WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

İcra Müdürlüğü dosyasında 3. şahsa haciz ihbarnamesinin tebliğe çıkarılmadığı, usulüne uygun tebligat yapılmadığı, alacaklı şikayet olunan vekilinin sunduğu tebliğ belgesinin suret belge olup, işlemlere dayanak edilemeyeceği, keza 3. şahsın itirazına ilişkin tarihsiz ve yapılan araştırmada tarayıcıdan geçmeyen 27.10.2011 havale tarihli gözüken haciz ihbarnamesi cevabının da suret belge olup işlemlere dayanak edilemeyeceği, 30. İcra Müdürlüğü'nce aslı olmayan belgelere dayanılarak düzenlenen sıra cetvelinin usulsüz olduğu, 30. İcra Müdürlüğü dosyasında 3. şahsa usulüne uygun haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğinin ve borçlu alacağı üzerine haciz konulduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, şikayetin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. Kararı, şikayet olunan vekili temyiz etmiştir. Şikayet, sıra cetvelinde sıraya ilişkindir. Şikayet olunan... Yemek ve Ziyafet Hizmetleri Ltd. Şti'nin alacaklı olduğu ... 30....

DAVA Borçlu şirket şikayet dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız takipte, taraflarına çıkarılan ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu, iş yeri adresi olan tebliğ adresinin tebliğ tarihinde kapalı olmasının mümkün olmadığını, daimi çalışan Bülent Kırcı’nın sürekli olarak adreste bulunduğunu, tebliğ memurunun mazbatayı adrese gitmeden düzenlediğini, tebliğ mazbatasında 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. ve 13. maddelerinde aranan silsileye neden uyulmadığına dair şerhin de yer almadığını ileri sürerek usulsüz tebligatın iptali ile tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 30.07.2021 olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II....

Kural olarak tebligat usulsüzlüğü şikayetinin, İİK'nun 16/1. maddesi uyarınca ıttıla tarihinden itibaren 7 gün içerisinde ileri sürülmesi gerekmekte ise de, vekil yerine asile tebligat yapılması, kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğundan süresiz olarak şikayet konusu yapılabilir. Somut olayda, borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda, ödeme emrinin vekil yerine borçlu asile tebliğ edilmesinin geçersiz olduğunu ileri sürerek ödeme emri tebligatının iptalini, tebliğ tarihinin 03.02.2015 tarihi olarak düzeltilmesini ve bu kapsamda 04.02.2015 tarihinde icra müdürlüğüne yapılan itiraz gereğince takibin durdurulmasını talep etmiştir. Tebligat Kanunu’nun 11. ve Tebligat Yönetmeliği'nin 18. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunlu olduğundan, ödeme emrinin tebliğine dair vekile çıkarılmış ve usule aykırı bir tebligat da bulunmadığına göre, olayda usulsüz tebliğ ile ilgili Tebligat Kanunu'nun 32. maddesinin uygulama yeri yoktur....

İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/133-2015/375 Esas-Karar sayılı mahkeme kararı ile 1. haciz ihbarnamesinin iptaline, öğrenme tarihinin 05.02.2015 olarak düzeltilmesine karar verildiği ve usulsüz tebligat nedeniyle 1. haciz ihbarnamesi geçersiz sayıldığından 3. haciz ihbarnamesinin de hukuki sonuç doğrumasının mümkün olmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulü ile 3. haciz ihbarnamesinin hukuken geçersiz olduğunun tespitine karar verildiği görülmektedir. Haciz ihbarında bulunulan 3.kişinin kendisine gönderilen haciz ihbarı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürmesi İİK'nun 16. maddesi anlamında bir "şikayet" olup, aynı Yasanın 16/l. maddesi gereğince bu şikayetini işlemi öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede icra mahkemesine yapması gerekir....

