"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından borçlu hakkında genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibinde, takibin kesinleşmesi üzerine alacaklının talebi ile borçlu belediyenin araçlarına ve taşınmazlarına haciz konulduğu, borçlunun icra dairesine başvurusunda, takibin devamı sırasında yürürlüğe giren 6552 sayılı Yasa'nın 121. maddesi ile 5393 sayılı Yasa'nın 15. maddesine eklenen fıkra gereğince daha önce konulan hacizlerin kaldırılması ve borçluya ait 6195 Ada 19 Parsel sayılı taşınmaza haciz konulmasının istenmesi üzerine icra müdürlüğünce önceki hacizlerin kaldırıldığı ancak borçlu belediyece...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikayetçi vekili, İcra Müdürlüğü'nün 4709 Esas ve 4710 Esas sayılı takip dosyalarında, müvekkili şirkete İİK.nun 89. maddesi uyarınca haciz ihbarnameleri gönderildiğini, ancak yapılan tebligatlar usulsüz olduğundan şirketin haciz ihbarnamelerinden haberdar olamadığını, takip alacaklısı tarafından müvekkili şirket hakkında takip yapılıp haciz konulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek işlemin iptali ile hacizlerin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece, şikayetin kabulü ile şikayetçi şirketin 1.haciz ihbarnamesini öğrenme tarihinin 19.06.2013 olduğuna karar...
Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 27/10/2014 tarih, 2014/1893-2018 Karar sayılı kararı ile muris ... ’in mirasçıları yönünden mirasın reddedildiğinin tespit ve tesciline karar verildiği,kararın 05/11/2014 tarihinde kesinleştiği, şikayet konusu Bursa ili,Yıldırım ilçesi, Samanlı Mahallesi 3535 ada,21 parsel numaralı taşınmazın mirasçı borçlulara 27/09/2018 tarihinde intikal eden 1/72 hisseleri üzerine takip dosyasından 21/11/2019 tarihinde haciz konulduğu, mirasçı borçluların reddi miras kararını ibraz ederek hacizlerin kaldırılması talepleri üzerine icra müdürlüğünce icra takibinin geri bırakılmasına karar verildiği, hacizlerin kaldırılması talepleri hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmediği görülmektedir. Mirasçı borçluların dedeleri kök muris ...’e ait Bursa 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 17/09/2018 tarih ve 2018/2002 Esas 2018/1901 Karar sayılı mirasçılık belgesinde;”... muris ... 22/11/2010 tarihinde vefat ettiğinde geriye eşi ... ile çocukları...'...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.11.2011 tarihli ve 2011/360 Esas, 2011/282 Karar sayılı kesinleşmiş önalım hükmü ile davacılar adına tesciline karar verilen taşınmazlar üzerinde önceki malikin borcu için tedbir kararından sonra konulan haciz şerhlerinin kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu bağımsız bölümlerde uygulanan hacizlerin önalım davasının açıldığı tarihten sonra konulduğu, talebin İİK'nın 16. maddesinde belirtilen icra ve iflas dairelerinin yaptığı muamelelerin kanuna aykırı veya hadiseye uygun bulunmadığı iddiasına dayalı şikayet niteliğinde olduğu değerlendirilerek, icra hukuk mahkemelerince incelenmesi gerektiğine, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı eksikliğinden usulden reddine, dosyanın icra hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, önalım davasında tedbir konulduktan sonra davalı malikin borcu için sonradan konulan haczin kaldırılması istemine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından, bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçlu vasisinin, borçlunun kısıtlı olması nedeniyle taşınmazlarına haciz konulması yasal açıdan mümkün olmadığını belirterek hacizlerin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dava ve takip ehliyeti, kişinin kendisinin veya temsilcisi aracılığıyla bir davada veya takipte usul veya takip işlemlerini yapabilme ehliyetidir....
