WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Yasa'da yer alan 5 yıllık süre hak düşürücü olup mahkeme tarafından kendiliğinden nazara alınması gerektiği gibi davacının aynı işyerinde çalışmasını sürdürmesinin veya 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmasının, hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı ve hak düşürücü sürenin, kesilmesi ve durmasının mümkün bulunmadığı hukuksal gerçeği de ortadadır.İşverenin, çalıştırmış olduğu sigortalılara ait hangi belgeleri Kuruma vermesi gerektiği Kanun'un 79/1.maddesinde açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin dördüncü kısmında işverence verilecek belgeler düzenlenmiştir. Bunlar, aylık sigorta primleri bildirgesi (SSİ Yön.Madde16) , dört aylık sigorta primleri bordrosu (SSİ Yön. Madde 17), sigortalı hesap fişi (SSİ. Yön. Madde 18) vs.dir....

Şöyle ki; davacı Orman Yönetimi çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı iddiasıyla dava açmış olup mahkemece çekişmeli taşınmazların orman tahdidi içinde kalıp kalmadığı değerlendirilmeden eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafına göre karar verilmiş, davalılar tarafından 6831 sayılı Kanunun 11. maddesinde öngörülen 10 yıllık süre içinde orman tahdidinin iptaline yönelik dava açıp açmadıkları araştırılmamıştır....

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, on yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılıp 05/09/2008 - 06/10/2008 tarihleri arasında ilan edilmiştir. Mahkemece; davanın 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi gereğince 6 aylık süre içinde açıldığı kabul edilerek çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporları gereğince orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar mahkemece davanın, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi gereğince 6 aylık süre içinde açıldığı kabul edilmiş ise de, yörede yapılan orman tahdidinin 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasayla değişik 4. maddesi gereğince yapıldığı ve 05/09/2008 - 06/10/2008 tarihleri arasında kısmi ilana çıkartılarak 07/10/2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro çalışmaları sırasında ...ili, ... ilçesi ..köyü 116 ada 53 parsel sayılı taşınmaz orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tapuya tescil edilmiştir. Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın tapu kaydının iptali ve adına tescilini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, kadastro tutanağının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığından, açılan davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro sonucu oluşan tapu kaydının, kadastro öncesi nedene dayalı olarak iptali ve tescil istemine ilişkindir....

Mahkemece çekişmeli taşınmazın 1659 parsel sayısı ile Hazine adına tapuda kayıtlı olup, genel kadastroda Hazine adına tesbit edilen 136 sayılı parselin ifrazıyla oluştuğu, Hazine adına tesbitinden sonra hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle Hazine aleyhine açılan davanın hak düşürücü süre, Köy Tüzel Kişilikleri aleyhine açılan davaların ise husumetten REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal tescile ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasaya göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, somut olayda orman kadastrosunun 6831 sayılı Kanun hükmü uyarınca yapılıp 19.09.2005 tarihinde ilan edilerek tapusuz taşınmazlar yönünden 19.03.2006 tarihinde kesinleştiği, tapulu taşınmazlar yönünden ise 10 yıllık hak düşürücü sürenin 19.03.2016 tarihinde dolduğu, davacının 10 yıllık hak düşürücü geçtikten sonra 30.03.2016 tarihinde dava açtığı, bu nedenle davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesinde ve davanın dava ön koşulu yokluğu yönünden reddine karar verildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7 nci maddesinin 2 nci fıkrası gözetilerek davalı ......

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafça 15.10.2018 tarihinde açılan eldeki davanın, 3402 sayılı Kanun' un 12/3 üncü maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı gözetilerek, işin esasına girilmesi gerekirken, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir....

Hukuk Dairesinin 14.11.2005 tarih 10055-13514 sayılı bozma kararında özetle: "Dava, tapu iptali ve tescil davası olmayıp, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi hükmüne göre açılan orman kadastrosunun iptali davası olduğu, 10 yıllık süre içinde zilyetliğe dayalı orman kadastrosunun iptalinin istenemeyeceği, davacı tapuya dayanmadığından hak düşürücü süre nedeniyle kesinleşen orman kadastrosunun iptalinin istenemeyeceği, dava konusu yerin dört tarafının kadastrosu kesinleşmiş devlet ormanı ile çevrili olup orman içi açıklık konumunda olup özel mülke konu olamayacağı gibi, davacı tarafca herhangi bir mülkiyet belgesine dayanılmadığından davanın reddine karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu ... Köyü 101 ada 1157 sayılı parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir....

Hukuk Dairesinin 14.11.2005/10047-13512 sayılı bozma kararında özetle: "Dava, tapu iptali ve tescil davası olmayıp, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi hükmüne göre açılan orman kadastrosunun iptali davası olduğu, 10 yıllık süre içinde zilyetliğe dayalı orman kadastrosunun iptalinin istenemeyeceği, davacı tapuya dayanmadığından hak düşürücü süre nedeniyle kesinleşen orman kadastrosunun iptalinin istenemeyeceği, dava konusu yerin dört tarafının kadastrosu kesinleşmiş devlet ormanı ile çevrili olup orman içi açıklık konumunda olup özel mülke konu olamayacağı gibi, davacı tarafca herhangi bir mülkiyet belgesine dayanılmadığından davanın reddine karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu ... 1157 parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ..., yörede 1974 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 2847100 m2 yüzölçümü ile mera niteliğiyle sınırlandırılması yapılıp kesinleşen 1613 sayılı parselin yaklaşık 535 dekarlık bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece taşınmaz 1974 yılında mera olarak tespit ve sınırlandırılmasının kesinleştiği tarihten itibaren 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde anılan 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir....

UYAP Entegrasyonu