WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Somut olayda; alacaklı tarafından taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan örnek 8 takipte, şikayet eden borçlulara çıkartılan ödeme emri tebligatlarının kendi adlarına izafeten .... şirketine 24.03.2014 tarihinde tebliğ edildiği, takibe 18.06.2014 ile 19.06.2014 tarihinde yaptıkları itirazın icra müdürlüğünce dosyada taraf olmadıkları gerekçesiyle 18.06.2014-24.06.2014 tarihlerinde reddedildiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, borçluların aynı zamanda usulsüz tebligat şikayetinde bulundukları ve ödeme emri tebligatından haberdar olduklarını beyan ettikleri tarihe göre şikayetin İİK'nun 16/1. maddesine göre süresinde olduğu kabul edilerek, ödeme emri tebligatının usulsüzlüğüne yönelik şikayetin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet (icra memur muamelesi) KA R A R İnceleme konusu karar usulsüz tebligat şikayetine ilişkin olup, belirgin biçimde Dairemizin inceleme alanı dışında kalmakta ve niteliği bakımından Yargıtay Başkanlar Kurulunun 26.01.2012 tarih ve 1 sayılı kararı ile hazırlanıp Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 09.02.2012 tarih 1 sayılı kararı ile aynen kabul edilen ve 18.02.2012 tarih 28208 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yüksek Yargıtay (12.) Hukuk Dairesine ait olmakla gereği için dosyanın anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

a tebliğ edildi" şerhi ile dönmüş, borçlu süreden sonra 21.03.2007 tarihinde icra mahkemesinde tebligatın usulsüz yapıldığını, tebliğ tarihinin 16.03.2007 tarihi olarak belirlenmesini istemiş, aynı dilekçede takibe yönelik itiraz ve şikayetlerini de bildirmiştir.Mahkemece borçlunun öncelikle tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı konusundaki şikayet incelenip, tebligatın usulsüzlüğüne karar verilirse ve düzeltilen tebliğ tarihine göre itirazın ve şikayetlerin sürede olduğu belirlenirse bu hususların incelenmesine geçilebilir. O halde, usulsüz tebligat hakkında olumlu-olumsuz karar verilmeden işin esasının incelenmesi isabetsizdir.SONUÇ  : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 13.07.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.  ...

Borçlunun mahkemeye verdiği dilekçede gecikmiş itiraz deyimini kullanması, HMK'nun 33. maddesi uyarınca hukuki tavsifin hakime ait olması nedeniyle sonuca etkili olmayıp, başvuru bu hali ile 7201 sayılı Yasa'nın 32. maddesine dayalı tebligat usulsüzlüğü şikayetidir (HGK'nun 05/10/2001 tarih ve 2001/12-258 esas, 20018344 sayılı kararı). 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince; tebligatın usulsüz olması halinde, muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Öte yandan, borçlunun kendisine gönderilen tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine başvurması “şikayet” olup, İİK’nun 16/1. maddesi gereğince şikayetin öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede yapılması gereklidir (HGK'nun 05/06/1991 tarih ve 91/12-258 E., 91/344 sayılı kararı)....

Şikayet olunan banka vekili, tebligatın Tebligat Kanunu'nun 21 ve 41. maddelerine uygun olduğunu, satış avansının süresi içinde yatırıldığını, ayrıca şikayetçinin itirazında hukuki yararı olmadığını, zira şikayetçiye ait takip ve haczin.... İcra Müdürlüğü'nün 2009/3780 sayılı ilk kesin haczin şerhedildiği dosyadan daha sonra olduğunu, bu dosyaya isabet eden paranın takip konusu alacağın sadece bir kısmının tahsil edildiğini, bu dosya alacağı tamamen tahsil edilmeden, diğer dosyalara para isabet etmeyeceğini savunarak, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya içeriğine göre, şikayet olunan bankanın alacaklı olduğu takip dosyasından dava dışı borçlu şirket adına yapılan tebligatın Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü'ne uygun olduğu, haczinin de düşmediği, diğer şikayet olunan ...'ın alacağının 3 ve 4. sırada yer almasına rağmen bu sıralara pay ayrılmadığı, bu nedenle ...'...

