Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, limited şirket yöneticisinin temsil ve yönetim yetkisinin kaldırılması ve davalı şirkete kayyum tayini talebidir. Bölge adliye mahkemesince, davalı şirketin yönetim organından yoksun olmaması nedeniyle şirkete kayyum atanmasını gerektir bir durum olmadığı, ancak davalı şirket müdürünün şirketi kötü yönettiği gerekçesiyle TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca davalı şirket müdürü ...'nun yönetim ve temsil yetkisinin pay ve paydaş çoğunluğu ile kullanılması şeklinde sınırlandırılmasına karar verilmiştir. Ancak, yukarıda özetlenen hüküm yönetici ve temsilci olmayan ortaklara yönetim ve temsil yetkisi verdiği gibi, sınırlamanın yer itibariyle veya birlikte temsil şeklinde mi yahut da miktar, konu ve içerik bakımından mı olduğu hususunda da hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde ayrıntılı ve açık düzenleme içermemektedir....
Davacı Mektes Ltd.Şti.’nin davadaki talebi, ayıplı olduğu iddia edilen araç ile seyahat eden müdürünün uğradığı kaza sonucu şirketin işlerinin takip edilememesi dolayısıyla uğranılan kazanç kaybına karşılık 5.000.-TL ile şirket müdürünün hastane masraflarının kendilerince ödenmesi nedeniyle tahsiline yöneliktir. Mahkemece davacının hastane masrafına yönelik istemi husumet nedeniyle red olunmuş ise de, şirketin çalışamaması nedeniyle uğranıldığı öne sürülen kazanç kaybı yönünden bir inceleme yapılmamıştır. Diğer yandan şayet kaza şirket müdürünün görevini ifa ederken meydana gelmiş ise, davacı ödediği hastane giderlerini talep etme hakkına sahiptir. Bu durumda mahkemece, davacı şirketin iddiaları incelenerek iddia edildiği gibi araçta imalat hatasının bulunması halinde talep edilen tazminata ilişkin istem değerlendirilip, uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile davacı şirketin talebinin reddi yerinde değildir....
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/284 Esas sayılı dosyası üzerinden sözü geçen azil kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verildiğini, bu karara rağmen müvekkilinin davalı diğer ortaklar tarafından 03.11.2012 tarihli genel kurul toplantısında yeniden şirket müdürlüğü görevinden azledildiğini, müvekkilinin buna muhalif kaldığını, işbu kararın çağrı ve toplantı yeter sayısı gibi usullere aykırı olarak toplanan genel kurulda alındığını, esas sözleşme ile şirkete müdür atanan müvekkilinin genel kurul kararı ile azlinin mümkün olmadığını ileri sürerek müvekkilinin şirket müdürlüğünden azli ile ilgili genel kurul kararının iptaline karar verilmesini ve şirkete tedbiren kayyım atanmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davacının haklı nedenle şirket müdürlüğünden uzaklaştırıldığını, kararın usulüne uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir....
Davacı taraf; işbu davada ortağı olduğu şirketin müdürü davalının, şirket müdürlük görevinin gerektirdiği yükümlülükleri yerine getirmediği, kar payı dağıtmadığı, genel kurulu toplantıya çağırmadığı, bilgi alma hakkını kullandırmadığı, davalı müdürün işlemlerinin davacı için çekilmez hal aldığı, eşit işlem ilkesine aykırı davrandığı, şirket konusu ile aynı faaliyet alanında bulunan şirket kurduğu, özen yükümlülüğünü yerine getirmediği iddiası ile müdürlükten azli isteğinde bulunmakta, davalı taraf; olayda bu durumların olmadığı, azil durumunun söz konusu olmadığı savunmasında bulunmaktadır. Davada uyuşmazlık; davalının şirket müdürlüğünden azli koşullarının oluşup oluşmadığı, haklı sebeplerin bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır....
ın, limited şirketin defter ve kayıtlarını muntazam olarak tutmadığını ve en önemli kararları müvekkillerinin yokluğunda aldığını, müdürlük görevini yerine getirirken ortakların güvenini sarstığı hususlarıyla alakalı mahkemeye yeterli delil sunabilmek için şirkete kayyım atanmasının zorunlu olduğunu, ceza davasındaki bilgi ve belgelerin aslında tek başına şirketin kötü yönetildiğine dair delil niteliği taşıdığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle, ihtiyati tedbir isteminin reddine dair ara kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Talep, limited şirket müdürünün şirket ortaklığının iptali ve şirket müdürlüğünden azli, şirket müdürünün yetkilerinin kaldırılması, genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti istemli davada ihtiyati tedbir yoluyla şirkete yönetim kayyımı atanması ve davalı şirket adına kayıtlı taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Şirket Müdürünün Nez-i Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık ve hüküm limited şirket müdürünün azline ilişkin olup, ...Büyük Genel Kurulu'nun 12.05.2011 tarihli 2011/1 sayılı kararı gereğince inceleme görevi ...11. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ : Yukarıda belirtilen sebeple dosyanın görevli ...11. Hukuk Dairesi Yüksek Başkanlığına gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 31.10.2011 (Pzt.)...
-Dava, haklı nedenlerle ortaklar kurulu tarafından atanan şirket müdürünün azli, olmadığı takdirde tek başına şirketi temsil ve ilzam yetkisinin sınırlandırılması istemine ilişkindir. Ancak, somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı ...'nın 543. maddesi uyarınca limited şirketin ortaklara ait idare ve temsil yetkilerinin kaldırılması istemli olarak açılan davalarda husumet, azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca limited ortaklığın dava edilmesi zorunlu değildir. Bu durum karşısında, davalı şirket hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir....
Taraflar arasındaki uyuşmazlık limited şirket müdürünün temsil yetkisinin kötüye kullanımından kaynaklanan tazminat talebine ilişkin olup, dosyanın temyiz incelemesini yapmak görevi Yargıtay Yüksek 11. Hukuk Dairesi'ne aittir. 23.07.2016 tarih ve 6723 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, dairelerce görevsizlik kararı verildiğinde, ikinci dairece başka bir daireye gönderme kararı verilmeden dosyanın temyiz incelemesini yapmakla görevli Dairenin belirlenmesi için Yargıtay Hukuk İş Bölümü İnceleme Kurulu'na gönderilmesi gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz incelemesi ile görevli Dairenin belirlenmesi için dosyanın Yargıtay Hukuk İş Bölümü İnceleme Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE, 10/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Limited şirket müdürünün haklı sebeple azli 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 630/2. maddesinde düzenlenmiş olmakla birlikte, yöneticinin azli davası açılması halinde alınacak tedbirlere ilişkin TTK'da bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu halde ihtiyati tedbire ilişkin genel hükümlerin düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389 vd. maddelerinin yöneticinin azli istemli davalarda da uygulanması gerekir. İhtiyati tedbir, 6100 sayılı HMK'da "Geçici Hukuki Korumalar" başlığı altında 389-399 maddeleri arasında düzenlenmiştir....
Mahkemece, dava konusu ipotek senedinin davacı şirket yetkilisi ... ... tarafından imzalandığı, davacı şirketin anasözleşmesi, ortaklar kurulu kararı ve .... Ticaret Sicil Memurluğu’nca düzenlenen hükmi şahsiyet belgelerinin hiç birinde davacı şirket müdürü .... ....'nın davacı şirket adına kefalet altına girme yetkisine yer verilmediği, şirket müdürü ... ...'nın davacı şirket adına dava dışı 3. kişi .... ....'...


