WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Yani; tebligatı çıkaran merci tarafından adres kayıt sistemine ilişkin olarak anılan şerh verilmeden tebliğ memuru tarafından 2l/2.maddeye göre tebliğ işlemi yapılamaz. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda kişiye önce bilinen en son adresi esas alınarak tebligat gönderilmeli, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa adres kayıt sistemindeki adresine buna ilişkin şerh verilerek 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat çıkartılmalıdır. Somut olayda, borçluya yapılan örnek 7 ödeme emrinin tebliğine ilişkin tebliğ belgesinin incelenmesinde; borçlunun bilinen adresine normal yolla bir tebligat çıkarılmaksızın doğrudan adres kayıt sistemindeki adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebligat gönderildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, yukarıdaki yasa ve yönetmelik hükümleri uyarınca tebligatın usulsüz olduğunun kabulü gerekir....

İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/589 esas sayılı şikayet başvurusu sonucunda verilen kararın kesinleşmiş onaylı bir örneğinin dosya içerisine alındıktan sonra gönderilmesi için dosya geri çevrilmiş, ancak geri çevirme kararı sonrası gönderilen ödeme emrinin iptaline ilişkin şikayet dosyasında kararın kesinleşme şerhi bulunmamakla, kararın kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Davalı tebligatın usulsüzlüğünü icra mahkemesinde şikayet yoluyla ileri sürüp usulsüz tebligatın ve takibin iptalini istediğine göre, mahkemece açılan şikayet dosyasının kesinleşmesi beklenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, şikayet dosyasının kesinleşmesi beklenmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir....

Gerekçeli karar tebliğinin, dahili davalılardan ..., ..., ... ve ...’un doğrudan adres kayıt sistemine kayıtlı adreslerine buna ilişkin şerh de düşülerek Tebligat Kanunu 21/2. maddesine göre yapıldığı anlaşıldığından bir kısım dahili davalıya yapılan tebliğ işlemi usulsüz olup öncelikle Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine uygun bir biçimde belirtilen dahili davalıların bilinen adresine tebligat yapılması, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa adres kayıt sistemindeki adresine buna ilişkin şerh de düşülerek 21/2. madde uyarınca tebligat yapılması ve temyiz süresinin beklenmesi, 2-Davalı ...’nun yargılama sırasında öldüğü ve gerekçeli kararın sadece sağ mirasçılarına tebliğ edildiği, davalının mirasçılarından kızı ...’un 2005 yılında öldüğü ve ...'...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya şikayet davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi vekili, şikayet olunan dosyasında borçluya gönderilen ödeme emrinin usulsüz olduğunu ve müvekkilinin ihtiyati haczinin daha önce olduğunu ileri sürerek, düzenlenen sıra cetvelinin iptali ile satış bedelinin garameten paylaştırılmasını talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan vekili, ödeme emrinin tebliğinin usulsüzlüğüne ilişkin borçlunun icra mahkemesinde açtığı davanın reddedildiğini, hacizler aynı tarihli ise de müvekkilinin haczinin daha önce kesinleştiğini, şikayetçinin garameye giremeyeceğini savunarak, şikayetin reddini istemiştir....

Dolayısıyla borçluya yapılan satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. İİK'nun 127. maddesi gereğince; taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi ise başlı başına ihalenin feshi sebebidir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihinin aksi, tanık beyanları ile kanıtlanamaz. İcra ve mahkeme dosyası kapsamında, şikayetçinin, usulsüz satış ilanı tebligatı ve satış işlemini, beyan ettiği tarihten önce öğrendiğini gösteren yazılı bir belge de bulunmamaktadır....

Tüm bu açıklamalar doğrultusunda, kişiye önce bilinen en son adresi esas alınarak Tebligat Kanunu'nun .../.... maddesine göre tebligat çıkartılmalı, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa, adresin, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğu ve tebligatın, Tebligat Kanunu'nun .../...'ye göre yapılacağına ilişkin şerh verilerek .../.... madde uyarınca tebligat yapılmalıdır. Dosya kapsamından, davalılar ... ve ...’e, gerekçeli karar ve bu karara ilişkin temyiz dilekçesi ile ek karar ve bu karara ilişkin temyiz dilekçesinin, TK'nun .../.... maddesi uyarınca gerekli şerh verilmeden tebliğ edildiği, dolayısıyla usulsüz olduğu anlaşılmıştır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : TCK'nın 157/1, 62, 50/1-a ve 52/2-4 maddeleri uyarınca mahkumiyet Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Hükmü temyiz etmeyen diğer sanık ...’ın yokluğunda verilen mahkumiyetine ilişkin 22/02/2018 tarihli gerekçeli karar tebligatını 09/04/2018 tarihinde kardeşi ...'a yapılmak suretiyle hüküm kesinleştirilmiş ise de; ...'ın UYAP sisteminden alınan güncel nüfus aile kayıt tablosunda sanığın ...” isminde bir kardeşinin bulunmadığı, ayrıca tebligata sanığın adreste bulunmama nedeninin de yazılmadığının anlaşılması karşısında, temyiz dışı sanık ...'a yapılan tebligatın usulsüz olduğu gözetilerek, sanık ...'...

o halde mahkemece tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin şikayetinin kabulü ile borçlunun usulsüz tebliği daha önce öğrendiği yazılı belge ile ispatlanamadığından Tebligat Kanunu 32. maddesi gereğince usulsüz tebliğe muttali olduğunu beyan ettiği 21.10.2011 tarihinin tebliğ tarihi olduğuna karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne ilişkin şikayet, İİK'nun 16/1. maddesi uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren yedi günlük sürede icra mahkemesine yapılmalıdır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğinden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Borçlu icra mahkemesine başvurusunda, diğer itirazlarının yanında ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu da ileri sürdüğü halde, mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı, olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmediği görülmektedir. O halde mahkemece; öncelikle tebligatın usulsüz olduğuna ilişkin şikayetin incelenerek tebligatın usulsüz olduğu sonucuna varılması halinde, tebligat tarihinin TK.'...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlunun icra mahkemesine başvurusu, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne ilişkin şikayettir. Borçlu isteminin yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 16. maddesi uyarınca, bu yöndeki şikayet, aynı maddenin 1.fıkrasına göre usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 7 günlük sürede yapılmalıdır....

UYAP Entegrasyonu