ŞİKAYET Şikayetçi/Borçlu, takibe konu tebliğ ile ilgili olarak, PTT veri tabanı tebligat sorgulamasında tebliğ yapılamadığından bahisle 19.01.2018 tarihinde Tebligat Kanunu’na aykırı olarak tebligatın muhtara bırakılarak takibin kesinleştirildiği, 63 KC 727 plakalı aracının üzerinde yakalama şerhi bulunduğu, aracın 09.11.2019 günü memurlar tarafından haczedildiği sırada öğrenildiği, sonrasında 12.11.2019 tarihinde icra müdürlüğünden dosya ayrıntıları öğrenilerek icra müdürlüğü dosyasına borca itiraz talebi sunulduğu, ödeme emrinin 19.01.2018 tarihinde «usulsüz olarak» borçludan ayrı oturan annesinin adresine tebliğ edilmiş olduğu ve tebligatın muhtara teslim edildiğinin öğrenildiği, dosyada ödeme emri tebliğ mazbatasının mevcut olmadığı ve UYAP sistemine de taranarak eklenmediğinin görüldüğü şikayeti ile anılan tebligatın usulsüz olduğu ve tebliği öğrenme tarihi olan 09.11.2019 tarihinin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi ve icra dosyasına yapılan itirazın süresi içerisinde yapıldığının...

İcra Dairesi 2015/7983 Esas) numaralı icra dosyasında sair şikayetleri yanında hesap kat ihtarnamesinin usulsüz tebliğ edilmesi hususunu da şikayet ettiği, mahkemece yapılan inceleme neticesinde verilen kararın istinaf incelemesinde dairenin 2021/897 Esas 2021/1403 Karar sayılı ilamı yeniden yargılama yapmak üzere mahkemesine gönderildiği, dosyanın derdest olup yargılamasının devam ettiği, davacı borçlu şirketin aynı takip dosyasında bu sefer sadece hesap kat ihtarnamesinin usulsüz tebliğ edilmesi hususunu şikayet ettiğinin anlaşıldığı, sonradan açılan (20.09.2021 dava tarihi) ... 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/464 Esas sayılı dosyada şikayet edilen husus daha önce açılan (01.07.2020 dava tarihi) ... 2....

'ya tebliğ edildi" şerhi ile Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapıldığı, ancak tebligatta Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesinde öngörülen; "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda tebligatın TK'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılmasına" dair meşruhat bulunmadığı görülmüştür. Bu nedenle satış ilanı tebliği işlemi usulsüzdür. İİK'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Şikayet eden borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir. O halde mahkemece, ihalenin feshi isteminin yukarıda belirtilen nedenle kabulü gerekirken yazılı şekilde şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

CEVAP Şikayet edilen alacaklı vekili cevap dilekçesinde; zarar unsuru bulunmadığını, hukuki yarar yokluğundan şikayetin usulden reddi gerektiğini, borçlu şirkete elektronik yolla tebligat yapılmış olmasının hukuka uygun olduğunu, borçlunun kıymet takdirine 7 günlük yasal sürede itiraz etmediğini iddia ederek şikayetin reddini istemiştir. Şikayet edilen ihale alıcısı vekili cevap dilekçesinde; borçlunun ... yoluyla yapılan tebligatın geçersiz olduğu iddiasının dayanaksız olduğunu, Tebligat Kanunu’nun 7/a hükmü uyarınca elektronik yolla tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağını, şirketin e-tebligat hesabıyla ilgilenen ortağın ortaklıktan ayrılmış olmasının şirketin e-tebligat hesabına yapılan tebligatları usülsüz kılmayacağını, ihalede zarar unsuru olmadığını, kıymet takdiri raporunun geçerli olduğunu, dövizdeki dalgalanmanın yeniden rapor alınmasını gerektirmeyeceğini beyan ederek şikayetin reddini talep etmiştir....

Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarına göre, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemesi ya da usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebligat selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Anılan Kanun'un 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler, herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebliğ orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır....

UYAP Entegrasyonu