Davalı ikinci yemin davetiyesinin kendisine bizzat tebliği sonrası katıldığı 06.12.2012 tarihli celsedeki beyanında usulsüz yemin davetiyesine konu ilk duruşmaya geldiğini ancak katılamadığını ifade etmiş olup, kendisinin yemin davetine konu tebligat evrakından haberdar olduğuna ilişkin bir beyanı bulunmamaktadır. Bu durumda davalı asilin kendi beyanlarına göre mahkemece ilk çıkarılan yemin davetiyesinin içeriğinden bilgisinin bulunduğunu ve usulsüz tebligatın geçerli hale geldiğini kabul etmek mümkün değildir. Hal böyle olunca mahkemece usulüne uygun yapılan ikinci tebligata göre hazır olan davalıya usul hükümlerine uygun olarak yemini yaptırılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir....
ya temlik edilmesine ve temlik bedelinin ödenmesine ilişkin olduğu, davalılardan... ile Hipak arasındaki 12.07.2007 tarihli sözleşmenin ise İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasındaki ipotek alacağının ... tarafından ...Şirketine temlikine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davacılar vekilince muvazaa iddiasının ispatı kapsamında gösterilen, ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu tarafından, diğer fesih nedenleri ile birlikte kıymet takdiri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu yapılan kıymet takdirinin gerçeği yansıtmadığını, usulsüz tebliğ nedeniyle kıymet takdirine itiraz edemediğini ileri sürerek 26.06.2014 günü yapılan taşınmaz ihalesinin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece istemin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. 11.01.2011 tarihinde 6099 Sayılı Kanunun 3. maddesiyle 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine eklenen 2.fıkraya göre; ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat...
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle Yaralama Hüküm : TCK'nın 89/4, 50/1-a, 52/1-4. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılan ...'a gerekçeli kararın mernis adresine Tebligat Kanunu 21. maddesine göre yapıldığı, ancak katılanın çalışmaya gittiğine ilişkin tebligata şerh düşüldüğü, katılan ...'ın duruşmada beyan etttiği adresin de mernis adresinden farklı olduğu, dolayısıyla gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğu anlaşılmakla, gerekçeli kararın katılanın duruşmada beyan ettiği adresine tebliği ile temyiz edilmesi halinde temyiz dilekçesi ve bu konuda düzenlenecek ek tebliğname ile birlikte Dairemize gönderilmesi için, dosyanın mahalline iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Asli kusurlu eylemi sonucu mağdurun kemik kırığı oluşacak nitelikte yaralanmasına neden olan sanık hakkında alt sınırdan temel ceza tayin edilerek ve TCK'nın 89/2-b maddesi uygulanmayarak eksik cezaya hükmedilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın usulsüz tebligata ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle Yaralama Hüküm : TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62/1, 51/1-7. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suçtan doğrudan zarar gören katılan ...'e gerekçeli kararın mernis adresine Tebligat Kanunu 21. maddesine göre yapıldığı, ancak adreste tanınmadığına ilişkin tebligata şerh düşüldüğü, katılanın duruşmada beyan ettiği adresin de mernis adresinden farklı olduğu, dolayısıyla gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğu anlaşılmakla, gerekçeli kararın katılanın duruşmada beyan ettiği adresine tebliği ile temyiz edilmesi halinde temyiz dilekçesi ve bu konuda düzenlenecek ek tebliğname ile birlikte Dairemize gönderilmesi için, dosyanın mahalline iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : TCK' nın 89/4, 62. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suçtan doğrudan zarar gören katılan ...'ye gerekçeli kararın mernis adresine Tebligat Kanunu 21. maddesine göre yapıldığı, ancak adresin sürekli kapalı olduğuna ilişkin tebligata şerh düşüldüğü, katılanın duruşmada beyan etttiği adresin de mernis adresinden farklı olduğu, dolayısıyla gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğu anlaşılmakla, gerekçeli kararın katılanın duruşmada beyan ettiği adresine tebliği ile temyiz edilmesi halinde temyiz dilekçesi ve bu konuda düzenlenecek ek tebliğname ile birlikte Dairemize gönderilmesi için, dosyanın mahalline iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılan ...'in yokluğunda verilen hükmün, mernis adresine Tebligat Kanunu 21. maddesine göre yapıldığı, ancak katılanın taşınmış olduğuna ilişkin tebligata şerh düşüldüğü, katılanın duruşmada beyan ettiği adresin de mernis adresinden farklı olduğu, dolayısıyla gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğu anlaşılmakla, gerekçeli kararın katılan ...'in duruşmada beyan ettiği adresine tebliği ile temyiz edilmesi halinde temyiz dilekçesi ve bu konuda düzenlenecek ek tebliğname ile birlikte Dairemize gönderilmesi için, dosyanın mahalline iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Somut olayda, şikayetçiye yapılan kıymet takdiri ve satış ilanı tebliğ işlemi mahkemenin de kabulünde olduğu üzere usulsüz yapıldığı anlaşılmaktadır. İİK'nun 128/a madddesi uyarınca kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer raporun tebliğinden itibaren 7 gün içinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikayette bulunabilirler. Kıymet takdir raporu, borçluya usulüne uygun tebliğ edilmediği için, kıymet takdirine ilişkin hususların ihalenin feshi davası sırasında mahkemece değerlendirilmesi gerekmektedir. İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre satış bedelinin muhammen bedelin yüzde yüzünün üstünde olması halinde zarar unsuru oluşmayacağından, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir....
-----sayılı karar sayılı dosyasında ------ve davacı şirket tarafından takip alacaklısı----- aleyhine -------sayılı takip dosyasına konu edilen senetteki imzaya itiraz ettiklerini ve usulsüz tebligata ilişkin şikayetleri bulunduğunu belirterek takibin iptali talebinde bulundukları, yargılama neticesinde şikayetin kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilerek icra dosyasında takip borçlusu şirkete gönderilen ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunun kabulüyle öğrenme tarihinin 21/09/2018 tarihi olarak düzeltilmesine karar verildiği, diğer taleplerin reddedildiği anlaşılmıştır....


