Dava, İİK 99. maddesine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, alacaklı tarafından borçlu ... hakkında tahliye taahhütnamesine dayalı tahliye istemi ile icra takibi yürütüldüğü, icra dosyasında usulüne uygun olarak yapılan bir haciz olmadığından bahisle, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir. İcra dosyasının tetkikinde; borçluya 13/02/2013 tarihli tahliye taahhütnamesine istinaden icra emri gönderildiği, takibin konusunun tahliye talebi ile sınırlı olduğu, icra emrinde, alacak talebi olmadığı görülmektedir. Alacak yönünden yapılmış ve kesinleşmiş bir takip bulunmadığından yapılan haciz geçersizdir. İstihkak davasının görülebilme önkoşulu ortada geçerli bir haczin varlığını gerektirir. Haczin geçersizliği süreye bağlı olmaksızın şikayet konusu yapılabilir. Bu nedenle temyiz sebeplerinin reddiyle kararın onanması gerekmiştir....
Ancak kural bu olmakla birlikte, İİK. nun 82.maddesine 02.07.2012 tarih ve 6352 sayılı Kanun’un 16.maddesi ile eklenen son fıkra da yer alan “İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir.” Düzenlemesi karşısında, icra memurunun haczi talep edilen malın bu madde uyarınca haczinin kabil olup olmadığını değerlendirerek, bu doğrultuda haciz talebini yerine getirip getirmeme konusunda taktir yetkisi vardır.Görüldüğü gibi burada tanınan taktir yetkisi, İİK. nun 82.maddesi kapsamında malın haczi kabil olup olmadığı ile sınırlı olup, icra müdürünün bunun dışında, haczi istenen menkul malların bulunduğu taşınmazın 3. kişiye ait olduğu, borçlunun buradan taşındığı, haciz mahallinde borçlu ile alakalı hiç bir evrakın bulunmadığı gibi gerekçelerle haciz talebini reddetme yetkisi yoktur....
Dairemizin 3.6.2020 tarihli, 2017/15126 Esas, 2020/2898 Karar sayılı kararı ile; üçüncü kişinin dilekçesindeki anlatımından ve talep sonucundan uyuşmazlığın, İcra Müdürlüğünce tesis edilen kararın kaldırılarak, İİK'nin 99. maddesinin uygulanmasına dair karar verilmesi talebine ilişkin olduğu,üçüncü kişinin talebi üzerine İcra Müdürlüğünce verilen karara ilişkin üçüncü kişinin şikayet hakkı mevcut olup, başvurunun esasının incelenerek oluşacak duruma göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir....
Belirtilen bu nedenlerle ve süresiz şikayet hakkına sahip olan davalının aleyhindeki bu karara karşı İİK.’ nun 16.maddesine göre şikayet yoluna gitmemesi ile icra müdürünün kararının iptal ettirilmemiş olmasının hakkın özü olan İİK’ nun 106 ve 110. maddeleri gereğince satış talebinde bulunmadığı şeklinde, yorumlanamayacağından sayın çoğunluğun saygın görüşüne karşı oyumdur....
Uyuşmazlık, davacı banka tarafından müflis şirkete kullandırılan genel kredi sözleşmeleri kapsamında teminat olarak ipotek tesis edilmiş olması sebebiyle davacının , kabul edilen ve 4. sıraya kaydedilen alacağının rüçhanlı alacak olup olmadığı, 1. sıraya kaydedilip kaydedilemeyeceği, davanın İİK 235/son maddesi kapsamında ikame edilip edilmediği ve mahkememizin görevli olup olmadığı konularından ibarettir. İcra ve İflas Kanunun 235/son fıkrasında “Ancak, itiraz alacağın esas ve miktarına taalluk etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur “ düzenlemesine yer verilmiştir. Sıra cetveline şikayet yoluyla itiraz İİK. nın 235/ son fıkrasında düzenlenmiştir. Hükümde sıraya ilişkin itirazların şikayet yolu ile icra mahkemesine bildirileceği belirtilmiştir. Burada şikayet konusu yapılabilecek sıra alacaklının kendi sırasına itirazıdır....