İşyeri adresine çıkartılan tebligat bu hali ile Tebligat Kanunu'nun 17. maddesine göre yapılmış ise de, tebliğ anında muhatabın orada bulunmadığı hususu tespit edilmeden doğrudan çalışana yapılmış olduğundan tebligat, anılan madde hükmüne aykırı olmakla usulsüzdür. Bu durumda, mahkemece, şikayetin Tebligat Kanunu'nun 17. maddesine aykırılık nedeni ile kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü isabetsiz ise de, sonuçta şikayet kabul edilmiş olmakla, gerekçedeki yanılgılı değerlendirme bozma nedeni yapılmamış, sonucu doğru kararın onanması gerekmiştir. SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 27,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

No: 8 iç Kapı No: 4 adresine tebligatın çıkarıldığı, tebligat yapılan adresin eşinin yaşadığı adres olduğunu, ihbarnamelerden haberdar olunca aynı gün itiraz ettiğini, itirazlarının usulsüz tebligat nedeniyle süresi içinde olduğu, dosya borçlusu olarak eklendiği ve alacaklının talebi ile banka hesaplarına ve araçlarına haciz konulduğunu belirterek takip işlemlerinin durdurulmasını ve hacizlerin kaldırılmasını, yargılama harç ve masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; şikayet dilekçesinde 1.haciz ihbarnamesinin 15.10.2021 tarihinde öğrenildiğinin belirtildiğini, bu tarihe göre şikayetin süresinde yapılmadığını, ayrıca tebligatların da usulüne uygun olduğunu belirterek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir. III....

Kararı şikayet eden-borçlu vekili temyiz etmiştir....

ya satış ilanının tebliğ edilmediğini ileri sürerek ihalenin feshini istedikleri, mahkemece, yerinde bir geçekçe ile adı geçen 3 şikayetçi yönünden, bu şikayetçilere satış ilanının tebliğ edilmediği gerekçesi ile ihalenin feshine karar verilmesi doğru ise de, satış ilanının tebliğ edilmediği veya usulsüz tebliğ edildiği iddiası ile ihalenin feshini sadece kendisine tebligat yapılmayan veya usulsüz tebligat yapılan hissedarlar ileri sürebileceğinden ve şikayet dilekçesinde ..., ... ve ... dışındaki hissedarlar yönünden usulsüz tebligat iddiası olmadığı gibi adı geçen bu 3 hissedar dışındaki şikayetçiler yönünden re'sen dikkate alınması gerekin bir fesih sebebi de bulunmadığına göre, ..., ... ve ... dışındaki şikayetçilerin fesih isteminin reddine ve fesih istemi reddedilecek şikayetçiler aleyhine feshini istedikleri ihale bedelinin %10'u oranında tek para cezasına hükmedilmesi gerekirken tüm şikayetçilerin isteminin kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....

Çünkü satışa hazırlanabilmesi, kendince gerekli duyuruları yapabilmesi ve daha fazla müşteri bulabilmesi, borçlunun satıştan makul bir süre önce haberdar olmasını gerektirir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince tebliğ işlemi, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatap tebliğden haberdar olmuş ise, tebliğ işlemi geçersiz olmayıp muhatabın usulsüz tebliği öğrendiği tarih tebliğ tarihi kabul edilir. Bu nedenle borçluya satış ilanı tebliği usulsüz olsa bile, borçlu satış gününden makul süre önce satışı öğrenmiş ise, öğrendiği tarih, kendisine satış ilanı tebliğ edilen tarih kabul edilmelidir. Böyle bir durumda, salt tebliğ işleminin usulsüz olduğu gerekçesi ile ihalenin feshi yoluna gidilemez. Şikayetçi borçlu vekili, şikayet dilekçesinde, tüm satış dosyasında yapılması gereken tüm tebligatların usule aykırı şekilde yapıldığını iddia etmiş ise de, hangi tebligatın usulüne uygun olmadığını belirtmemiştir....

İİK.nunda, haciz ihbarnamelerinin, muhatabın, vatandaşı olduğu devlete ait yabancı dile çevrilerek gönderilmesi gerektiğine ilişkin bir düzenleme olmadığı gibi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nda ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'te, Türkiye'de adresleri bulunan yabancılara yapılacak tebliğ işlemlerinde, tebligat mazbatası ve eklerinin tercüme edilmesine ilişkin ayrık bir düzenleme de bulunmamaktadır. Dolayısıyla mahkemenin, haciz ihbarnamelerinin iptaline ilişkin kararında yer alan; “haciz ihbarnamelerinin, davacının tâbi olduğu devlete ait yabancı dile çevrilmesi gerektiği halde Türkçe olarak gönderildiği” şeklindeki gerekçesi yerinde değildir....

UYAP Entegrasyonu