WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

-K A R A R- Şikayetçi vekili, müvekkilinin borçlu adına kayıtlı taşınmaz üzerine haciz koyarak taşınmazın satışının yapıldığını, şikayet edilenin aynı taşınmazın kaydı üzerine 21.06.2001 tarihinde haciz koyarak 13.06.2003 tarihinde kısmi avans yatırarak satış istediğini, bu tarihten sonra 2008 yılına kadar anılan haciz ile ilgili herhangi bir işlem yapılmadığından haczin düştüğünü, buna rağmen icra müdürlüğünce düzenlenen sıra cetvelinde ilk sıranın şikayet olunanın haczine verilerek tüp paranın şikayet olunana ödenmesine karar verildiğini, sıra cetvelinin hatalı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptali ile müvekkilinin ilk sırada olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Şikayet olunan vekili, taşınmaz üzerine 21.06.2001 tarihinde haciz konulduğunu, 26.06.2003 tarihinde satış istenerek satış avansının 13.06.2003 tarihinde yatırıldığını savunarak, şikayetin reddine karar verilmesini istemiştir....

ŞİKAYET Borçlu şikayet dilekçesinde; takip dosyasında itirazın iptaline ilişkin mahkeme ilamı bulunmasına rağmen borçluya icra emri yerine örnek 7 ödeme emri gönderilmesinin usulsüz olduğunu ve ödeme emrinde hangi alacak kalemlerine hangi tarihten itibaren faiz işletildiğinin belli olmadığını ileri sürerek, ödeme emrinin iptalini, mahkemece bir karar verilene kadar da tüm taşkın hacizlerin kaldırılmasını ve alacaklıya icra tehdidi altında yapılan ödemelerin faizi ile iadesini talep etmiştir. II. CEVAP Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; şikayetin 7 günlük süre içerisinde yapılmadığını, şikayete konu takibin genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi olup, şikayetçinin murisi hakkında başlatıldığını ve murisin ölümünden önce muris hakkındaki takibin, itirazın iptali ilamı ile kesinleştiğini, asıl borçlu olan murisin vefatı nedeniyle şikayetçiye mirasçı sıfatıyla tebligat yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığını ileri sürerek şikayetin reddini istemiştir. III....

O halde mahkemece, İİK 'nun 89/2. ve 89/3. maddelerine göre düzenlenen haciz ihbarnamelerinin tebliğ edildiği tarih itibariyle, şikayetçi şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi araştırılarak, ticaret siciline kayıtlı adresi olması halinde haciz ihbarnamelerine ilişkin tebligatlar usulüne uygun olacağından şikayetin reddine, tebligat yapılan adreslerin ticaret sicilinde kayıtlı adres olmaması halinde ise; şikayetin kabulü ile İİK 'nun 89/2. maddesine göre düzenlenen haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin düzeltilmesine, usulüne uygun olarak ikinci haciz ihbarnamesi çıkarılmadan, üçüncü haciz ihbarnamesi çıkarılamayacağından veya çıkarılmış olsa bile hükümsüz sayılacağından İİK 'nun 89/3. maddesine göre düzenlenen haciz ihbarnamesinin iptaline karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsizdir....

Şikayet konusu haciz, yediemin deposunda yapılmış olup haciz borçlu veya 3. kişi ... şirketi yokluğunda yapıldığından menkulün haczedildiğini öğrendikleri tarihten itibaren 7 gün içinde borçlu veya 3.kişi istihkak istihkak iddiasında bulunmak zorundadır. Bu durumda, istihkak iddiasında bulunma süresi haczin yapıldığı tarihten itibaren değil bu haczin öğrenildiği tarihten itibaren başlayacaktır. Kaldı ki, 3.kişinin, hacizden itibaren 7 gün içinde 19.04.2021 tarihli dilekçesinde yer verdiği; "haczedilen menkul mallar müvekkil şirkete aittir. İİK 99. maddesine göre haciz yapılmıştır." şeklindeki ifadesi ile istihkak iddiasında bulunduğu anlaşılmış olup, eldeki şikayet isteminin de 21.04.2021 tarihinde açıldığı görülmüştür. O halde, üçüncü kişi tarafından öne sürülmüş geçerli bir istihkak iddiası bulunduğundan işin esasına girilerek hüküm verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istihkak iddiası bulunmadığından bahisle müdürlük kararının iptaline karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir....

bahisle asıl ve birleşen dosyalarda şikayetin İİK.85/ son maddesi uyarınca reddine karar verildiği görülmektedir.Alacaklı tarafından açılan 1....