Hukuk Dairesinin 27/09/2018 tarihli kararı ile haczedilen araç üçüncü kişinin zilyetliğinde bulunduğundan, İİK 99. maddesi hükmünde açıklanan prosedürün uygulanması gerektiği, iş bu prosedür uygulanmadan haczedilen aracın muhafazasının hatalı olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin 18/07/2017 tarihli kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile 26/04/2017 tarihli işlemin iptaline karar verilmiştir. Davalı borçlu Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvurmuştur. Dava, müdürlük muamelesini şikayete ilişkindir. İcra dosyası kapsamına göre; 27.04.2017 tarihli dosya hesabında belirlenen takip dosya borcunun tamamının borçlu tarafından aynı gün ödendiği anlaşılmaktadır. Bu bilgilere göre, şikayet tarihinden bir gün önce dosya borcunun tamamı ödenmiş olup, ödeme nedeniyle dosya işlemden kaldırıldığından üçüncü kişinin eldeki davayı açmakta hukuki yararı yoktur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının reddine dair ... sayılı Daire ilâmının müddeti içinde tashihen tetkiki davacı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R İhtilaf, İİK.nun 96-99. maddelerinin uygulanmasına yönelik şikayete ilişkin olup, Dairemizin onama ilamında "şikayet konusu olarak İİK.nun 36. maddesinin gösterilmiş olması maddi hataya müstenittir....
Şti.ye ait olduğuna ilişkin şerhin yer aldığı, davalı üçüncü kişi tarafından sunulan belgelerin yasal karinenin aksini ispatlamaya yeterli olmadığı, davalı üçüncü kişinin haczedilen menkullerin mülkiyetinin kendisine ait olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine; istinaf kararı davalı üçüncü kişi vekili tarafından bu kez temyiz edilmiştir. Dava, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. 1. Dava konusu haciz 27.10.2015 tarihinde İİK'nin 99. maddesine göre yapılarak alacaklıya dava açmak üzere süre verilmiş, alacaklı vekili tarafından yedi günlük hak düşürücü süre içerisinde eldeki dava açılmış, ancak alacaklı vekilinin aynı tarihli şikayet başvurusu üzerine, ... 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 07.04.2016 tarihli, 2015/1101 Esas, 2016/304 Karar sayılı ilamı ile İİK.'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi K A R A R İncelenmesi gerekli bulunduğundan, ......... 14.İcra Müdürlüğü’nün 28.03.2013 tarihli kararı ile,istihkak iddiası ile ilgili olarak talimat dosyasından evrakların dosya arasına alınması, sonrasında hacizli mallar yönünden takibin taliki ya da devamı konusunda İİK 97 ya da İİK 99. maddelerinin uygulanacağına karar verilmiş ise de, dosya içerisinde buna ilişkin karar bulunmamaktadır. Ne var ki, davalı alacaklı, 07.05.2013 tarihinde takibin devamına karar verildiğini belirtmiştir. Bu durumda, dava konusu 01.02.2013 tarihli hacizle ilgili olarak davacı 3.kişi .............San. Dış....
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haczin üçüncü kişinin işyerinde yapıldığı, ancak burasının takip borçlusuna ait eski şube işyeri olduğu ve haciz sırasında da bazı ürünlerin üzerinde borçluya ait etiketlerin ve logoların görüldüğü, muvazaalı işyeri devri bulunduğu“ gerekçesi ile şikayetin kabulü ile İİK’nun 99. maddesinin uygulanmasına ve muhafaza talebinin reddine yönelik memurluk kararının iptaline, dava açması konusunda 3. kişiye süre verilmesine karar verilmiş; hüküm, karşı taraf (üçüncü kişi) vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, karşı taraf üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Uyuşmazlık, alacaklının İİK’nun 99. maddesinin uygulanmasına ve muhafaza talebinin reddine yönelik “şikayet” başvurusu niteliğindedir....