Davalı vekili cevabında, dava konusu çekin ödenmediğini, bu nedenle takibe konu yapıldığını, şikayet üzerine keşidecisi hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçundan mahkumiyet kararı verildiğini, söz konusu çekin ödendiğine dair herhangi bir belge bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir....
O halde mahkemece, tebligat usulsüzlüğü şikayetinin süresinde olduğu gözetilmek suretiyle tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı hususunda değerlendirme yapılarak tebligatın usulsüz olması halinde borçlunun şikayet dilekçesinde usulsüz tebliğden haberdar olunduğu tarihe ilişkin bir beyanı bulunmadığından ve aksi yazılı delille kanıtlanamadığından TK.'nun 32. maddesi uyarınca tebliğ tarihinin dava tarihi olarak düzeltilmesine karar verildikten sonra borçlunun hacizlerin kaldırılması ve takibin iptali hakkındaki taleplerinin de esastan incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde istemin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsizdir....
Tedbir kararının uygulanmasından önce, borçlunun, icra dairesince 14.02.2014 tarihinde konan hacizlerin kaldırılması amacı ile menfi tespit davasında verilen tedbir kararının %20 teminatından başka, 26.02.2014 tarihinde dosya borcu olan 60.919,00 TL'nin tamamını takip dosyasına yatırdığı, bu tahsilat sebebi ile hacizlerin icra müdürlüğünce fekkedildiği, bu aşamadan sonra alacaklı vekilinin dosyadaki tahsilatın ödenmesi isteminin icra müdürlüğünce reddedildiği görülmektedir. Menfi tespit davasına bakan mahkemece verilen tedbir kararı uyarınca takip 19.02.2014 tarihinde durmuştur.... icra takibinde icra işlemi yapılamayacağına göre, alacaklı tarafa, alacağın tahsilini sağlar biçimde dosyada mevcut paranın ödenmesi de mümkün değildir....
Maddesine dayanarak ödenmesi gerektiğini, aksi takdirde 6183 sayılı kanunun cebri icra hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği, ödemeye çağrı mektubunun iptali için yürütmenin durdurulması talepli idare mahkemesinde dava açtığını, ayrıca gönderilen ödeme emrinin iptaline yönelik mahkeme kararının Danıştay tarafından onadığını, böylelikle ödeme emrinin hukuka aykırılığının tespiti ve iptali sonucu gayrimenkul ve menkullere konan hacizlerin ve tüm tedbirlerin ortadan kalktığını ileri sürerek dosyada mevcut tüm haciz ve tedbirlerin fekkine karar verilmesini talep ettiği, mahkemece şikayetin kısmen kabulü ile "hacizlerin fekki talebinin reddine" ilişkin müdürlük kararının kaldırılmasına, tedbirlerin kaldırılması kararına yönelik şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür. İcra mahkemeleri, İİK'nun 4.maddesi gereğince, icra müdürlüğü işlemlerine karşı yapılan itiraz ve şikayetleri incelemekle görevlidir....
A R A R Borçlu Belediye aleyhine, kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat alacağının tahsili amacıyla ilamlı takip başlatılmış olup, borçlu vekili tarafından 2942 ve 6111 sayılı Yasa hükümleri ile 5393 sayılı Yasa'nın 15/son maddesine dayalı olarak hacizlerin kaldırılması talep edilmiş, Mahkemece, hacizlerin kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir Dairemiz'in 2013/5105 Esas ve 2013/14935 Karar sayılı ilamı ile 2942 ve 6111 sayılı Yasa hükümleri çerçevesinde haciz yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığından şikayetin bu nedenle reddi yerinde ise de, borçlu vekilinin şikayet nedenleri arasında hesaptaki paranın 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15/son maddesi gereği de haczedilemeyeceği iddiası da bulunduğu borçlunun anılan Yasa hükmüne dayanarak, haciz konulan banka hesabındaki paranın haczedilemeyeceği yönündeki şikayetinin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle...


