Somut olayda, icra mahkemesine sunulan şikayetçi vekili tarafından imzalı şikayet dilekçesinin 10/07/2015 tarihli olduğu görülmektedir. Bu durumda, ıttıla tarihinin, şikayet dilekçesinde yer alan 10/07/2015 tarihinden sonraya ait bir tarih olduğu düşünülemeyeceğine göre borçlunun usulsüz tebligatı öğrenme tarihinin şikayet dilekçesi tarihi olan 10/07/2015 olduğu kabul edilmelidir. O halde, mahkemece 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca 89/1 haciz ihbarnamesinin tebligat tarihinin 10/07/2015 olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken 13/07/2015 tarihi olarak düzeltilmesi isabetsiz ve kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de; yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bakırköy 6....
Görüldüğü üzere, usulsüz yapılan tebliğ, mutlaka batıl olmayıp, muhatap tarafından öğrenildiği tarihte geçerli olacaktır (HGK'nun 05.06.1991 tarih, 1991/12- 258 E.-1991/344 K.). Öte yandan, usulsüz tebliğe ilişkin şikayetin, İİK.nun 16/1. maddesi uyarınca borçlunun tebligatın usulsüzlüğünden haberdar olduğu tarihten itibaren 7 günlük süre içerisinde icra mahkemesine bildirilmesi gerekir. Somut olayda; borçluya 21.07.2014 tarihinde usulüne uygun olarak 103 davetiyesi tebliğ edildiği, bu öğrenme tarihine göre 26.11.2014 tarihinde 7 günlük şikayet süresi geçirildikten sonra mahkemeye başvurulduğu anlaşılmaktadır.O halde mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin süre yönünden reddi gerekir iken kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen sıra cetveline şikayet sonucunda verilen hükmün düzeltilerek onanmasına ilişkin Dairemizin 03.04.2013 gün ve 2013/1741 Esas, 2013/2116 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi şikayetçi vekilince istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü: - KARAR - Şikayetçi vekili, borçlu ... adına kayıtlı taşınmazın ....05.2012 tarihinde ihale sonucu satıldığını, taşınmaz üzerinde birden fazla haciz olması sebebiyle ....07.2012 tarihinde sıra cetveli düzenlendiğini, davalı ... tarafından ihtiyati haciz kararı üzerine başlatılan takipte borçluya ödeme emrinin usulsüz olarak tebliğ edildiğini ve haczin kesin hacze dönüşmediğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Şikayet olunan Halil vekili, şikayete karşı beyanda bulunmamıştır. Şikayet olunan ... vekili, şikayetin reddini reddini istemiştir. ... Mahkemesi’nce, tüm dosya kapsamına göre; şikayet olunan ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu vekili, müvekkili aleyhinde yapılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile ilamsız icra takibi sırasında icra mahkemesine yaptığı başvurusunda sair şikayet nedenleri yanında, müvekkiline gönderilen örnek 10 numaralı ödeme emri tebliğ işleminin ve 103 davetiyesi tebligat işleminin de usulsüz olduğunu, 103 davetiyesi tebligatı yapılan adreste tebligat yapılan kayınvalidesi ile birlikte oturmadıklarını, kayınvalidesinin başka bir adreste oturduğunu beyanla bu usulsüz tebligatlardan 12.08.2014 tarihinde haberdar olduğunu beyanla şikayette bulunmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Şikayetçi borçlu vekilinin diğer şikayet nedenlerinin yanında satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürülerek ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur....
İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 28/07/2015 NUMARASI : 2015/158-2015/641 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Şikayetçi borçlu vekilinin diğer şikayet nedenlerinin yanında satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürülerek ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11., Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur. Somut olayda borçlunun, vekili aracılığıyla Ankara 6....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Akçakoca İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 25/06/2014 NUMARASI : 2014/10-2014/28 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Şikayetçi borçlular vekilinin, diğer şikayet nedenlerinin yanında satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek, ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece fesih nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması zorunludur....
Bu durumda anılan tebligat, Tebligat Kanunu 21/1 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 30. maddesi uyarınca usulsüzdür. Öte yandan, tebligatın usulsüz yapıldığına ilişkin şikayet mahkemede her türlü delille ispat edilebileceğinden, duruşma açılmadan, şikayetçiye (borçluya) ve karşı tarafa (alacaklıya) delillerini mahkemeye ibraz etmeleri için imkan tanınmadan talep hakkında dosya üzerinden karar verilmesi de doğru görülmemiştir (HGK.nun 2003/12-600 E.- 2003/606 K.). O halde ödeme emri tebliğ işleminin TK 21/1 ve Yönetmeliğin 30. maddesi uyarınca usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla mahkemece şikayetin kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi isabetsizdir....
Lokanta Turizm İşletmeleri Ltd Şti adına çıkarılan icra emrinin Tebligat kanununun 21.maddesine aykırı olarak borçlu ile ilgisi bulunmayan müvekkilerinin adresine tebliğ edildiğini, usulsüz tebligata dayanılarak 18.11.2009 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkillerine ait olduğunu belirterek Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı olarak gerçekleştirilen icra emri tebliğ işleminin iptaline, mülkiyeti borçluya ait olmayan mahcuzların davacılara iadesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Mahkemece evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda; takip dosyasında taraf olmayan davacıların tebligat usulsüzlüğünü ileri sürme hakkı olmadığı gerekçesiyle taraf ehliyeti olmayan davacıların şikayetinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, usulsüz icra emrinin tebliği işlemlerinin iptali ile 3.kişinin İİK 96 ve devamı maddelerine dayalı açtığı istihkak davasına ilişkindir....
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; İcra takibinin ihtiyati haciz alınmak sureti ile başlatıldığı, dava dışı borçluya ait ... ili, ...İlçesi, ...Mahallesi, 4 ada, 15 parselde kayıtlı bulunan taşınmaza 12.09.2013 tarihinde ihtiyati haciz tatbik edildiği, 18.09.2013 tarihinde haczin kesinleştiği, şikayetçinin tebligat usulsüzlüğü yönünde bir iddia ile sıra cetveline itiraz hakkının bulunmadığı, Tebligat Kanunu'nun 32. maddesine göre tarafların tebligatlardan haberdar olduğu ( usulsüz tebligat olmasına rağmen borçlunun tebligattan haberdar olduğu, şikayet ve itirazda bulunmadığı buna bağlı olarak tebligatın usulsüzlüğü takibin tarafı olmayan diğer şahıs şikayetçi tarafından ileri sürülemeyeceği ) gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir....


