Ayrıca, şikayet dilekçesinde meskeniyet şikayet ile birlikte faize itirazlarını da bildirmiştir. Mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, olayda uygulama yeri olmayan TMK'nın 2. maddesinden bahisle şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Temyiz Eden: Davacı vekili Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, ödeme emri ve kıymet takdir rapor tebligatlarının usulsüz olduğu ve meskeniyet iddiasına dayalı şikayet ve faize itiraza ilişkindir....
Ödeme emri tebliğ işlemi usulsüz olup, bu husus mahkemenin de kabulünde olduğuna göre, mahkemece, şikayet kısmen kabul edilerek 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca, borçlunun öğrenme tarihine göre tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, ödeme emrine ilişkin tebligatın iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Somut olayda, şikayet konusu 02.05.2015 tarihli ihale tutanağında icra müdürlüğünce taşınmazın kime ihale edildiğinin yazılmadığı, bu nedenle geçerli bir ihalenin bulunmadığı belirlenmiştir....
Şikayet dilekçesinde, borçlunun takipten 02/11/2014 tarihinde haberdar olduğunun bildirildiği, icra mahkemesine ise şikayet yoluyla 30.03.2015 tarihinde başvurulduğu bu durumda, usulsüz tebliğ şikayetinin İİK'nun 16/1. maddesinde öngörüldüğü üzere yasal 7 günlük süre içerisinde yapılmadığı anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece şikayetin süre aşımından reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca re'sen (BOZULMASINA), bozma nedenine göre alacaklının, mahkemenin asıl kararına, borçlunun ise 22/10/2015 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Hükmi şahıslara ne şekilde tebligat yapılacağı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddelerinde belirlenmiştir. Tebligat adresinin, borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı olması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde, bu adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebligatın yapılması gerekir. Tüzel kişiler adına ve adı geçenin ticaret sicilindeki adresine gönderilen tebligatın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılmış olması halinde, tebliğ memurunun Yönetmeliğin 30 ve 31.maddelerindeki koşulları araştırmasına gerek yoktur....
Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunun ileri sürülmesi, "şikayet" niteliğinde olup, İİK'nun 16/l. maddesi gereğince şikayetin, işlemi öğrenme tarihinden itibaren yedi günlük sürede yapılması zorunludur....
ya yapılan satış ilanı tebliğ işleminin usulsüzlüğü şikayeti yanında sair şikayet nedenlerini de belirterek 06.11.2013 tarihli taşınmaz ihalesinin feshini istediği, mahkemece ileri sürülen diğer fesih nedenleri hiç tartışılmayarak borçlu ...'ya satış ilanının usulsüz tebliğ edildiği gerekçesiyle şikayetin kabulüne dair verilen kararın, alacaklıların temyizi üzerine Dairemizin 08.12.2014 tarih, 2014/20319 E., 2014/28517 K. sayılı ilamı ile özetle; “tebligat usulsüzlüğünün bizzat muhatabı tarafından ileri sürülmesi gerektiği diğer ilgililerin bu tebligata ilişkin şikayet hakkı olmadığı diğer takip borçlusuna satış ilanının usulsüz tebliğ edildiğinden bahisle ihalenin feshine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır....
tebliğ şikâyetinde bulunacağının düşünülemeyeceği, borçlunun maaşına haciz konulduktan sonra hakkındaki takibin kesinleştiğini ve ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini öğrendikten sonra yasal 7 günlük süre içinde icra mahkemesine başvurduğu, ödeme emri tebliğinin Tebligat Kanunu’nun 20, 21 ve özellikle Tüzüğün 28. maddesi uyarınca usulsüz olduğu gerekçeleriyle direnme kararı verilmiştir....
ın suç tarihi itibarıyla 15 yaşından küçük olması nedeniyle, mağdur adına şikayet hakkının ve kamu davasına katılma yetkisinin yasal temsilcilerine ait olduğu, annesi olan ...'ın sanık olması sebebiyle bu yetkinin sadece babası olan ...'a ait olduğu, müşteki ...'a duruşma gününü bildirir tebligat yapılmış ve yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli karar tebliğ edilmiş ise de, her iki tebligatın da müşteki ... ile birlikte ikamet eden eşi olan sanık ...'a tebliğ edilmesi nedeniyle yapılan tebliğ işlemlerinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 39. maddesi uyarınca usulsüz olduğu anlaşılmakla; gerekçeli kararın müşteki ...'a usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi, kararı temyiz ettiği takdirde temyiz dilekçesinin eklenmesi ve müşteki ...'ın temyizi hakkında ek tebliğname düzenlenmesi için dosyanın mahalline gönderilip eksiklikler giderildiğinde iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Beraat KARAR Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü: Soruşturma aşamasında şikayetçi olduğunu belirten müşteki ...’ya duruşma gününü bildiren davetiyenin, soruşturma aşamasında bildirdiği adres ile MERNİS adresinin aynı olması nedeniyle, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adrese Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre tebliğe çıkarılması gerekirken doğrudan MERNİS adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebliğe çıkarıldığı bu nedenle tebliğin usulsüz olduğu, CMK'nın 234. maddesi uyarınca şikayet ve katılma iradesi yönünden kovuşturma evresinde beyanının alınmadığı ve müştekiye gerekçeli kararın da tebliğ edilmediği, Anlaşıldığından, O Yer Cumhuriyet Savcısının, tebliğnameye aykırı olarak, temyiz davası istemi hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA, dosyanın müşteki ...’ya gerekçeli...


