İcra Müdürlüğü’nün 2003/ 3156 Esas sayılı takip dosyasındaki hacze iştirak isteminde bulunduğu, dağıtıma konu tüm paranın şikayet olunana ödenmesine karar verildiği, ancak şikayetçinin borçlu aleyhine İİK.’nun 100/2. maddesinde belirtilen şartları taşıyan ve tüm takiplerden önce açılan ilama dayalı takip yapması nedeniyle alacağının öncelikli olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulü ile İİK nun 100/2 maddesine uygun düzenlenmeyen sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. Kararı, şikayet olunan vekili temyiz etmiştir. Dava, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, şikayetçi alacağının dava tarihinin tüm alacaklıların haciz tarihlerinden önce olduğu gerekçesiyle İcra ve İflas Kanunu’nun 100/2. maddesi gözetilerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Öncelikle ilk haczin kim tarafından konulduğunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanması gerekir....
İSTİNAF NEDENLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, ..... tarihli raporda takibe dayanak senedin sahte bir şekilde oluşturulduğunun tespit edildiğini,....Esas sayılı icra dosyasında müvekkilinin taşınır taşınmaz mallarının tamamına haciz konulduğunu, ihtiyati tedbir kararında mahkeme her ne kadar hacizlerin taşkın haciz olup olmadığı yönündeki iddianın icra mahkemesine yapılabilecek süresiz şikayet yolu ile dinlenebilir bir husus olduğunu belirtmişse de taşkın haciz iddiası ile ..........
Şahıslara 1 yılı aşkın bir süre sonra yeniden bu sefer farklı bir alacağın doğmuş olma ihtimaline karşılık 29.06.2020 tarihinde İİK m. 89/1 ihbarnameleri gönderildiğini ve yine 3. şahıslarca itirazda bulunulduğunu, davacı taraf birinci haciz ihbarnameleri gönderildikten sonra 3. şahıslarca itiraz edildiğinden artık aynı maddeye dayalı başkaca herhangi bir ihbarname gönderilemeyeceğinden bahisle işbu davayı açtığını, oysa hiç bir kanuni temelinin bulunmadığını, üçüncü kişinin birinci haciz ihbarnamesine itiraz etmesinden sonra, borçlunun üçüncü kişide yeni bir alacağı doğmuşsa, İİK m.89’a uygun olarak bu (yeni) alacağın haczini sağlamak amacıyla, üçüncü kişiye (yeni) birinci haciz ihbarnamesi gönderilebileceğini, ikinci sefer gönderilen birinci haciz ihbarnamelerinde yeni bir alacağın doğmuş olma ihtimaline dayandıklarını, bu durumda herhangi bir hukuksuzluk bulunmadığından bahisle davanın reddini istemiştir. III....
-K A R A R- Şikayetçi vekili, dava dışı borçludan olan alacaklarının tahsili amacıyla taşınmazları üzerine ihtiyati, tedbir niteliğinde 3.kişideki taşınmazına ihtiyati haciz koyulduğunu, davalının ise İİK 89.’de yer alan prosedür tamamlanmadan haciz koydurarak sıra cetvelinde kendilerinden öne yer aldığını, sıra cetvelinin bu haliyle hukuka aykırı olduğunu öne sürerek sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir. Şikayet olunan, duruşma sırasında şikayetin reddini savunmuştur. Mahkemece iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre; her iki tarafın haczinin aynı tarihli olduğu ancak yevmiye numaraları itibari ile şikayet olunanın önce haciz koyduğunun kabul edileceği, şikayetçinin ihtiyati haczinin şikayet olunanın kesin haczine de iştirak edemeyeceği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir....
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle şikayet olunanın ... takibinin kambiyo senetlerine özgü ... takibi olmasına, İİK'nın 168. maddesi uyarınca bu takip yolunda ödeme emrine karşı itiraz ve şikayet süresinin ... gün, ödeme süresinin ... gün olmasına, bu takip şeklinde ödeme süresi geçmeden kesin haciz (İİK m.78/...) konulamayacağından, henüz kesin haciz yetkisine sahip olmayan alacaklının ihtiyati haczinin ... günlük itiraz ve şikayet süresinin geçmesiyle değil, İİK'nın 264. maddesi uyarınca ... günlük ödeme süresinin geçmesiyle kesinleşerek, sıra cetveli açısından kesin haciz hüküm ve sonuçlarını doğuracağına, buna göre şikayet olunanın alacaklı olduğu takip dosyasında ödeme emrinin borçluya ....04.2012 tarihinde tebliğ edilip ihtiyati haczinin 07.05.2012 tarihinde kesinleşmesine rağmen mahkemece 02.05.2012 tarihinde kesinleştiğinin kabul edilmesi doğru olmamış ise de, bu yanlışlığın sonuca etkili bulunmamasına ve kararın sonucu itibariyle...
