu ve Orman Kanununa göre orman sayılan yerlerden olduğunu bildirmişlerdir. Dosyada bulunan taşınmazın güncel durumunu gösteren fotoğraflarda da taşınmazın tarımda kullanılmayan orman ağaçları ile kaplı yer olduğu görülmüştür....

H.G.K.nun (08/06/2005 gün ve 2005/20-327 E.-377 K.) sayılı kararına göre gerçekten hak düşürücü süre kesin hükümden önce gelirse de, somut olayda, tapu kaydına ve kesin hükme dayalı olarak iptali istenen orman kadastrosunun 3373 Sayılı Yasanın yürürlükte olduğu döneme ilişkin olduğundan H.Y.U.Y.'nın 237. maddesine göre kesin hükmün gözönünde bulundurulması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı ... Gölün orman kadastrosuna itiraz davasının kabulüne, Orman Yönetiminin tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi davalarının reddine ve dava konusu taşınmazın orman kadastrosu sınırları dışına çıkartılmasına karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali tescil ve 10 yıllık sürede açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir....

Mahkemece, 04.03.2009 tarihli Resmi Gazete yayınlanarak yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasanın 2. maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle dolduğu gerekçesi ile Orman Yönetimi tarafından açılan davanın reddine karar verilmiş ise de, somut olayda; 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinin uygulanma olanağı da bulunmamaktadır....

UYAP Entegrasyonu