Uyuşmazlığın esası limitet şirket ortaklığı kapsamında, davalı şirket ile davalı kooperatif arasındaki eser sözleşmesi gereğince davalı şirkete verilen ve şirket tarafından da eskiden ortağı olan davacıya verilen daireye ilişkin mülkiyet tespiti davasıdır. Davacının kooperatif üyesi olmadığı tarafların ve mahkemenin kabulündedir. Davacının iddiası, davalı şirketin davalı kooperatif ile imzaladığı eser sözleşmesi gereğince yaptığı binalardaki bir kısım dairelerin kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında davalı şirkete bırakıldığı, bunlardan birinin de davacı tarafından bedeli eski ortağı olduğu davalı şirkete ödenmek suretiyle kendisi için alındığı şeklindedir. Bu durumda, davalı şirket ile davalı kooperatif arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesi, davacı ile davalı şirket arasındaki ilişki ise limitet şirket ortaklığı ilişkisidir. Bu husus mahkemece de böyle kabul edilmiş olup, esasen davacının temyizi de şirket ortaklığı ilişkisi kapsamındadır....
nin vergi borçlarından sorumluluğu ve yapılacak tarhiyat için vergi ceza ihbarnamelerinin düzenlenebilmesi açısından şirket ortağı ve müdürü olarak işlemleri yapan kişinin ... olduğunun tespitinin zorunlu olduğunu iddia ederek, ... Diş Malzemeleri Ltd. Şti'nin % 50 ortağı ve şirket müdürü olarak ...ismini kullanarak şirket adına işlemleri yapan kişinin ... olduğunun tespiti ile ticaret sicildeki kaydın bu şekilde düzeltilerek Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin % 50 ortağı ve şirketi temsil ve ilzamına yetkili olan ...'ın sahte kimlik ile şirket adına faaliyet yürüttüğü, ticaret siciline tescilin kamu düzenine aykırı bulunması durumu gibi hallerde sicil memurunun harekete geçerek ve ilgiliye ihtar göndererek gerekli kaydın ve değişikliğin yapılmasını talep edeceği, ...'...
'ye ait olduğunun tespitine ve bu şirket adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı şirketin taraflar arasındaki protokolle üstlendiği yükümlülükleri ifa etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, HMK'nın 114. maddesinde taraf ehliyetinin ve hukuki yararın dava şartı olarak düzenlendiği, somut olayda iki ortaklı davacı şirketin, ortaklarından birinin hissedarı olduğu dava dışı ... lehine hak talebinde bulunduğu, davacının bu talebinde hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı adına olan maden arama ve işletme ruhsatlarının dava dışı şirkete ait olduğunun tespiti ve bu şirket adına tescili istemine ilişkindir....
Bu durum karşısında davacının, dava tarihinde ve davanın devamı süresince şirket ortağı olup olmadığı önem arz eder....
yi azletmesinin 27.04.2009 tarihli hisse devir sözleşmesinin yokluğu sonucunu doğurmayacağı, şirket ortaklığının yok hükmünde olduğunun tespiti yönündeki talebin hukuki dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, limited şirket ortaklığının yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, davacı tarafça ortağı bulunduğu şirket ile diğer ortağa işbu davada husumet yöneltilmiştir. Oysa, bu dava sonucunda verilecek hükümle birlikte hisse devrinin de yok hükmünde olduğuna karar verilecek olup, davalı şirketteki hissesini devreden ...’nun taraf olarak yer almadığı böyle bir davada davacı iddiasının incelenmesi mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece, yukarıda anılan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün açıklanan değişik gerekçe itibariyle onanması gerekmiştir....
ya ait olmadığının belirlendiği, ancak sanığın çekte lehdar olarak gösterilen şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu bu şekilde dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda; Katılan ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanığın savunmasında bildirdiği, suç tarihinde birlikte ortak oldukları ... isimli şahsın suça konu çek belgesini imzalayarak katılana vermiş olabileceğini bildirmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; öncelikle suç tarihindeki şirket ortaklarının tespiti ile sanığın ortağı olduğunu beyan ettiği ......
Halbuki davacının limited şirket ortaklığı, noter onaylı hisse devir senedi ve davacının ortaklığına ilişkin kararla ortaya koyulmuştur, oda kaydının olması şart değildir. Bu sebeple davacının şirket ortaklığının varlığı ve şirket ortağı olduğu dönemde ... sigortalısı olduğunun kabulü gerekir. Ancak davacının şirket ortaklığı sebebi ile sigortalı olduğu kabul edilmediği takdirde dahi yaşlılık aylığı şartlarına haiz olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Yapılacak iş, öncelikle davacının şirket ortaklığı sebebi ile ... sigortalısı olduğu kabul edilerek yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığını değerlendirmek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır....
Yevmiye nolu sözleşmesi ile söz konusu şirkette payı bulunan ... adlı kişi tarafından, müvekkiline pay devri yapıldığı, yine noterlikçe ... tarih ... yevmiye nolu payın devrine ilişkin ortaklar kurulu kararının noter tarafından suretinin onaylanması ile müvekkilinin şirket ortağı haline getirildiğini, söz konusu şirket ortaklığı, pay devri ve ticaret siciline verilen her türlü evrakın sahte olup, müvekkilinin bu belgelerde hiçbir şekilde imzası da bulunmadığını, şirket ortağı olunmadığının tespiti amacıyla, Antalya Asliye .... Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, mahkemenin ... tarihli ara kararı ile, Antalya ... Noterliğinin ... Tarih ... Yevmiye nolu senedindeki ve ......
Dava, sahte vekaletnameye dayalı olarak düzenlenen hisse devri sözleşmesinin iptali, davacının şirket ortağı olmadığının tespiti ve davacı adı ile alınan şirket kararlarının iptali istemine ilişkin olup, sahte vekaletnamede vekil tayin edilen davalı ile işlemin gerçekleştirildiği noter aleyhine görülerek sonuçlandırılmıştır. Ancak, şirket ortağı olunmadığının tespiti ve davacı adı ile alınan kararların iptaline yönelik talepte husumetin şirkete tevcih edilmesi, hisse devri sözleşmesinin iptaline yönelik talebin ise hissesini devreden ortağa yöneltilmesi gerekir. Bu nedenle, şirket ve iptali istenen sözleşmenin tarafı ortak aleyhine dava açılıp görülmekte olan bu dava ile birleştirilerek karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
Dava, anonim şirket ortağı olduğunun tespiti ile kar payı alacağının tahsili istemlerine ilişkindir. Anonim ortaklıklarda “sabit (belirli) sermaye” sistemi geçerli olup, sermayenin önceden tespit edilmiş olması ve esas sözleşmede de miktarının gösterilmesi zorunludur. Aynı şekilde anonim şirket esas sözleşmesinde sermayeyi temsil eden belirli bir itibari değere sahip pay sayısının da gösterilmesi zorunludur. Anonim ortaklıklarda paylar pay sahiplerinin sıfatını açıklar. Ortaklık sıfatından kaynaklı paylar aynı zamanda pay sahiplerinin hak ve borçlarını da gösterir. Payın senede bağlanması da şart değildir. Ancak pay senetleri veya bunun yerine çıkarılan ilmühaberler ortaklıkta sahip olunan pay miktarını ve payın itibari değerini gösterir ve pay sahipliğini temsil eder....