Borçlunun üçüncü kişi ile arasındaki bir hukuki ilişkiye dayanan henüz doğmamış olmakla beraber doğması muhtemel alacakları için ...nın 89. maddesine göre haciz ihbarnamesi gönderilebilir. Üçüncü kişilerde hak ve alacakların ne şekilde haczedilebileceği İcra ve İflâs Kanunu'nun (İİK) 89. maddesinde gösterilmiştir. Bu yola başvurmadan sadece haciz müzekkeresi ile konulan haciz aynı yasanın 88. maddesi kapsamında menkul haczi olarak nitelendirilebilir ve ancak mevcut bir hak ve alacak üzerine konulabilir; bir diğer ifade ile üçüncü kişi nezdinde doğacak (beklenen) alacakların müzekkere yazılması suretiyle haczi mümkün değildir. Somut olayda şikayet olunan ..., paylaşıma konu bedelin haczi amacıyla İİK'nın 88. maddesine göre düzenlenen haciz müzekkeresi göndermiştir. Bu durumda paylaşıma konu bedelin tahakkuk tarihi önem kazanmaktadır....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 89/1, 2, 3 haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle haciz ihbarnamelerinin iptali talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK 89/1, 2, 3 üncü Tebligat Kanunu 21/1 inci madde hükümleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2010/610 esas sayılı dava dosyasında icra takip dosyasında çıkarılan tebliğatların usulsüzlüğüne ilişkin şikayet yoluna başvurmuş; yapılan yargılama sonucunda davacının hacizden haberdar olduğu tarih itibariyle şikayet süresini kaçırdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar Yargıtay' da onanarak kesinleşmiştir. Mahkemece her ne kadar İİK 89/1-2- maddeleri uyarınca gönderilen haciz ihbarnamelerinin tebligatlarının geçersiz olduğundan bahisle hüküm kurulmuş ise de, anılan düzenleme gereği İİK 89. maddesine dayalı ihbarnamelerin geçersizliğine karar vermek görevi İcra Mahkemesi'ne aittir. Şu halde davacının İcra Mahkemesi'nde açıtığı davanın red ile sonuçlandığı gözetildiğinde eldeki davanın İİK 89/3 maddesinde düzenlenen 15 günlük hak düşürücü sürede açıldığının kabulü mümkün değildir. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmadığından kararın bozulması gerekmiştir....
Bu durumda mahkemece, şikayet olunan ...Merkezi ve....Müdürlüğü yönünden, şikayetçilerin hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle HMK'nın 114/1-h, 115/2 maddeleri uyarınca şikayetin usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. 2- Şikayet olunanlar ...Vergi Dairesi Müdürlüğü ve... Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarına gelince; İİK'nın 138. madde hükmü uyarınca, haciz konusu bir malın satış tutarı kural olarak, haciz tarihindeki alacakla bu alacağa satışa kadar işleyen faiz miktarının toplamını karşılar. Bir diğer anlatımla, haciz tarihinden sonra oluşan alacaklar, önceki hacizden yararlanamaz. Somut olayda, şikayet olunanların hacizlerinin konulmasından sonra doğan vergi alacakları, bu haciz kapsamında değildir....
No:22 ... " adresine İİK.nun 89.maddesi uyarınca gönderilen birinci haciz ihbarnamesinin, şirket adına gelini ... imzasına 24.05.2011 tarihinde, ikinci haciz ihbarnamesinin 03.06.2011 tarihinde, üçüncü haciz ihbarnamesinin ise 30.06.2011 tarihinde aynı adreste şirket daimi çalışanlarına tebliğ edildiği görülmüştür. Şikayetçinin ise ... 13. İcra Müdürlüğü'ne 11.07.2011 tarihinde verdiği dilekçe ile 21.06.2011 tarihli haciz ihbarnamesine itraz ettiği halde şikayet süresi geçirildikten sonra 09.08.2011 tarihinde icra mahkemesine başvurduğu görülmüştür. İİK'nun 89.maddesine göre gönderilen haciz ihbarnamelerinin tebliğ işleminin usulsüzlüğüne ilişkin şikayette süre aynı kanunun 16/1. maddesi gereğince 7 gün olup, tebliğ usulsüz olsa bile öğrenme tarihinden itibaren yasal süresi içerisinde yapılmayan şikayet dinlenilmez. (HGK'nun 12.05.1999 tarih 1999/12-270 E, 281 K,)....


