İcra müdürlüğünce verilen 11.06.2015 tarihli ret kararında, mernis adresi olup olmadığı sorgulanmadığı için TK'nun 35. maddesi koşulları oluşmadığı, buna göre 3. kişiye usulüne uygun olarak 2. ve 3. haciz ihbarnameleri tebligatlarının yapılmasından ve yasal süreler dolduktan sonra haciz ve kıymet takdiri yapılmasına, satış talebinin reddine karar verildiği görülmektedir. Usulüne aykırı tebliğin hükmü başlığını taşıyan Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca; tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi kabul edilir. Bu hükme göre, usulsüz bir tebligat, mutlaka geçersiz olmayıp, usulsüz tebligatı muhatabının öğrenmesi halinde, bu öğrenme tarihi itibarı ile hüküm doğurur. Anılan maddeden kaynaklanan usulsüz tebligat şikayetinde bulunmak hakkı ise tebligatın muhatabına aittir....
Borçlu vekili İcra Mahkemesine başvurusunda usulsüz tebligat şikayetini, ödeme emrinde borcun sebebi ve dayanak teşkil eden belgelerin gösterilmediğini, icra dairesinin yetkili olmadığını ileri sürerek ödeme emri tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 26.03.2021 olarak düzeltilmesini ve yetki itirazının kabulünü, ödeme emrinin iptalini talep etmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda usulsüz tebligat şikayeti ile ilgili değerlendirme yapılmaksızın alacaklı ...’un alacaklı sıfatı bulunmadığı gerekçesi ile ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. ...’un yetkili hamil olup olmadığı dolayısıyla kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunup bulunmadığı hususu İcra Mahkemelerince ancak İİK’nın 170/a maddesine göre süresinde yapılan itiraz ve şikayetlerde usuli dairesince kendisine intikal eden işlerde re'sen dikkate alınır. 05.12.2019 tebliğ tarihli ödeme emrine ilişkin usulsüz tebliğ şikayeti incelenip ödeme emri tebliğ tarihi düzeltilerek şikayet ve itirazın beş günlük sürede...
Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : İlk Derece Mahkemesi Kararı Kaldırılması/Usulden Ret/Haczin Kaldırılması İLK DERECE MAHKEMESİ : Merzifon İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki meskeniyet şikayeti nedeni ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiştir. Kararın davalı alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetçi üçüncü kişi yönünden şikayetin aktif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddi ile şikayetçi borçlu yönünden şikayetin kabulü ile borçlu hissesi üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmiştir....
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … /Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının maaş ve banka hesaplarına, asıl borçlu … Telekomünikasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 2005 ve 2006 yıllarına ait vergi borçlarının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir....
Somut olayda, ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararına istinaden yapılan hacizlerin kaldırılmasının talep edildiği, İİK'nun 265/1 maddesinde düzenlenen ''Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.'' hükmü gereğince ihtiyati haczin kaldırılmasını isteyenin itirazının, kanunda sayılan sınırlı sebeplerden olmadığı, ayrıca hacizlerin kaldırılması talebinin icra takip hukukuna ilişkin işlerden olması sebebiyle itiraz ve şikayet yolu ile İcra Hukuk Mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerektiği, ilk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır....
Yusuf A...., 11.06.2003 tarihinde verdiği dilekçeler ile İcra Müdürlüğü çalışanları, Tapu Müdürlüğü çalışanları ve Nedim S.....'i şikayet ederek, şikayet dilekçesinde bir kısım gayrimenkuller üzerindeki haczin usulsüz olarak kaldırılması nedeniyle alacağının tahsil edilemez hale geldiğini, buna sebep olanların bu işi rüşvet karşılığı yapmış olabileceklerini ifade etmiştir. Yargılama sırasında ifadelerine başvurulanlardan; Katılan Yusuf A....; dilekçesini tekrar ederek, rüşvet alınıp alınmadığını bilmediğini söylemiştir....
Aile Mahkemesi ise, talebin icra dosyasında maaşa konulan haczin ortadan kaldırılması isteğinden ibaret olduğu, nafakanın kaldırılması istemi bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 16. maddesinde “Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.” hükmü getirilmiştir. Dosya kapsamından, davacının çocuklarına bağlanan 415 TL nafakanın maaşından kesilmekte iken bunun haricinde 219 TL.nin daha haksız yere kesildiğini belirterek haksız kesilen 219 TL.nin kesilmemesini talep ettiği, davacının Aile Mahkemesinin 20.02.2013 tarihli duruşmasındaki beyanından da mahkeme ilamında hükmedilen nafakaya bir itirazı bulunmadığı, fazladan kesilen miktara itiraz ettiği anlaşılmıştır....
Öte yandan, anılan maddenin 7.fıkrası hükmüne göre; satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet süresi ıttıla tarihinden başlar. Şu kadarki, bu müddet ihaleden itibaren bir seneyi geçemez. Satış ilanı tebliğ edilmemişse şikayet süresi öğrenme tarihinde itibaren başlar. Öte yandan tebligat usulsüzlüğüne dayalı şikayet İİK'nun 16. maddesine dayalı şikayet olup öğrenme tarihinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesine başvurulmalıdır. Somut olayda şikayetçi borçlunun 25.08.2014 tarihinde ihalenin feshi isteminde bulunduğu ancak satış ilanı tebliğ işlemine yönelik bir şikayetinin olmadığı görülmüştür.Bu durumda satış ilanı tebligatı usulsüz olsa bile en geç ihalenin feshi talebinin yapıldığı 25.08.2014 tarihinde tebliğ işleminden haberdar olunacağından ve bu tarihten itibaren 7 günlük süre içinde satış ilanı tebligatı usulsüzlüğü ileri sürülmediğinden satış ilanı tebligat işlemi kesinlemiştir....
Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne ilişkin şikayet, İİK'nun 16/1. maddesi uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren yedi günlük sürede icra mahkemesine yapılmalıdır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğinden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Borçlu icra mahkemesine başvurusunda, diğer itirazlarının yanında ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu da ileri sürdüğü halde, mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı, olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmediği görülmektedir. O halde mahkemece; öncelikle tebligatın usulsüz olduğuna ilişkin şikayetin incelenerek tebligatın usulsüz olduğu sonucuna varılması halinde, tebligat tarihinin TK.'...
A..’nin alacaklısı olduğu takip dosyasından 30.05.2012 tarihinde konulan haczin sıra olarak kendi hacizlerinin önünde yer aldığını, icra vekalet ücretinin paylaştırılma dışında tutulmasına itiraz ettiklerini, sıra cetvelinde ipotek alacaklısı olarak gösterilen Vakıfbank T.A.O'nun ipotek alacağının kapsamı dışında kalan borçlunun kefaletinden kaynaklanan borçlarının da ipotek kapsamında değerlendirilerek sıra cetveline konu edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, 08.01.2014 tarihli sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunanlar vekilleri, şikayetin reddini istemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şikayetçinin alacaklı olduğu takip dosyasından ihtiyati haczin kesin hacze dönüşme tarihinin 03.05.2012 günü olduğu, böylece şikayetçi alacağının şikayet olunan F.. A..'...