Oysa, dava dilekçesindeki anlatımdan ve talep sonucundan, uyuşmazlığın, üçüncü kişinin İİK 97. maddesi uyarınca yapılan haciz işlemini şikayet talebi yanında, İİK’nin 96. vd. maddeleri uyarınca mülkiyet hakkına dayalı olarak ileri sürdüğü istihkak iddiasına ilişkin olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda Mahkemece şikayet talebi reddedildiğine göre takip miktarı veya mahcuzun değerinden hangisi az ise, o değer üzerinden nispi harç alınarak ve bu şekilde noksan harç tamamlattırılarak tarafların tüm delilleri toplanarak istihkak davası prosedürüne göre çözümlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken talebin sadece şikayet olarak nitelenerek hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel haciz yoluyla ilamsız takipte icra müdürlüğünün ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına yönelik şikayet istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, ... 2.İhtiyati hacze yönelik; İİK md. 257 vd. maddeleri, 3. İİK md. 264, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra dosyasından DSİ'ye hem haciz müzekkeresi hem 89/1 haciz ihbarnamesi tebliğ edilmiş olup haciz müzekkeresine yönelik DSİ tarafından beyanda bulunulmuş ise de İİK 78 kapsamında haciz müzekkeresine yönelik bir itiraz müessesesi bulunmadığı, haciz ihbarnamesine yönelik 15.04.2014 tarihli DSİ cevabının ise itiraz niteliğinde bir cevap olmadığı, şikayet dilekçesinde belirtilen hususların, ileride sıra cetveli düzenlendiğinde, icra müdürlüğünün İİK 100. maddeye yarar bilgilerin bildirildiği 02.01.2020 tarihli cevabının gerçeğe uygun olmadığı ileri sürülerek açılacak sıra cetveline ilişkin şikayet veya itiraz davasında tartışılacak hususlar olduğunun anlaşıldığı, Kaldı ki İİK'nın 106. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre DSİ nezdindeki alacak, menkul hükmünde ise de mahcuz para alacağı için satış söz konusu olmadığından paranın icra dosyasına celbi talebinin satış talebi gibi değerlendirilmesi gerektiği...

. - K A R A R - Şikayet eden vekili, müvekkil bankanın borçlu hakkında yaptığı icra takibinde borçlunun 3. kişi Tesco ... AŞ’deki alacağına İİK 89/1.maddesi uyarınca haciz ihtarnamesi göndererek 12.01.2007 tarihinde ihtiyati haciz uyguladığını, şikayet edilenin ise borçlu hakkında yaptığı icra takibinde borçlunun 3.kişideki alacağına haciz koymak için gönderdiği haciz ihbarnamesinin Alo Post yöntemiyle 15.1.2007 tarihinde 3.kişiye ulaştığını, 3.kişinin borç miktarı itibarıyla haczi koymadığını belirttiğini, bunun üzerine şikayet edilenin talebi üzerine3. kişiye tekrar müzekkere yazıldığını tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkil bankanın kamu bankası olduğunu ileri sürerek sıra cetvelindeki sıralarına itiraz etmiştir. Şikayet edilen vekili, müvekkil bankanın haczinin kesin haciz, şikayet edenin haczinin ise ihtiyati haciz olduğunu tebligatın usulüne uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir....

DAVA Şikayetçi borçlu vekili isteminde; icra takibinde haciz konulan şikayet konusu taşınmazın haline münasip evi olduğunu belirterek işbu taşınmaza konulan haczin İİK md.82/1-12. Bendi gereği kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Karşı taraf alacaklı vekili cevap dilekçesinde ; şikayetçi borçlunun birçok taşınmazının haczedildiğini, şikayet konusu taşınmazın borçlunun ikamet edeceği tek yer olmadığını, taşınmazın mesken olarak kullanmadığını, taşınmaz üzerinde konulan haciz dışında hacizler de bulunduğunu, tapu kaydında aile konutu gibi bir şerh de olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III....

UYAP Entegrasyonu